Ankara katliamı grev ve eylemlerle lanetleniyor

Ankara katliamı grev ve eylemlerle lanetleniyor
Ankara katliamı grev ve eylemlerle lanetleniyor
Ankara'da cumartesi günü yaşanan katliamın ardından alınan iki günlük iş bırakma kararı bugün hayata geçirildi. DİSK, KESK, TMMOB ve TTB'nin çağrısıyla yapılan eylemlerde işyerlerinde açıklamalar yapılıyor. Hayatını kaybedenlerin cenaze törenleri de kitlesel gösterilere sahne oldu.

RADİKAL - Ankara katliamını protesto için bugün yapılan grev, eylem ve açıklamalar şöyle:

ADANA

Ankara'daki patlamada hayatını kaybeden Emek Partisi Mersin İl Yöneticisi 22 yaşındaki Şebnem Yurtman'ın cenazesi Adana'nın Karaisalı İlçesi'nde, 18 yaşındaki Gökhan Gökbönü'nün cenazesi ise Ceyhan İlçesi'nde toprağa verildi. Şebnem Yurtman'ın arkadaşları mezarına barışı simgeleyen zeytin fidanı ekti. DİSK, KESK, TMMOB ile Adana Tabip Odası üyeleri 'Barış şehitlerimiz için yaşamı durduruyoruz' sloganıyla iş bırakma eylemi yaparak işyerine gitmedi, doktorlar ise 'acil' dışında hasta muayene etmedi.

Karaisalı Devlet Hastanesi'nden sabah saatlerinde alınan Mersin Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü 3'üncü sınıf öğrencisi Şebnem Yurtman'ın cenazesi Karaisalı'nın Bucak Mahallesi'ndeki aile mezarlığına getirildi. TCDD'dan emekli olan baba Mehmet Yurtman ile yakınları gözyaşlarına boğulurken üniversiteden ve üyesi olduğu Emek Partisi'nden arkadaşları da törene katıldı. Baba Mehmet Yurtman, kızının arkadaşlarını görünce, 'Bir Şebnem gitti, bin Şebnem geldi. Şebnemlerin geldi" diye ağıt yaktı. 3 kızından en küçüğü olan Şebnem'i kaybetmenin acısıyla güçlükle ayakta duran anne Fadime ise yakınları tarafından teselli edilmeye çalışıldı. Genç kızın tabutu, traktörün arkasına konulup cenaze namazı kılındı. Ardından da aile büyüklerinin mezarlarının olduğu aile mezarlığında toprağa verildi. Arkadaşları da toprak attıkları mezara barışın simgesi olan zeytin fidanı dikti, bir arkadaşı da Şebnem'in şalını getirip koklayarak arkadaşlarına 'Şebnem kokuyor' diyerek uzattı. Arkadaşları da şalı koklayıp ağladı. "Şebnemler ölmez" sloganı atan grup defin işleminin ardından mezarlıktan ayrıldı.

CEYHAN'DA TOPRAĞA VERİLDİ

Üniversite sınavlarına hazırlandığı belirtilen Emek Partisi üyesi Gökhan Gökbönü'nün cenazesi ise Adana'nın Ceyhan İlçesi'ne getirildi. Baba evinde kısa süre bekletilen gencin cenazesi götürüldüğü Yılankale Mahallesi mezarlığında kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.

Bu sırada Adana Büyükşehir Belediyesi önünde toplanan DİSK, KESK, TMMOB ve Adana Tabip Odası üyeleri, "Barış şehitlerimiz için yaşamı durduruyoruz" sloganıyla 12-13 Ekim'de iş bırakma eylemine başladıklarını duyurdu. Söz konusu sendika ve oda üyeleri, eylem nedeniyle işyerlerine gitmezken, Adana'daki hastanelerde görev yapan doktorlar da 'acil' dışında hastalara bakmadı. Belediye önünde toplanan yaklaşık 2 bin kişi, Atatürk Caddesi üzerinden yürüyerek patlamada hayatını kaybedenleri anmak için Uğur Mumcu Meydanı'na gitti.

ÜZGÜNÜZ, ÖFKELİYİZ, YASTAYIZ VE İSYANDAYIZ

Siyah kıyafetler giyip patlamada ölenlerin fotoğraflarını taşıyan kalabalık, terörü lanetleyerek hükümet ve savaş karşıtı sloganlar attı. Aralarında HDP Adana Milletvekili Rıdvan Turan, CHP Adana Milletvekilleri Zülfikar İnönü Tümer ve İbrahim Özdiş'in de bulunduğu ve kollarına kırmızı kurdele bağlayan kalabalığa seslenen Eğitim-Sen Genel Başkanı Kamuran Karaca ise, şöyle konuştu:

"Yüreğimiz yanıyor, içimiz kanıyor. Üzgünüz, öfkeliyiz, yastayız ve isyan ediyoruz. Bizler patlama sonrasında canlarımızı kurtarmaya çalışırken, polislerini gaz bombaları ile üzerimize salanlar, yüzümüze sırıtarak 'güvenlik zafiyeti' yok diyorlar. Hiç kimse bize bu katliamın faili meçhul olduğunu söylemesin. Ankara'nın orta yerinde göz göre göre bombaları patlatanları, yakın tarihimizin en vahşi saldırısına göz yumanları biliyor, katillerin hepsini tanıyoruz. Katiller, diktatörlük heveslileri 7 Haziran seçimlerinde kursaklarında kaldığı için, ülkeyi kan gölüne çevirip, yaşanan ölümler üzerinden 'oy avcılığı' yapanlardır. Katiller, yarattıkları şiddet, korku ve katliam atmosferinde 'tek başına iktidar' olmak için ülkeyi ateşe atıp, kendilerini kurtarmaya çalışanlardır. Emek, barış ve demokrasi mitingimizi kana bulayanlara ve katliama seyirci kalanlara sesleniyoruz. Bütün vahşetinize, bütün şiddetinize, bütün katliamlarınıza rağmen eşit, özgür, demokratik bir ülkede bir arada yaşamı ve barışı savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Bizi korkutmaya, yıldırmaya, sindirmeye çalışanlara sesleniyoruz. Ne kadar saldırırsanız saldırın, korkmayacağız, yılmayacağız, unutmayacağız ve asla affetmeyeceğiz. Hepiniz döktüğünüz kanda boğulacaksınız. Kanlı ellerinizle işlediğiniz bütün suçlardan yargılanacak ve hesap vereceksiniz."

