Anayasa Mahkemesi'nden eski Cumhurbaşkanı Gül'e kötü haber

Anayasa Mahkemesi'nden eski Cumhurbaşkanı Gül'e kötü haber
Anayasa Mahkemesi'nden eski Cumhurbaşkanı Gül'e kötü haber
Anayasa Mahkemesi, 'Musa'nın Gülü' kitabı nedeniyle Yazar Ergün Poyraz'ın 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e 15 bin lira tazminat ödemesini ifade özgürlüğü ihlali saydı.

RADİKAL-Anayasa Mahkemesi, 'Musa’nın Gülü' kitabı nedeniyle Ergenekon Davasından 29 yıl 7 ay hapis cezasına çarptırılan Yazar Ergün Poyraz’ın 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e tazminat ödemesini ifade özgürlüğü ihlali saydı. Kararda, demokratik toplumun temellerinden olan ifade özgürlüğünün sadece lehte olduğu kabul edilen veya zararsız ya da ilgilenmeye değmez görülen ifadeler için değil, devletin veya toplumun bir bölümünü eleştiren, onlara çarpıcı gelen, onları rahatsız eden ifadeler için de geçerli olduğu vurguladı.

Odatv'de yer alan habere göre Yazar Ergün Poyraz kaleme aldığı “Musa’nın Gülü” isimli kitabı nedeniyle 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e tazminat ödemeyle mahkum edilmişti. Poyraz,  ifade ve basın özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.

ÖZGÜRLÜK İHLALİ 

Yüksek Mahkeme ise tazminat kararıyla Poyraz’ın ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmederek, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapmak üzere kararı Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderdi. Karar oy çokluğuyla alındı.

Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan kararın gerekçesinde, demokratik toplumun temellerinden olan ifade özgürlüğünün sadece lehte olduğu kabul edilen veya zararsız ya da ilgilenmeye değmez görülen ifadeler için değil, devletin veya toplumun bir bölümünü eleştiren, onlara çarpıcı gelen, onları rahatsız eden ifadeler için de geçerli olduğu vurgulandı.

Mahkemelerin, düşüncelerin açıklanması ve yayılmasına yönelik olarak tazminata veya cezaya karar verirken ifade özgürlüğünün kullanılmasından kaynaklanan yarardan çok daha ağır basan, korunması gereken bir yararın varlığını somut olgulara dayanarak göstermeleri gerektiğinin belirtildiği kararda, siyasilere yönelik eleştirinin sınırları çok daha geniş olduğu anımsatıldı. Kararda, Poyraz’ın, Gül ve Gülün birlikte siyaset yaptığı kişilere karşı son derece şüpheci yaklaştığına, bu kişilere genel olarak güvenmediğine, bu kişilerin kendisinin de mensubu olduğu dünya görüşüne karşı düşman oldukları fikrini taşıyarak, milleti aldattıklarına inandığına dikkat çekildi.

SAĞLIKLI BİR DEMOKRASİDE HÜKÜMETLERİ STK, BASIN VEYA SİYASİ PARTİLERİN DE DENETLEMESİ GEREKİR

Hükümetlerin kullandıkları kamu gücünden dolayı kendilerine yöneltilmiş en ağır eleştirileri bile hoşgörü ile karşılamak zorunda olduğunun ifade edildiği kararda, “Sağlıklı bir demokrasi, bir hükümetin yalnızca yasama organı veya yargı organları tarafından denetlenmesini değil, aynı zamanda sivil toplum örgütleri, medya ve basın veya siyasi partiler gibi siyasal alanda yer alan diğer aktörlerce de denetlenmesini gerektirir. Aynı şekilde siyasetçilere yönelik eleştirilerin kabul edilebilir sınırları, diğer kişilere yönelik eleştiri sınırına göre daha geniştir. Bir siyasetçi diğer kişilerden farklı olarak her sözünü ve eylemini bilerek halkın ve aynı zamanda diğer siyasetçilerin denetimine açar; bu nedenle de daha geniş hoşgörü göstermek zorundadır” denildi. Mahkemelerin, siyasi tartışmaların yoğun olarak yaşandığı bir dönemde bu kitabın yayımlanmasının beklenen bir gelişme olduğunu gözardı ettiğinin ifade edildiği gerekçede, kitapta, 20 yılı aşkın bir süredir Türkiye siyasetinin en önemli aktörlerinden biri olan davacının eleştirmesinin ve onun hayatının bazı kesitleri ile ilişkilerini ve sözlerini analiz etmesinin genel olarak kamu yararını ilgilendiren bir mesele olduğu belirtildi. Hükümetlere ve siyasetçilere yöneltilen eleştirinin sınırının özel kişilere göre daha geniş olduğunun anımsatıldığı kararda, şu değerlendirmeye yer verildi:

“Başvuru konusu kitapta, kitabın yayımlandığı tarihte Dışişleri Bakanı ve Cumhurbaşkanı adayı olan Abdullah Gül'ün siyasi ve aile yaşamına ilişkin bazı detaylara yer verilmiş ve bazı iddialar ortaya atılmıştır. Ancak ortaya atılan iddialar genel olarak başka kitaplardan, gazete haber ve yazıları ile dergi makalelerinden alıntılar temelinde yapılmıştır. Bununla birlikte kitapta sıklıkla atıf yapılan bir başka kaynak ise Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bazı yazışmaları ile Abdullah Öcalan'ın bir mektubudur. Bu kapsamda kullanılan kaynakların büyük çoğunluğunun herkesin ulaşabileceği yazı ve haberler ile çoğunlukla davacının siyasi görüşlerine muhalif kişilerin yazıları olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla kitap önemli ölçüde herkesin ulaşabileceği açık kaynaklar kullanılarak yapılan bazı değer yargılarına dayanmaktadır.”

