Ankara Başsavcılığı: Darbe suçlaması için fiilin icrası şart

Ankara Başsavcılığı: Darbe suçlaması için fiilin icrası şart
Ankara Başsavcılığı: Darbe suçlaması için fiilin icrası şart

Eski Genelkurmay Başkanı Karadayı ses kayıtlarının kendisine ait olmadığını, konuşmaların montaj ile değiştirildiğini söylemişti. Fotoğraf: Şakir Aydın

ANKARA - Eski Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı’ya ait olduğu öne sürülen ve darbeyi destekleyen yöndeki konuşma kayıtları konusunda Ankara Başsavcılığı “Darbe suçlaması için darbe için faaliyete geçilmiş olması şarttır” dedi.
Karadayı’ya ait olduğu öne sürülen ve kısa süre önce ortaya çıkan ses kaydında konuşan kişi 28 Şubat döneminde dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile ortak hareket ettiğini belirterek, dönemle ilgili şunları aktarıyor; “Hocayı Demirel ile konuştum, dedim mutlaka gitmesi lazım. (...) Ne dersem onu yaparlardı, Hocaya ayrıl dedim, ayrıldı. Daha ne olsun?” Aynı kişi sözlerini şöyle sürdürüyor: “Biz partiyi kapattık yavv. Valla aynı kafadan gidiyorlar. Kafaların değişmesi lazım.”
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Karadayı’nın 28 Şubat döneminde yaptığı öne sürülen konuşmanın ses kaydı ile ilgili olarak ‘Cebir ve şiddet kullanarak TBMM’yi, Anayasa’nın öngördüğü düzeni, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs’ suçlamalarıyla ilgili soruşturmayı 12 Mart 2009 günü tamamladı.
Başsavcılık, ses kaydının nasıl tespit edildiğinin anlaşılmadığını ve konuşmanın görev süresi içinde olduğuna vurgu yaparak konunun Genelkurmay Askeri Savcılığı’nın görev alanına girdiğini belirtti ve  ‘görevsizlik’ kararı verdi. Başsavcılık görevsizlik kararında, Karadayı’nın açıklamalarında suç unsuru bulunmadığını, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 1998’de verdiği bir karara atıf yaparak anlattı. Kararda söz konusu suçların oluşabilmesi için ‘cebir ve şiddet’in bulunması gerektiği belirtilerek “Bu anlamda Yargıtay Ceza Genel Kurulu 1998 günü 1998/272 karar sayılı ilamında ‘... Bir fiilin anılan madde uyarınca cezalandırılabilmesi için o fiilin icra hareketi niteliğinde bulunması zorunludur’ şeklinde hüküm verilmiştir. Yani bu tür suçlarda cebir ve tehdit, suç unsuru oluşturmaktadır. Bu nedenle şüphelinin konuşmalarında cebir ve tehdit unsurları bulunmamaktadır” denildi. Başsavcılığın yaptığı bu yorum, aynı suçlamalarla Orgeneraller Hurşit Tolon ve Şener Eruygur hakkında dava açan ‘Ergenekon soruşturmasını sürdüren İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderme’ olarak yorumlandı. (Radikal)