ARTVİN

Saldırıda yaşamını yitiren üniversite öğrencisi 20 yaşındaki Elif Kanlıoğlu, Artvin’in Arhavi İlçesi'nde toprağa verildi.

Kanlıoğlu’un cenazesi, Aydın'da oturan ailesi tarafından memleketleri Artvin’in Arhavi İlçesi'ne getirildi. Kanlıoğlu için ilçe merkezinde düzenlenen cenaze törenine annesi Öznur, babası Ümit ve ağabeyi Emre Kanlıoğlu ile yakınları, arkadaşları, CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan ve çok sayıda kişi katıldı. Törene HDP üzerinde, 'Katiller kaybedecek barış kazanacak’ yazılı çelenk gönderdi.




Cenaze töreninde kızının kırmızı karanfillerle dolu tabutuna sarılan anne Öznur Kanlıoğlu uzun süre gözyaşı döktü, ağabey Emre ise annesine sarılarak teskin etmeye çalıştı. Taziyeleri kabul eden Emek Partisi (EMEP) Aydın il yöneticisi Ümit Kanlıoğlu ise, patlamada hayatını kaybeden kızının Ankara'ya barış için gittiğini anlattı. Baba Kanlıoğlu, "Bu ülke kana doymuyor. Yeter artık" diyerek feryat ederken şunları söyledi:

"Bu ölenlerin ayıbı değil, öldürenlerin ayıbıdır. Bu ülke kana doymuyor. Barış istemeyenler çocuklara bile acımıyor. Bugün canımız yandı, yarın kimin canı yanacak belli değil. Kimsenin canı yanmasın. Benim kızım barış olsun, kimse ölmesin diye oradaydı. Benim kızın Laz’dı. Onun yanında Kürtler öldü, Çerkezler öldü, Türkler öldü, çocuklar ve barış isteyen insanlar öldü. Yeter, artık yeter diyoruz. Ses artık duyulsun. Sesi duyan duysun, duymayan cezasını bulsun."

Mersin Üniversitesi Yabancı Diller 2’inci sınıf öğrencisi Elif Kanlıoğlu’nun cenazesi Arhavi Merkez Yeni Camii’nde öğleleyin kılınan cenaze namazı ardından Yemişlik Mahallesi’nde toprağa verildi. Kanlıoğlu’nun tabutuna acılı anne Öznur Kanlıoğlu da omuz verdi.


MERSİN


Patlamada hayatını kaybeden HDP Tarsus İlçe Yönetim Kurulu üyesi Leyla Çiçek'in cenazesi, Mersin'in Tarsus İlçesi'nde toprağa verildi.

Leyla Çiçek'in cenazesi Tarsus Devlet Hastanesi'nden alınarak konvoy eşliğinde son kez evine getirildi. 'Leyla Çiçek onurumuzdur' sloganının atıldığı cenaze törenine HDP Milletvekili Çilem Öz, CHP Milletvekili Aytuğ Atıcı ve Akdeniz Belediye Başkanı HDP'li Fazıl Türk de katıldı. Çiçek'in evinin önünde oluşturulan yaklaşık 2 bin kişilik kortej, Yavuz Donat Bulvarı üzerinden yaklaşık 4 kilometre uzaklıktaki Şehir Mezarlığı'na kadar yürüdü. Leyla Çiçek ve Abdullah Öcalan'ın fotoğrafının üzerinde bulunduğu 'Güneşin yoldaşı Leyla Çiçek ölümsüzdür' yazılı pankart taşıyan binlerce kişi, hükümet aleyhine sloganlar attı.



Çiçek'in ablası Ayten Çiçek, "Vahşeti kınıyoruz. Kardeşimle gurur duyuyorum. Kardeşim barış için gitmişti o mitinge" dedi. Aycan'ın diğer kız kardeşi Aycan Çiçek ise, "Tek isteğimiz barıştı. Başka hiçbir şey değildi. Kardeşim barış uğruna öldü" diye konuştu. 4 kilometrelik yürüyüşün ardından Şehir Mezarlığı'na götürülen çiçek'in cenazesi gözyaşları eşliğinde toprağa verildi.

CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, cenaze sırasında kalp rahatsızlığı yaşayan Ramazan Korkmaz'a müdahale etti. Korkmaz'ın nabzına sürekli olarak bakan Atıcı, hastayı olay yerine gelen 112 acil ekiplerine teslim etti.

PEŞMEN TARSUS'TA DEFNEDİLDİ

Tarsus Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Metin Peşmen'in cenazesi de Mersin'in Tarsus İlçesi'nde toprağa verildi. Patlamada hayatını kaybeden Peşmen'in cenazesi dün gece, Kavaklı Mahallesi'nde bulunan Tarsus Cem ve Kültür Evi Morgu'na getirildi. Sabah saatlerinde Cemevi bahçesinde düzenlenen cenaze törenine Peşmen'in yakınlarının yanısıra CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı ve HDP Mersin Milletvekili Çilem Öz de katıldı.


Alevi Kültür Derneği Mersin Şube Başkanı Hasan Kılavuz'un okuttuğu Türkçe dualar ile başlayan törenin ardından cenaze, komşularından helallik alınması için evine götürüldü. Tekrar Cemevi'ne götürülen Peşmen'in tabutu, yaklak 500 metre uzaklıktaki Şehir Mezarlığı'na omuzlarda taşındı. Yaklaşık 3 bin kişilik kortejin önünde yürüyen milletvekilleri Atıcı ile Öz, 'Barış yolunda Pir Sultanlar ölmez, binler yetişir' yazılı pankartı taşıdı. Cenazeye katılanlar yol boyunca 'Saray savaş halklar barış istiyor' sloganları atarken, Peşmen'in adı anılarak Şehir Mezarlığı'na kadar alkışlandı.

Çevresi tarafından saygı ile anılan ve cenazesinde yüzlerce kişinin gözyaşı döktüğü Peşmen, gözyaşları içinde toprağa verildi.

 

İSTANBUL 

Çapa'daki İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi önünde patlamanın olduğu saat 10.04'te katliamda can verenler anıldı. Grup Çapa'daki İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi önünde toplandı. Ellerinde "Katilleri tanıyoruz" yazılı pankart ve dövizler taşıyan kalabalık, "Katillerden hesabı emekçiler soracak", "Savaşa hayır, barış hemen şimdi" sloganlar attı.

