'Amcam da suçlu'

Egebank'taki yolsuzluklarla ilgili 36 sanıklı davada, bankanın sahibi Murat Demirel gözaltına alınmasından sekiz ay sonra yargıç önüne çıktı. Emniyet'teki ifadesini reddeden Demirel, "Bankaya el konulması siyasi karardır. 9'uncu Cumhurbaşkanı dahil tüm idareciler sorumludur" dedi.
Haber: DEMET BİLGE / Arşivi

İSTANBUL - 'Çete kurarak' Egebank'ın
içini boşalttığı iddiasıyla hakkında 4 bin 727 yıl hapis cezası istenen Murat Demirel, ilk kez çıktığı DGM'de dört saat savunma yaparak 'rekor' kırdı. İddiaları 'külliyen yalan' diyerek reddeden Demirel, amcası 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i suçlayarak,
"Bankanın satılması siyasi bir oyundur. 9. Cumhurbaşkanı dahil tüm idareciler görevini ihmal etmiştir" dedi. Soyadından şikâyet eden Demirel, "Bu soyadını kendim seçmedim. Hatta değiştirmek bile istedim. O aile fotoğrafına girmedim" diye konuştu.
Uzun savunma
İstanbul 1 No'lu DGM'deki davanın dün görülen ilk duruşmasına, Murat-Ayşenur Demirel, Gökalp Baştürk ve Nail Keçili'nin de aralarında bulunduğu 18 tutuklu sanık ile 11 tutuksuz sanık katıldı. Yoğun güvenlik önlemleri altında DGM'ye getirilen Demirel,
'güvenlik' gerekçesiyle bir süre cezaevi aracında bekletildi.
Demirel dört saat süren savunmasına
'saygılarını' sunarak başladı. Heyet başkanının defalarca uyarmasına rağmen konuşmaya devam eden Demirel, bankacılık ve hukuk alanlarında teknik bilgilerle dolu bir savunma yaptı.
'İşkence gördüm'
Tutuklu bulunduğu dokuz ay boyunca mahkemeye çıkacağı günü beklediğini söyleyen Demirel, Ankara Emniyeti'nde işkence gördüğünü öne sürerek şöyle konuştu: "28 Eylül 2000'de gözaltına alındım. Arkadaşlarımla tehdit ve sindirmeye tabii tutulduk. Karşı taraf o kadar uzmandı ki, dövülmekten beter ediyor. Dövülmüş olmayı tercih ediyorsunuz. Bu memleketin karşı karşıya kaldığı önemli bir gündem maddesidir."
Motive toplantısı
Kendisinin birileri tarafından 'as oyuncu' olarak seçildiğini iddia eden Demirel, iddianameyi, 'dayanıksız, mesnetsiz ve taraflı' olmakla suçladı. Marmaris'teki toplantıda banka müdürlerini tehdit ettiği yönündeki iddiaları kabul etmeyen Demirel, toplantıyı müdürleri motive etmek için düzenlediğini söyledi. 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunu'nu sürekli eleştiren Demirel, "Ben bu yasaya kısaca 44-22 diyorum. Biz bu yasa nedeniyle tutuklandığımızı öğrenince bir hafta ağzımızı açamadık. Baktık bu mafya kanunu. Yahu bizim mafyayla ne ilgimiz var. Bize 'höt' deseler korkarız. Hortum sözünü de kabul etmiyorum. Bu sözü literatürden çıkartacağım" diye konuştu.
'Amcam da sorumlu'
Demirel, bankayı satın aldığı Hüseyin Bayraktar ile bankanın genel müdürü Sami Erdem'i de kendisini dolandırmakla suçladı.
Amcası Süleyman Demirel'i de suçlayan Demirel şunları söyledi:
"Bankaya el konulması siyasi bir karardır. Bu iş Türkiye'de tamamen bir siyasi dönem başlangıcı sonucu yapılmıştır. Burada 9'uncu Cumhurbaşkanı dahil tüm idareciler görevini ihmal etmiştir. Benim soyadımdan dolayı doğduğum günden beri bir tane bile imtiyazım olmadı. Soyadıma gölge düşmesin diye özel hayatımdan vazgeçtim. İş hayatımda soyadımı kullanmadım. Soyadımı değiştirmek istedim. Ben o aile fotoğrafına girmedim. Girmek istesem girerdim. Birileri birilerini kullanacaksa soyadımı linç etmesin. Sizden başka sığınacağım kimse yok. Sevgili
eşim şeker hastası. Kızın hiçbir günahı yokken çete ile suçlanıyor."