Anadilde eğitim istemek suç değil

Büyükelçilikler izledi
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tüzüğünde anadilde eğitim hakkını savunduğu için Eğitim-Sen'e açılan kapatma davasının ikinci duruşması dün yapıldı. Duruşmayı bazı AB büyükelçilikleri de izledi.
'Yasal dayanağı yok'
Eğitim-Sen'in avukatı Kazım Genç, "Sendikanın hukuk dışı faaliyeti yok. Açılan kapatma davasının da dayanağı yok. İfade ve örgütlenme özgürlüğünü engelleyecek bu tip bir dava AB ülkelerinde açılmaz" dedi.
Tüzük değişmiyor
Avukat, Eğitim-Sen'in tüzükteki söz konusu maddeyi değiştirmeme kararı aldığını da belirtti. Bunun üzerine yargıç Kudret Kurt, anadilde eğitim hakkını savunmayı suç kabul etmedi, davanın reddine karar verdi.

ANKARA - Anadilde eğitim hakkını savunduğu için Eğitim-Sen hakkında açılan kapatma davası reddedildi. Mahkeme yargıcı, anadilde eğitim hakkını savunmanın suç olmadığı sonucuna vardı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, tüzüğündeki 'Bireylerin anadillerinde öğrenim görmesini savunur' ifadesini sakıncalı bulduğu Eğitim-Sen hakkında geçen haziran ayında kapatma davası açmıştı. TRT'nin anadilde yayın yapmasına, kaldırılan DGM'lerin dahi beş yıl önce anadilde öğrenim istemlerine 'Suç yoktur' diyerek beraat vermesine, iki yıl önce yine aynı başsavcılığın aynı tüzükle ilgili takipsizlik vermesine rağmen dava açılması tepki çekmişti.
Şikâyet yasadan önce
Çalışma Bakanlığı'nın aynı tüzüğü daha önce onaylamasına rağmen davanın, Genelkurmay Başkanlığı'nın anadilde yayınla ilgili yasa çıkmadan bir yıl önce, 27 Haziran 2003 tarihinde yaptığı bir başvuru nedeniyle açıldığı ortaya çıkmıştı. Davada ilk duruşma temmuz ayında yapılmış, mahkeme, sendikaya dava konusu tüzük maddesini değiştirmesi ve davanın Anayasa ve yasalara aykırılık iddiasıyla ilgili kanıtlarının sunulması için süre verip ertelemişti.
İkinci duruşma dün 2. İş Mahkemesi'nde yapıldı. Duruşmayı, çok sayıda parti, sendika ve kitle örgütü yöneticisi, bazı büyükelçiliklerle uluslararası öğretmen örgütlerinin temsilcileri de izledi.
Sendika avukatı Kazım Genç, savunmasında şunları söyledi: "Sendikanın hukukdışı hiçbir faaliyeti yoktur. Sendika tüzüğünde ifade ve örgütlenme özgürlüğüne ilişkin maddelere yer vererek bir hakkı kullanmıştır. İfade ve örgütlenme özgürlüğünü engelleyici kapatma davaları ancak Kolombiya gibi ülkelerde açılabilir, bunlara Avrupa Birliği'nin yargı çevresinde rastlanmaz.
Dava, Anayasa'nın düşünce ve örgütlenme özgürlüğüne ilişkin 13, 25, 26 ve 51. maddelerine, başta Türkiye'nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Uluslararası Çalışma Örgütü sözleşmeleri olmak üzere uluslararası sözleşmelere aykırı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin, TBKP, Sosyalist Parti ve diğer davalarda örgütlenme özgürlüğü nedeniyle kapatma kararı verilemeyeceğine ilişkin kararları da böylesi bir dava açılmasına engel teşkil eder.
'Tüzük değişmeyecek'
Anadilde eğitim hakkını savunduğu için sendikamız hakkında açılan davada DGM'ler bile beraat kararı vermişken ve Yargıtay, Alevi Bektaşi Kuruluşları Birliği Kültür Derneği'nin kapatılma kararını bozmuşken, eğitimle ilgili olan en temel haklardan birini savunduğu için sendikamıza dava açılması hukuka uygun değil."
Genç, sendikanın, dava konusu ibareyi tüzükten çıkarmama yönünde karar aldığını da açıkladı.
Savunmadan sonra Ankara 2. İş Mahkemesi Yargıcı Kudret Kurt davayı bitirerek, davalı sendikanın kapatılma istemi yerinde görülmediğinden reddine karar verildiğini söyledi. Kararın gerekçeleri daha sonra açıklanacak. Davacı başsavcılığın kararı temyiz hakkı var.
AB temsilcilerinin de yakından izlediği davanın reddedilmesi, sendika üyelerince alkışlarla karşılandı. Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer, "Demokrasi mücadelemiz sürecek. Davayla, Türkiye'de statükocu zihniyet mahkûm olmuştur" dedi.