Kalabalık daha sonra Millet Caddesi'ni trafiğe kapatıp Ankara'daki bombalı saldırıda hayatını kaybedenleri saat 10.04'te saygı duruşuyla andı; ardından da basın açıklaması yaptı.


Grup adına konuşan ve saldırı nedeniyle iş bırakma eylemi yapacaklarını belirten Türk Tabipler Birliği İkinci Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel, "Ey bombacılar, koltuk hırsından gözü dönmüşler. Size sesleniyoruz. Bütün vahşetinize karşı biz eşit, özgür, laik, demokratik bir ülkede; bir arada, barış içinde ve emeğimizin karşılığını alarak yaşamanın mücadelesini sürdürmeye kararlıyız. Bu yolda canını veren arkadaşlarımızı da, sizin yaptıklarınızı da unutmayacağız. 11,12, 13 Ekim günleri yasımızı tutuyoruz. Bugün ve yarın bütün Türkiye'de iş bırakıyoruz" dedi.

DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu ise, "Bugünden tezi yok bu hükümet istifa edecek. Başbakan, İçişleri Bakanı, MİT Başkanı istifa edecek. İstifa etmeleri yetmez, yargılanacaklar. O saraydan kollarında kelepçelerle çıkacaklar. Onlar ki bizim arkadaşlarımızın, yoldaşlarımızın, çocuklarımızın gülüşlerini yüzlerinde dondurdular. Ant olsun ki o diktatörü tarihe gömeceğiz. Ant olsun ki saraylarında oturdukları yerden ellerinde kelepçelerle çıkartacağız. Onları da yargılayacağız. Bu iktidarı yerle bir edeceğiz. Hem de onların yaptığı gibi gizli de yargılamayacağız. Stadyumlara dolduracağız. Açık yargılayacağız. Halk yargılayacak" diye konuştu.

'OĞLUMU KURŞUNLAYANLARI BUL BANA'

Ankara'daki patlamada hayatını kaybeden İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi üçüncü sınıf öğrencisi Güney Doğan'ın cenazesi, Çekmeköy Hacı Bektaş-ı Veli Taşdelen Cemevi'nde düzenlenen törenin ardından Taşdelen Mezarlığı'nda toprağa verildi.  Güney Doğan'ın annesi Derman Doğan, oğlunun tabutunun başında, “Benim çocuğum kimseye zarar vermedi. Güney'imi kurşunlayanları bul bana" diye feryat etti.

AVCILAR'DA YÜRÜYÜŞ

Avcılar'dan Ankara'ya giden ve katliamda ölen üniversite öğrencisi Dicle Deli ile Binali Korkmaz için yürüyüş düzenlendi. Avcılar Belediye Meydanı'nda toplanan aralarında çeşitli parti ve sivil toplum kuruluş temsilci ve üyelerinin bulunduğu grup, basın açıklaması yaparak terörü protesto etti. Avcılar Belediye Başkanı Handan Toprak, emek, barış ve demokrasi isteyenlere yönelik terörü protesto ettiklerini söyledi. "Katliamı lanetliyoruz. Katilleri biliyoruz. Hesap soracağız" yazılı pankartları taşıyan grup, daha sonra sloganlar atarak trafiğe kapalı Marmara Caddesi'nin başına kadar yürüdü. Kalabalık grup, Ankara'daki intihar saldırılarında ölen Avcılar'da oturan emekli işçi Binali Korkmaz'ın Küçükçekmece'deki Garip Dede Cemevi ve üniversite öğrencisi Dicle Deli için Silivrikapı'da düzenlenen cenaze törenlerine katıldı.

 


İstanbul Adalet Sarayı'nda biraraya gelen avukat dernekleri de, Ankara'daki bombalı terör saldırısını protesto etti. Katları sloganlar atarak dolaşan avukatlar, adliyenin içindeki alanda toplandı. 

MALTEPE’DEN “BARIŞ”I HAYKIRDILAR
DİSK, KESK, TMMOB, TTB’nin çağrısıyla iş bırakma eylemi yapan belediye çalışanlarına Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç da destek verdi. Belediye önünde toplanan kalabalık, saygı duruşunun ardından, “Yastayız, isyandayız, grevdeyiz” yazılı pankart açarak Maltepe Meydanı’na kadar yürüdü. “Barış hemen şimdi” yazılı dövizlerin taşındığı yürüyüşe katılanlar, hep bir ağızdan barış diye haykırırken, yapılan basın açıklamasında, her şeye inat barışın güçlü bir seçenek olduğunun ve bu katliamların unutulmaması gerektiğinin altı çizildi. Maltepe Belediyesi’nin olağan meclis toplantısı da grev nedeniyle iki gün ertelendi.



ATATÜRK HAVALİMANI'NDA TÖREN

Saldırıda hayatını kaybeden BTS üyeleri için Atatürk Havalimanı Devlet Hava Meydanları İşletmesi Başmüdürlüğü binası önünde tören düzenlendi. Birleşik Havacılık Sendikası Havacılık Şubesi Kadın Sekreteri Esra Tetik yaptığı basın açıklamasında Emek, Barış ve Demokrasi Mitingini kana bulayanlara seslendiklerini belirterek şunları söyledi:





“Bütün vahşetinize, bütün şiddetinize, bütün katliamlarınıza rağmen eşit, özgür, demokratik bir ülkede, bir arada yaşamı ve barışı savunmaktan vazgeçmeyeceğiz. Bizi korkutmaya, bizi yıldırmaya, bizi sindirmeye çalışanlara sesleniyoruz. Korkmayacağız, yılmayacağız, unutmayacağız ve affetmeyeceğiz. Döktüğünüz kanda boğulacaksınız. Ölen arkadaşlarımızı anmak, faşist katliamı protesto etmek için yarından itibaren üç gün yastayız. 12/13 Ekim Pazartesi-Salı günleri bütün Türkiye’de grevdeyiz”

BTS çalışanları daha sonra bir dakikalık saygı duruşunda bulundu.




İZMİR

Ankara'da geçen Cumartesi günü tren garı önündeki terör saldırısına, İzmir'den ortak ses yükseldi. DİSK'in çağrısıyla, kentte iki gün iş bırakma kararı alındı. Karar uyarınca da, 06.00- 08.00 saatleri arasında belediye otobüsleri iş yavaşlattı. Öğretmenler okullarına gitmedi. Hastanelerde ise, sadece acil hastalara hizmet verildi.



