Ankara Adliyesi'nde bir ilk: Kürtçe savunma

Ankara Adliyesi'nde bir ilk: Kürtçe savunma
Ankara Adliyesi'nde bir ilk: Kürtçe savunma
'Anadilde savunma' yasasının uygulamaya girmesiyle Ankara Adliyesi'nde bir ilk yaşandı. 'Terör örgütü üyeliği' suçlamasıyla yargılanan çoğunluğu tıp fakültesi öğrencilerinden bazıları dün hakim karşısına çıkarak Kürtçe savunma yaptı.

ANKARA - Savunma sırasında sanıklarla mahkeme heyeti arasında ilginç diyaloglar yaşandı. Mahkeme Başkanı Tayyar Köksal, sanıkların, Türkçe tutulan tutanağa bazı ifadelerinin yanlış geçtiği düşüncesiyle müdahale etmesi üzerine “Bakın ne güzel Türkçe biliyorsun. Bizim yanlışımızı da düzelttiğiniz” diye sitem etti.

PKK terör örgütü üyeliği suçlamasıyla tutuksuz yargılanan 22 tıp fakültesi öğrencisinin yargılanmasına TMK 10. maddeyle görevli Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Dünkü duruşmaya, bazı öğrencilerin Kürtçe savunma yapması damga vurdu. Kısa bir süre önce Meclis’ten geçen ‘Anadilde Savunma Hakkı’ yasası kapsamında Kürtçe savunma yapmak isteyen 5 öğrenci bu duruşmada tercüman aracılığıyla savunmalarını yaptı. Sanıklar tarafından hazır edilen Esat Altunışık isimli devlet memuru duruşmada sanıklarla mahkeme heyeti arasında iletişimi sağladı.

“BAK NE GÜZEL TÜRKÇE BİLİYORSUN”

Duruşmada bazı sanıklar, Kürtçe savunma yaparken, yaptıkları açıklamalarının tutanağa yanlış geçmesi üzerine yazılanlara müdahale etti. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Tayyar Köksal sanıklara dönerek, “Bak ne güzel Türkçe biliyorsun. Bizim yanlışı da düzelttin” dedi. Sanıklardan bazılarının beyanlarında Türkçe ‘izlemek’ anlamına gelen Kürtçe ‘temaşa’ ifadesini kullanması üzerine üye hakim Hakan Oruç da araya girerek “Sanık, mitingi izlediğini mi anlatmaya çalışıyor” dedi.

“ANNEME YANLIŞ TEDAVİ UYGULANDI”

Sanıklardan dış hekimliği fakültesi öğrencisi Şehmuz Atik, Kürtçe yaptığı savunmada, neden burada yargılandığını bilmediğini anlatarak “Anadilde sağlık hizmetini savunan bir kişiyim; annem Mardin Kızıltepe’den Kürtçe bilmediği için doktora gittiğinde derdini tam anlatamadığı için kendisine yanlış tedavi uygulandı. Tedavisi tam olarak sağlanamadı. Bu nedenle bir sağlık öğrencisi olarak anadilde sağlık hakkını savunuyorum” diye konuştu.

“TERCÜMAN PARASINI DA DEVLET ÖDESİN”

Sanık İbrahim Akgül, Kürtçe olarak yaptığı savunmasında anadilde savunma hakkı uygulaması kapsamında tercüman parasının sanıklardan alınması düzenlemesinin doğru olmadığını belirterek “Bu uygulamayı reddediyorum. Sosyal hukuk devleti gereği tercüman parasının da devlet tarafından karşılanması gerekir. Ayrıca hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum; ben yasadışı herhangi bir toplantı ve mitinge katılmadım. Yasal olarak katıldığım miting suç unsuru gibi iddianamede yansıtılmıştır, bu doğru değildir” dedi.

“AMAÇ SES’E GELMELERİNİ ENGELLEMEK Mİ?”

Tüm sanıklar adına savunma yapan avukat Mustafa Güler de açılan dava nedeniyle artık tıp fakültesi öğrencilerinin Sağlık Emekçileri Sendikası’na (SES) gelmekten çekindiğine dikkat çekerek, “Artık bu öğrenciler SES’e gelmiyorlar, Halk Sağlığı Topluluğu’na (Hasat) katılmıyorlar. Bu davanın amacı bu muydu? Öğrencilerin örgütlenmesini engellemek amacıyla yapılan bir şey miydi? Bunu öğrenmek istiyoruz” diye konuştu.

Savunmaların ardından mahkeme heyeti, öğrenciler hakkında uygulanan yurtdışı çıkış yasağını kaldırdı ve öğrencilerin duruşmalarda verasette tutulmasına hükmetti.