Altınbaş davası haberlerine yasak istemine red

Birtan Altınbaş davasında sanık avukatlarının istediği yayın yasağı reddedildi.

Hacettepe Üniversitesi öğrencisi Birtan Altınbaş'ın 1991 yılında gözaltında ölümüyle ilgili olarak, o dönemde Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'nde görev yapan biri gıyabi tutuklu 10 polis memurunun yargılandığı iki ayrı
davaya devam edildi.
Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi, ilk olarak sekiz polis memuru hakkında açılan davayı görüştü. Davanın bugünkü duruşmasına, sanıklardan İbrahim Dedeoğlu'nun avukatı Ahmet Özçiçek, Hasan Cavit Orhan'ın avukatı Mehmet Emin Bağcı ile Sadi Çaylı ve Süleyman Sinkil'in avukatı Mehmet Ener ile 18 müdahil avukatı katıldı. Mahkeme Başkanı Ziya Ünal, İbrahim Dedeoğlu'na tebligat
yapıldığını bildirdi. Müdahil avukatlarından Oya Aydın, esas hakkındaki iddialarında, Adli Tıp Kurumu ve Türk Tabipleri Birliği raporları ile tanık
anlatımlarında, Altınbaş'ın işkence yapılarak öldürüldüğünün dile getirildiğini söyledi. Tüm sanıkların 'işkence yaparak adam öldürme' suçundan cezalandırılmalarını, haklarında Türk Ceza
Kanunu'nun (TCK) indirim öngören 59. maddesinin uygulanmamasını
isteyen Aydın, ayrıca dava sürecindeki tutumları dolayısıyla da tutuklama kararı verilmesini talep etti.
Cumhuriyet Savcısı Şemsettin Yeşil, daha önce verilen esas hakkındaki mütalaayı tekrarladı. Savcı Yeşil, yakalama ekibinde yer alan polis memurları Tansel Kayhan, Talip Taştan, Mehmet Kırkıcı ve Muammer Eti'nin beraatlerini istedi. Savcı Yeşil, sorgulama ekibinde yer alan polis memurları İbrahim Dedeoğlu, Sadi Çaylı, Süleyman Sinkil ve Hasan Cavit Orhan'ın, TCK'nın
'işkence' suçunu düzenleyen 243/2. maddesi yollamasıyla, 'kastı aşan adam öldürme' hükmünü içeren 452/1, 'ölüm meydana gelince ceza artırımını' öngören 243/2 ve 'iki ya da daha çok kişi tarafından yapılan ve faili belli olmayan durumlarda ceza indirimini' düzenleyen 463. maddeleri uyarınca 8'er yıl ağır hapis cezalarına
çarptırılmalarını talep etti.
Orhan'ın avukatı Bağcı, Anayasa'nın 138. maddesinin 'mahkemelerin bağımsızlığı' hükmünü içerdiğini hatırlatarak, bu maddeyi okudu. Bazı basın yayın organlarında davayla ilgili 'yanlış ve maksatlı'
haberlere yer verildiğini öne süren Bağcı, bu yolla bağımsız yargı üzerinde baskı kurulmaya çalışıldığını savundu. ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell'ın da davayla ilgili Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e
gönderdiği mektupla bu işe karıştığını iddia eden Bağcı, "ABD önce dünyada akıttığı kanın hesabını versin. Türkiye'de idam kaldırıldı, onlar da hala idam, ırkçılık var... Mahkemelere müdahale etmesinler, kendi işlerini baksınlar" diye konuştu. Bağcı, yayınlar dolayısıyla müvekkillerinin hayatının tehlikede
olduğunu, bağımsız yargıya etki edilmeye çalışıldığını öne sürerek, davayla ilgili yayınlara yasak konulmasını talep etti. Bağcı, dosyayı yeni aldığını ifade ederek, esas hakkındaki savunmalarını hazırlamak
için süre istedi. Dedeoğlu'nun avukatı Özçiçek de meslektaşına katıldığını
belirterek, yayınlara yasak konulmasını ve esas hakkındaki savunma için süre verilmesini talep etti. Sinkil ve Çaylı'nın avukatı Mehmet Ener de meslektaşlarına
katıldı.
Cumhuriyet Savcısı Yeşil, sanık avukatlarının yayın yasağı talebinin reddini istedi. Savcı Yeşil, müdahil avukatlarının sanıkların tutuklanması isteminin de reddine karar verilmesi yönünde
görüş belirtti. Başkan Ünal, sanık avukatlarına esas hakkındaki savunmalarını
hazırlamaları için süre verilmesine, davanın geldiği aşama ve delillerin toplanmış olması nedeniyle sanıkların tutuklanması isteminin reddine karar verildiğini bildirdi. Ünal, dava ile ilgili yayınlara yasak konulması talebini de,
'yayınların, yargıyı baskı altına alacak nitelikte bulunmadığı ve haber niteliği taşıdığı değerlendirmesi' ile reddine karar
verildiğini açıklayarak, duruşmayı erteledi.
Mahkeme heyeti, daha sonra, dosyaları ayrılan polis memurları Ahmet Baştan ve Naip Kılıç'ın yargılandığı davanın duruşmasını yaptı. Duruşmaya, müdahil avukatları katıldı. Avukat Oya Aydın, gıyabi
tutuklu sanık Baştan'ın yakalanması konusunda mahkemenin yazdığı müzekkerelerin neden yerine getirilemediğinin savcılıktan sorulmasını istedi. Başkan Ünal, Baştan'ın gıyabi tutukluluk halinin devamına karar
vererek, duruşmayı erteledi.
Duruşmaları ABD Büyükelçiliği Siyasi İşler Bürosu görevlisi Philip W. Kaplan ile bazı sivil toplum örgütlerinin temsilcileri
izledi. Duruşmadan sonra adliye önünde, Çağdaş Hukukçular Derneği Ankara Şubesi yöneticileri ile TAYAD'lı aileler ayrı ayrı basın açıklaması yaptı.