Bunun yanı sıra, çeşitli siyasi parti, sendika ile sivil toplum kuruluşları, saldırıyı protesto etmek için yürüyüş düzenledi. Basmane Meydanı'nda toplanana protestocular, saat 11.00'de yürümeye başladı. Montrö Meydanı, Lozan Meydanı üzerinden Gündoğdu'ya doğru yürüyen binlerce kişi, barış isteklerini haykırdı. Protestoya çok sayıda milletvekili, belediye başkanı da destek verdi.

Bu arada son terör saldırısı sonrasında protestoyu düzenleyenlerin de kendi güvenlik önlemlerini aldıkları gözlendi. Polisin arama yapmadığı protestocular, sık sık yapılan anonslarla canlı bomba ihtimaline karşı, kendi grupları haricinde birisini görmeleri halinde sendikanın görevlilerine bildirmeleri konusunda uyarıldı. Gruplar, toplanma alanına geldikleri sırada yine polislerce aranmadı. Sadece çevik kuvvet ekipleri AK Parti Konak İlçe binası önünde önlem aldı. Trafik ekipleri de, araçların geçişini sağladı. Basın açıklamasının yapılacağı Gündoğdu Meydanı girişine de yine polisler bariyer koyup arama yapmayacağı açıklandı. DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı da, "Terörü protesto etmek için toplandık. Ama son saldırı sonrasında bundan sonraki tüm gösterilerimizde sendikamızdan arkadaş, güvenliği sağlayacaklar. Ayrıca gruplardaki arkadaylar da yine şüpheli gördükleri tanımadıkları kişileri bizlere bildirecekler. Çünkü can güvenliğimiz korunmuyor" dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi önünde de anma töreni düzenlendi. Burada konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, provokasyonlara karşı halka sağduyu çağrısı yaptı. KESK, DİSK, TMMOB, Tüm Bel-Sen ve TTB tarafından düzenlenen anma etkinliği, katliamın yaşandığı saat olan 10.04'te bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı CHP'li Aziz Kocaoğlu da anma etkinliğine katılarak vatandaşlara sağduyu çağrısında bulundu. Tüm Bel-Sen 1 No'lu Şube Başkanı Ulus, Bozkır, 2 No'lu Şube Başkanı Faruk Vergili de konuşma yaparak barışı savunmaktan vazgeçmeyeceklerini söyledi. Konuşmaların ardından Ankara'da düzenlenen barış mitingine katılan Tüm Bel Sen yöneticilerinden Özer Kaysalok ile Gülsen Kaptan da bombaların patladığı anda yaşadıklarını anlattı. 





Birleşik Metal İş’in örgütlü olduğu Schneider, ZF Lenförder, Senkromeç ve Totomak fabrikası işçileri de Çiğli Organize Sanayi Bölgesi içinde yürüyüş düzenledi. Schneider önünde başlayan yürüyüşe diğer fabrikalar yol üzerinden katıldı. "Katillerden hesabı emekçiler soracak”, “Saray savaş, halklar barış istiyor”, “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganları atan işçiler Senkromeç önünde basın açıklaması düzenledi. Yol boyunca diğer fabrikalara çağrı yapıldı. Moladaki işçiler de fabrika içlerinden alkışlarla destek verdi.



GÜNDOĞDU MEYDANI DOLDU

İzmir'de ayrıca çeşitli siyasi partiler, sendikalar ile sivil toplum kuruluşları üyeleri, Gündoğdu Meydanı'nı doldurdu. Protestocuların yürüyüşü sırasında İzmirliler de evlerinin balkonuna, hem Türk bayrağını hem de matemi simgelemesi için siyah bayraklar astı. Grupların meydana girişlerinin tamamlanmasının ardından, DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, hükümet yandaşı olarak nitelediği bazı gazetelerin terör saldırısını sayfalarına yansıtma şeklini protesto etti. Sarı bu gazeteleri kürsüde gösterdikten sonra yere attı ve satın alınmaması çağrısı yaptı. Çocuğunu kaybeden bir annenin artık barış istediğini yinelediği protestoda, mitinge İzmir'den katılıp hayatını kaybedenlerin isimlerinin okunmasından sonra saygı duruşu yapıldı.



CHP ve HDP milletvekillerinin destek verdiği protesto gösterisinde, ortak basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasını yapan TMMOB İzmir Sözcüsü Melih Yalçın, “10 Ekim 2015, dünya toplumsal mücadeleler tarihinde, barış isteyen kitlelere yönelik belki de en kanlı, en alçak saldırının gerçekleştirildiği gün olarak yerini alacak. Türkiye Cumhuriyeti devleti de tarih boyunca bu saldırının doğrudan ya da dolaylı faili olarak bilinecek. Cumartesi günü, Türkiye'nin her yerinden on binlerce kişi daha fazla canın yitirilmemesi, AKP'nin 7 Haziran seçimlerinin ardından sonlandırdığı çatışmasızlığın yeniden tesis edilmesi temel talebiyle Ankara'da buluştu. Ancak emek ve demokrasi güçlerinin, onlara omuz veren yurttaşların bu talebi, kaybettikleri iktidarı savaş ve kaos ile geri almaya çalışanları rahatsız etti. Savaş politikalarına karşı geniş kitlelerin bir arada görülmesini, gür sesinin duyulmasını engellemek isteyenler daha mitingimiz başlamadan ortalığı kan gölüne çevirdiler" dedi.

Olaylar konusunda hükümeti suçlayan Melih Yalçın şunları söyledi:

“Katilleri tanıyoruz. Katiller, saldırının gerçekleştiği alana sadece 5-6 kilometre mesafede bulunmaktadır. Katiller, sandıkta mutlak hakimiyetini '400 vekil verin, bu iş huzur içinde çözülsün' tehdidiyle sağlamaya çalışan ve bu tehdide destek verenlerdir. Katiller, 7 Haziran 2015 seçim sonuçlarını hazmedemeyen, 1 Kasım'da hezimete uğramamak yolunda yüzlerce gencimizin ölümüne yol açan, şehirleri tanklarla, toplarla, keskin nişancılarla kuşattıran, çocuk yaşlı demeden sivil katliamı yapanlardır. Katiller, yalana, talana, hırsızlığa karşı sesini çıkaran Türkiye halklarına, temel demokratik haklarını talep eden Kürt halkına karşı savaş ilan edenlerdir. Katiller, yüzlerce insan yerlerde paramparça yatarken, vatandaşına yardım etmeyen, aksine onlara yardım etmeye çalışanlara copla biber gazıyla saldıran emniyet görevlileridir. Katiller 'güvenlik zafiyeti yok' diyenler, 'istifa edecek misiniz?' sorusuna gülen Bakanlardır. Katili tanıyoruz, unutmayacak, affetmeyecek, hesap soracağız."