SİYASİLERE İLİŞKİN YAPILAN ELEŞTİRİLERİN CEZALANDIRILMASI FARKLI SESLERİN SUSTURULMASINA YOL AÇABİLİR

Poyraz’ın yazdığı kitabının yoğun siyasi tartışmaların yaşandığı bir dönemde yayımlandığı gözetildiğinde kamu yararına yönelik olmadığının söylenemeyeceğinin kaydedildiği gerekçede, başvurucunun kendi adına kamuoyunu bilgilendirmek ve eleştirilerle kamuoyu oluşturmak amacıyla hareket ettiğinin açık olduğu vurgulandı. Kararda, “Başvurucunun yorumları ve çıkarımlarının ağır eleştiri olduğunda herhangi bir tereddüt olmamasına rağmen başvurucunun yorumlarının ve çıkarımlarının keyfi kişisel saldırı boyutuna ulaştığı da söylenemez. Başvurucunun polemik içeren agresif usulü değerlendirilirken ifade özgürlüğünün sadece haber ve fikirlerin içeriğini korumadığı, haber ve fikirlerin iletilme usulünü de koruduğu gözetilmelidir” denildi.

'TAZMİNAT SİYASİLERE ELEŞTİRİ ORTAMINA ZARAR VERİR'

Siyasi kişilerin demokratik bir ortamda kendilerine yönelik ağır eleştiriler yapılabileceğini, aile ve özel yaşamlarının sürekli takip edileceğini bilerek tercihlerini belirlediğinin ifade edildiği kararda, Poyraz’ın, uzun yıllardır siyasetin içinde ve cumhurbaşkanı adayı olan kişi hakkında önceden yayımlanmış kaynaklar temelinde siyasi hayatında yapmış olduğu bazı tercihlerden yola çıkarak aile hayatına ilişkin bilgiler iletmesine ve ağır eleştiriler yapmasına demokratik çoğulculuk açısından tahammül edilmesi gerektiği vurgulandı. Aile hayatına ilişkin bilgilere, ağır eleştirilere ve değerlendirmelere tahammül edilmesinin ve ifade özgürlüğünün güvencesi ile bunların dile getirilmesinin demokrasinin sağlıklı işlemesini sağlayacağının kaydedildiği kararda, şöyle denildi:“Rahatsız edici de olsa siyasilere ilişkin yapılan bilgilendirme ve eleştirilerin cezalandırılması caydırıcı etki doğurarak toplumdaki ve kamuoyundaki farklı seslerin susturulmasına yol açabilir. Cezalandırılma korkusu, çoğulcu toplumun sürdürülebilmesine engel olabilir. Bu nedenle somut olayda başvurucunun 15 bin TL tazminat ödemesine karar verilmesi, siyasilere yönelik olarak bilgilendirme ve eleştiri ortamına zarar verebilecektir. Dolayısıyla başvurucunun ifade özgürlüğüne yapılan müdahalenin başkalarının şöhret ve haklarının korunması için demokratik bir toplumda gerekli bir müdahale olmadığı kanaatine varılmıştır. Başvurucunun Anayasa'nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.”

15 BİN LİRA TAZMİNAT 

Ergün Poyraz'ın "Musa'nın Gül'ü" isimli kitabı, Mayıs 2007'de yayımlandı. Abdullah Gül  kitapta yer alan bazı ifadelerin doğru olmadığı, şeref ve itibarına zarar verildiği iddiasıyla  11 Temmuz 2007 tarihinde Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde manevi tazminat davası açtı. Mahkeme 2009 yılında, "siyasete giren kişilerin bazen sert eleştirilere maruz kalabileceği, yapılan sert eleştirilere katlanmak durumunda oldukları, bazen bu eleştirilerin kişilik haklarına saldırı da olabileceği" gerekçesiyle davanın reddedildiği hatırlatıldı. Temyize giden bu karar, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından 15 Şubat 2011 tarihli ilamı ile onandı. 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından yapılan karar düzeltme talebi üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesi, 8 Aralık 2011 tarihli ilamı ile karar düzeltme talebini kabul ederek, ilk derece mahkemesinin kararının bozulmasına hükmetti. Bozma üzerine yargılamaya yeniden başlayan Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi Ergün Poyraz'ın, davacı Gül'e 15 bin lira tazminat ödemesine hükmetti. Poyraz'ın, çıkan bu karara temyiz başvurusu üzerine; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 23 Ocak 2013 tarihli ilamı ile yerel mahkemenin kararını onadı. Poyraz'ın karar düzeltme talebi de reddedildi. Bunun üzerine Ergün Poyraz, 22 Kasım 2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine konuyla ilgili bireysel başvuruda bulundu.