Terör protestosu, katılımcılarını hayatlarını kaybedenler adına denize karanfil atmasıyla sona erdi.


RİZE




Ankara'da yaşamını yitirenlerden emekli öğretmen 58 yaşındaki Osman Turan Bozacı, Rize’nin Pazar İlçesi’nde toprağa verildi. Pazar Sahil Camii'ndeki cenaze törenine Osman Turan Bozacı'nın eşi Aysel ile çocukları Çağlayan, Doğuş ve Gamze Bozacı, Pazar Kaymakamı Selçuk Aslan, Belediye Başkanı AK Partili Ahmet Basa, ÖDP Eş Genel Başkanı Alper Taş ile çok sayıda kişi katıldı. Siyah beyaz renkli Beşiktaş atkısı örtülen Osman Turan Bozacı’nın tabutu, öğle namazı sonrasında kılınan cenaze namazın ardından ilçe meydanına götürülmek istendi. Rize Emniyet Müdürü Adem Çakıcı, yürüyüşün doğru olmayacağını belirterek buna izin vermedi. Bunun üzerine kalabalık alkışlarla Emniyet Müdürü Çakıcı'ya tepki gösterdi. Yapılan görüşmelerin ardından, cenazenin araçtan indirilmemesi kaydı ile yürüyüşe izin verildi. Osman Turan Bozacı’nın üzerinde ‘Ölümsüzdür’ yazılı posterini açan grup cenazeyi taşıyan ambulansın arkasından ilçe meydanına kadar yürüdü, ‘Polis defol, bu sokaklar bizim’ sloganları attı.

"KATİLLERİ TANIYORUZ, UNUTMUYORUZ"

Osman Turan Bozacı’nın oğlu Çağlayan Bozacı, "Benim sadece babam değil yoldaşımdı. Ben ‘baba’ diye ağlıyordum, yanımda biri ‘oğlum’ diye ağlıyordu. Bizler, kocaman bir fotoğrafı tamamlayan birer küçük parçayız. Büyük fotoğrafa bakmalıyız. Katilleri tanıyoruz, unutmuyoruz. Siz de unutmayın" diyerek elindeki karanfili kalabalığa doğru fırlattı.

ÖDP Eş Genel Başkanı Alper Taş da, kalabalığa hitap ederken, Ankara'da çok renkli bir buluşma gerçekleştirmek için yola çıktıklarını söyledi. Taş, şöyle dedi:

"Milli ve yerli idik. Ülkenin her tarafından geldik. Elimizde, ‘Barış, eşitlik, özgürlük, kardeşlik, akan kan dursun’ yazıyordu. Biz bu ülkenin hiçbir çocuğunun ölmesini istemiyoruz. Ne askerler, ne polisler ne Türk, ne de Kürt gençleri ölsün. Biz ölümlere dur demek için Türklerle Kürtlerin bir arada yaşadığı, eşit ve özgür bir Türkiye için Ankara’da buluştuk. Ama barışımız, kardeşliğimiz kana bulandı. Ülkemiz bir yangın yeri, yanıyor. Bu yangını söndürmek için Ankara’ya gittik. Yangına benzin dökmek için değil. O yangını söndürmek için Turan’ da bizim gibi bir itfaiye eriydi. Ama o ateşi söndürmemize izin vermedikleri gibi bizi ateşle yaktılar."

SEDAT PEKER TEPKİSİ

Taş, konuşmasında bir süre önce Rize'de açıklamalarda bulunan Sedat Peker'e de tepki gösterdi, "Rize’de miting yaptırdılar. Cumhurbaşkanı'nın durumu Sedat Peker’e kaldıysa vay haline. Miting yapma özgürlüğü herkese haktır. 'Kardeşlik' adı altında Rize meydanlarında kimse, ‘Oluk oluk kan akacak’ diyemez. Biz de Rizeli isek, Rize'yi ve memleketi, 'Oluk oluk kan akacak’ diyenlere teslim etmeyeceğiz" diye konuştu. Osman Turan Bozacı’nın cenazesi, konuşmaların ardından Şentepe Köyü’ne götürülerek toprağa verildi.

Sedat Peker'den 'oluk oluk kan akacak' açıklaması


ESKİŞEHİR

Katliam Eskişehir'de yaklaşık 500 kişinin katıldığı yürüyüşle protesto edildi. Kalabalık, Ankara'daki patlamanın olduğu saatte ölenler için 1 dakikalık saygı duruşunda bulundu. Yağmur altında 'Grevdeyiz. Barış isteyenleri öldürdüler. Öfkeliyiz, yastayız, isyandayız' yazılı pankart açan kalabalık, Ankara'daki saldırının olduğu saat 10.04'te ölenler için bir dakikalık saygı duruşunda bulundu. Olayda hayatını kaybedenlerin isimlerini tek tek okuyarak "Yaşıyor" diye bağıran kalabalık daha sonra Hamamyolu Caddesi'ndeki Saatli Park'a yürüdü.



MUĞLA


Kent merkezi ile Marmaris'te bir araya gelen DİSK, KESK, TMMOB ve TTB üyeleri Ankara'daki patlamada ölen arkadaşları için saygı duruşunda bulunup, terörü kınadı.

Ankara Tren Garı Kavşağı'nda yaşanan terör saldırısı Muğla kent merkezi ile Marmaris'te kınandı. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Eğitim ve Araştırma Hastanesi bahçesinde bir araya gelen DİSK, KESK, TMMOB ve TTB üyesi 100 kişilik grup, ölenler için saygı duruşunda bulundu. Marmaris'te 50 kişilik bir grup öğretmen, Marmaris'teki Atatürk Anıtı önünde toplandı. Saldırı kınanırken; ölenler için saygı duruşunda bulunuldu. Ardından topluluk, sessizce dağıldı.




Bodrum Devlet Hastanesi'nde de iş bırakma ve alkışlı protesto eylemi yapıldı. Patlamadan 10 dakika önce tuvalete gidince, şans eseri kurtulan kardiyoloji uzmanı Yasemin Demirci, eylemdeki konuşmasında, "Yaşamak benim için sevinç değil, acı oldu. Canlarımı, kardeşlerimi yitirdim" dedi.




Muğla Tabip Odası Bodrum Temsilciliği, Türk Tabipler Birliği, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) ve DEV Sağlık-İş üyesi doktor ve sağlık memurlarının katıldığı Bodrum Devlet Hastanesi'ndeki eylemde yakalara siyah kurdele takılıp, Ankara'daki terör saldırısında ölenlerin anısına yere kırmızı karanfil bırakıldı. Bazı hasta yakınlarının da destek verdiği eylemde, patlamada yaşamını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.


ANTALYA

Muratpaşa Belediyesi önünde, bombanın patlatıldığı saat olan 10.04'de saygı duruşunda bulunuldu. Anma programına, Muratpaşa Belediye Başkanı CHP'li Ümit Uysal, olay günü Ankara'da olan Tüm Bel Sen Antalya Şube Başkanı İlhan Karakurt ve belediye çalışanları siyah giysiyle ve yakalarına siyah kurdele takarak katıldı. Başkan Uysal ve diğer katılımcılar Ankara'da, resmi açıklamaya göre 97 kişinin yaşamını yitirdiği patlamanın gerçekleştiği saat olan 10.04'te saygı duruşunda bulundu. Olay günü Ankara'daki eylemde olan görgü tanığı İlhan Karakurt, yaşadıklarını anlattı. "Ben tesadüfen yaşıyorum, bugün burada ölen arkadaşlarımın yerine bulunuyorum" diyen Karakurt şunları söyledi, "Tren garı önünde saat 10.04'te önce ses, sonra vücut parçaları, sonra arkadaşlarımızın çığlıklarını duyana kadar. 10 saniye önce selamlaştık, göz göze geldik, halay çektik. Şimdi soruyorum demokrasi, barış bu kadar mı pahalı? Bunun için bu kadar mı insanın ölmesi gerekiyor? Gerçekten alışacak mıyız bu katliama, sıradan bir olay gibi mi yaşayacağız? Unutacak mıyız? 7 Haziran'dan bu yana 694 vatandaş öldürüdü. Bunlar depremden, sel felaketinden değil, neden öldü? 7 Haziran'da iktidarlarını kaybedip, saltanatlarının sonunu görenler 694 kişinin katili."


Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal ise, çalışanları Zühre Tedik'in oğlu Korkmaz Tedik'in de patlamada hayatını kaybedenler arasında olduğunu, özel bir acı yaşadıklarını dile getirdi. Başkan Uysal, "Hesabını insan öldürmek üzerine kuran her kim, hangi kuruluş, hangi istihbarat servisi, hangi oluşum varsa bunlar insanlığın düşmanıdır" dedi.

KONYA



1 yıllık makinist eşi Yılmaz Elmascan ile birlikte yaşamını yitiren Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık öğretmeni Gülhan Elmascan, memleketi Konya'nın Ereğli İlçesi Zengen Mahallesi'nde son yolculuğuna uğurlandı. Adana'dan oturan Yılmaz Elmascan ve eşi Gülhan Elmascan, geçen cumartesi günü üyesi oldukları sendikalarla birlikte 'Barış, Emek ve Demokrasi ' mitingine katılmak için Ankara'ya gitti. TCDD Gar'ı önünde grupla bekledikleri sırada bombalı terör saldırısı sonucu yaşamlarını yitirdi. Saldırı sırasında kızı Gülhan Elmascan ile aralarında yaklaşık 30 metre bulunduğunu belirten baba Yusuf Can, "Ciğerimi kopardılar. 30 metre mesafemiz vardı. Orada oynayan, gülen, halay çeken insanları niye katlettiler?" dedi. Elmascan'ın cenazesi gözyaşları içinde mahalle mezarlığına defnedildi. Gülhan Elmascan'ın eşi Yılmaz Elmascan'ın cenazesinin ise memleketi Şanlıurfa'nın Suruç İlçesi'nde defnedileceği belirtildi.



DİYARBAKIR

Diyarbakır Barosu ve Mezopotamya Hukukçular Derneği (MHD) Ankara'da düzenlenen bombalı saldırıyı adliye binası önünde cübbeli eylem yaparak protesto etti. Adliye binası önünde toplanan Diyarbakır Barosu'na bağlı avukatlar saldırıda hayatını kaybedenler için 1 dakikalık cübbeli saygı duruşunda bulundu. Diyarbakır Barosu ve MHD üyelerine acil işler dışında iki gün boyunca duruşmalara çıkmama çağrısı yaptı.




Diyarbakır'da DİSK Genel-İş 1 ve 2 Nolu şubeler DİSK Güvenlik-Sen ve BES üyeleri Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önünde eylem yaptı.




TRABZON

Saldırıda yaşamını yitiren 97 kişi arasındaki 41 yaşındaki EMEP ve Devrimci Trabzonsporlular üyesi Gökmen Dalmaç'ın cenazesi, memleketi Trabzon’da gözyaşları içinde toprağa verildi. Trabzon’a dün gece getirilen Gökmen Dalmaç’ın cenazesi morgda bekletildi. Bir dönem Eğitim- Sen Trabzon Şube Sekreterliği görevini yürüttüğü ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı’nda çalıştığı belirtilen Gökmen Dalmaç’ın, birkaç yıl önce İstanbul’a taşındığı ve özel sektörde çalıştığı öğrenildi.

Gökmen Dalmaç’ın cenazesi öğle namazı öncesinde Trabzon İskenderpaşa Camisi’ne getirildi. 1 yıllık eşi Firdevs Dalmaç ve yengesi Günay Semiz, Dalmaç’ın tabutuna sarılarak gözyaşı döktü. Anne ve babasını küçük yaşta kaybeden Gökmen Dalmaç’ı büyüten amcasının eşi Günay Semiz, "Güzel çocuğum, kalk eve gidelim. Ben seni Trabzon’dan böyle mi yolladım?" diyerek ağıtlar yaktı.

Olay anında Ankara Tren Garı önünde bulunanlardan KESK Trabzon Şube Başkanı Muhammet İkinci de basın mensuplarına yaptığı açıklamada, "Türkiye’nin dört bir yanından kardeşlik ve barış isteyerek sesini tüm dünyaya duyurmayı amaçlayan insanlara vahşice katliam gerçekleştirildi. Bu toprakların dertlerini kendilerine sorun etmiş çocukları toprağa veriyoruz. İnadına, her şeye rağmen kardeşliği barışı korumak ve savunmak zorundayız. Bir ülke eğer yurttaşlarının yaşam hakkını tesis edemiyorsa, Anayasal hakların kullanımı konusunda gerekli ortamı sağlayamıyorsa ortada bir zafiyet var demektir. Tablo ortada bir güvenlik zafiyeti ve özensizlik olduğunu gösteriyor" dedi.

Öğle namazının ardından kılınan cenaze namazına eski bakanlardan AK Partili Faruk Nafiz Özak, CHP Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı AK Partili Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu ile Dalmaç’ın yakınları, arkadaşları ve ailesi katıldı. Dalmaç’ın cenazesi, namazın ardından alkışlar eşliğinde cenaze aracına konularak toprağa verilmek üzere Bostancı Mahallesi’ndeki aile mezarlığına götürüldü.


ÇANAKKALE

TTB ve SES Çanakkale şubeleri üyeleri, Ankara Tren Garı Kavşağı'ndaki saldırıda yaşamını yitiren 97 kişiyi, patlamanın gerçekleştiği saat 10.04'te düzenlenen açıklamayla andı.

TBB ile SES sendikalarının Çanakkale şubelerine üye bir grup, Ankara Tren Garı Kavşağı'ndaki terör saldırısında yaşamını yitiren arkadaşlarını, patlamanın gerçekleştiği saat olan 10.04'te anmak için Çanakkale Devlet Hastanesi'nin bahçesinde bir araya geldi. Çanakkale Türk Tabipler Birliği Şubesi adına ilk konuşan Hülya Görgün, "Mitingimiz barışçıl orada türkülerimiz, halaylarımız, simidimiz, çayımız, balonlarımız, rengarenk flamalarımız, coşkumuz, çocuklarımız, dedelerimiz vardı. Bir saniye içinde kana buladılar bu tabloyu. Yüzü aşkın canımız gitti. 400'e yakın canımız yaralandı. kahrolduk. Üzgünüz, öfkeliyiz, yastayız ve isyandayız" dedi.

Ardından konuşma yapan TTB üyesi Güleda Erensoy da, "Ankara'da patlayan bombaların sorumluları bellidir. O sorumlular diktatör hevesleri 7 Haziran seçimlerinde kursaklarında kalanlardır. O sorumlular 400 vekil hevesi duvara toslayanlardır. O sorumlular katillere silah ve mühimmat gönderenlerdir. O sorumlular koltuk sevdasına düşüp ülkeyi kana boğanlardır. Bizi korkutarak, yıldırarak, sindirerek yani terörle durdurmayı umuyorlar. Yılmayız, sinmeyiz" dedi.

İZMİT


İzmit'te biraya gelen KESK, DİSK, TMMOB ve TTB üyesi 50 kişi, geçen cumartesi günü Ankara'da meydana gelen, 97 kişinin yaşamını yitirdiği bombalı terör saldırısını oturma eylemi yaparak protesto etti. Sabri Yalım Parkı'nda bir araya gelen gruptakiler 'Baskılar bizi durduramaz', 'Susma sustukça sıra sana gelecek' sloganları attı. Burada yaptığı konuşmada herkesin yüreğinin yandığını söyleyen DİSK Bölge Temsilcisi Vedat Küçük, "Ankara'ya barış türküleri söylemek için giden yoldaşlarımız alçakların düzenlediği tezgah sonucu yaşamlarını yitirdiler. Bu ülkede insanları savaş oyunlarıyla ortadoğuda çile çeken halkların haline dönüştürmek istiyorlar. İnsanları baskı içine sokarak 1 Kasım da bize yetki verin diyerek baskı yapıyorlar" dedi. 



ZONGULDAK

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) üyesi yaklaşık 50 kişi, Ankara'da 97 kişinin yaşamını yitirdiği bombalı terör saldırısını basın açıklaması ile protesto etti. Valilik binası önünde toplanan kalabalık, ikinci patlamanın meydana geldiği saat olan 10.07'de ölenler için saygı duruşunda bulundu. Büyük bölümü siyah kıyafet giyen KESK üyeleri, siyah pankart açtı.

SİVAS

Saldırıda yaşamını yitiren HDP Gebze İlçe Yönetim Kurulu Üyesi 56 yaşındaki Ziya Saygın, memleketi Sivas'ın Düzova köyünde son yolculuğuna uğurlandı. Ankara'da meydana gelen ve 97 kişinin öldüğü terör saldırısında yaşamını yitiren evli ve iki çocuk babası boya ustası Ziya Saygın'ın cenazesi, dün akşam memleketi Sivas'ın merkeze bağlı Düzova köyüne getirildi. Düzova Köyü Cemevi'nde Saygın için sabah cenaze töreni düzenlendi. Törene CHP Sivas Milletvekili Ali Akyıldız, bazı sivil toplum kuruluşları ile siyasi partilerinin temsilcileri ve yakınları ile çok sayıda vatandaş katıldı.



Saygın'ın cenazesi omuzlara alınarak cemevinden çıkarıldı. Cenaze namazı öncesi Ziya Saygın'ın oğlu Taylan ile kızı Dilan, babalarının tabutuna sarılarak gözyaşlarına boğuldu. Lise öğrencisi Dilan Saygın tabuta sarılarak "Baba sesimi duymuyor musun? Uyansana. Duy sesimi" diyerek uzun süre gözyaşı döktü. Kılınan cenaze namazının ardından Ziya Saygın'ın cenazesi traktöre konularak köy mezarlığa götürdü. Saygın'ın cenazesi burada gözyaşları arasında toprağa verildi.

Olayda ölen Ziya Saygın'ın Kocaeli'nin Gebze ilçesinde çalıştığı, ailesinin ise Adana'da yaşadığı öğrenildi.


BALIKESİR


KESK öncülüğünde Balıkesir'de gerçekleştirilen yürüyüşte Ankara'daki terör saldırısı kınandı. Ankara'daki terör saldırısının ardından greve giden KESK üyeleri, tepkilerini bir kez daha göstermek için Balıkesir Toplu Taşıma Merkezi'nde bir araya geldi. Eyleme siyasi partiler, sivil toplum örgütleri, meslek odaları, sendikalar da destek verdi. Yaklaşık 500 kişilik topluluk, 'Katliamlarınız Bizi Durduramaz, İnadına Barış, İnadına Özgürlük', 'Korkmayacağız, Yılmayacağız, Unutmayacağız, Affetmeyeceğiz' yazılı pankartlarla yürüyüşe geçti. "Gün gelecek devran dönecek, katiller halka hesap verecek" ve "Katil, hırsız AKP" sloganları atıldı. EMEP üyeleri, patlamada ölen partililerin fotoğraflarını taşıdı. Milli Kuvvetler Caddesi'ni alkış ve sloganlarla geçen grup, Alihikmetpaşa Meydanı'nda yürüyüşü sonlandırdı. Ölenler için meydanda bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

MANİSA

Manisa Tabip Odası ile Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Manisa Şubesi'nce, Moris Şinasi Çocuk Hastanesi'nin Acil Servisi'nin önünde eylem düzenlendi. Servis önünde toplanan yaklaşık 100 kişilik doktor ve sağlık çalışanı, açtıkları siyah pankartla patlamada ölenler için bir dakikalık saygı duruşunda bulundu.

Ardından grup adına açıklama yapan Manisa Tabip Odası Başkanı Derya Pekbayık, "Patlama anında biz de ordaydık. Patlamayı yakından gördük. Patlamanın şokunu atlatmadan 'Doktor Yok mu? diye bağrışmalar oldu. Yaralananlara bakmaya başladık. Ancak yaralılara müdahale ederken, polisin biber gazına maruz kaldık. Bu nasıl iştir anlayamıyoruz. Ankara'da yaşanan patlamanın sorumluları bellidir. İşte onlara da hesapları sorulmalıdır. 10 Ekim'i asla unutmayacağız" diye konuştu.

Kentte ayrıca Manisa Lisesi önünden başlayan yürüyüş düzenlendi. DİSK, KESK, TMMOB ve TTB üyelerinin yanı sıra CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer'in de katıldığı 500 kişilik yürüyüşte; 'Faşizme karşı omuz omuza', 'Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek' sloganları atıldı. Manolya Meydanı'nda son bulan yürüyüşün ardından bir kez daha ölenler için saygı duruşunda bulunuldu.


ŞANLIURFA
 



Viranşehir İlçesi'nde belediye işçileri Ankara'daki bombalı saldırıyı yürüyüşle protesto etti. Viranşehir'de işçiler tarafından düzenlenen yürüyüşe, Viranşehir Belediye Başkanı DBP'li Emrullah Cin ile HDP ve DBP üyeleri de katıldı. Şırnak Mahallesi'nde toplanan ve Ceylanpınar Caddesi'ne kadar olan 1 kilometrelik güzergahı slogan atarak yürüyen kalabalık adına konuşan Belediye-İş Sendikası yöneticisi Hikmet Burun, "Sadece barış için düzenlenen miting kana bulanarak katliam yapılmıştır. Biran önce bu saldırının faillerinin yakalanarak adalet önüne çıkarılmasını istiyoruz" dedi.

BARTIN  

Bartın'da, çeşitli sendika ve sivil toplum örgütlerine üye yaklaşık 100 kişilik grup, Ankara'daki bombalı saldırıda ölenler için saygı duruşunda bulunarak basın açıklaması yaptı.


Eski belediye binası önünde toplanan kalabalık, 128 farklı dilde 'barış' sözcüğünün yer aldığı dövizlerin yanında, katliamda ölenlerin adlarının yer aldığı afişi taşıdı. Ölenler için saygı duruşunda bulunan grup, saldırının ardından olay yerinde çekilen ve alanda yere konulan fotoğrafların üzerine ellerindeki karanfilleri bıraktı. Kalabalık, daha sonra 5 dakika oturma eylemi yaptı.

SAMSUN




Samsun'da, DİSK, KESK ve TMMOB üyeleri, Ankara'daki bombalı saldırıyı protesto etmek için yürüyüş gerçekleştirdi. Ankara Tren Garı Kavşağı'nda meydana gelen bombalı saldırıda yaşamlarını yitirenler için Samsun'da yürüyüş düzenlendi. DİSK, KESK ve TMMOB tarafından organize edilen yürüyüşe yaklaşık bin kişi katıldı. '56'lar DSİ' mevkiinden başlayan yürüyüş, Gazi Caddesi'nden devam etti. 'Savaşa hayır, barış hemen şimdi", "Faşizme karşı omuz omuza. Hırsız, katil AKP" sloganları atan gruba, Gazi Caddesi'ne girdiğinde Kezban Gitmiş adlı kadın tepki gösterdi. 'Saray benim. Ben Türküm' diye bağıran Gitmiş, polis tarafından uzaklaştırıldı. Gitmiş'e bu esnada bazı esnaflar da tepki gösterdi. Yürüyüş, basın açıklaması ardından sona erdi. Yürüyüşe katılan bazı kişiler göğüslerine Ankara'daki patlamada hayatlarını kaybedenlerin isimlerinin yazılı olduğu kağıtlar yapıştırdı. (DHA/Evrensel)




    ETİKETLER:

    Atatürk

    ,

    Beşiktaş

    ,

    Seçim

    ,

    İstanbul Tıp Fakültesi

    ,

    Cumhuriyet Halk Partisi

    ,

    Akdeniz

    ,

    Alevi

    ,

    Benzin

    ,

    Dünya

    ,

    Adalet Ve Kalkınma Partisi

    ,

    Avcılar

    ,

    Şanlıurfa

    ,

    Türkiye

    ,

    Adana

    ,

    Ankara

    ,

    Antalya

    ,

    Artvin

    ,

    Aydın

    ,

    Balıkesir

    ,

    Çanakkale

    ,

    Diyarbakır

    ,

    Mersin

    ,

    İstanbul

    ,

    İzmir

    ,

    KONYA

    ,

    SAMSUN

    ,

    TRABZON

    ,

    ZONGULDAK

    ,

    Bartın

    ,

    İçişleri Bakanı

    ,

    Ramazan

    ,

    Türkiye Cumhuriyeti

    ,

    İstanbul Teknik Üniversitesi

    ,

    Ege

    ,

    İstanbul Üniversitesi

    ,

    İstanbul Atatürk Havalimanı

    ,

    Uğur Mumcu

    ,

    Abdullah Öcalan

    ,

    şiddet

    ,

    Çağlayan

    ,

    MİT

    ,

    patlama

    ,

    Uğur Bayraktutan

    ,

    Beyaz

    ,

    Bodrum

    ,

    Çevik Kuvvet

    ,

    DİSK

    ,

    KESK

    ,

    EMEP

    ,

    Emek Partisi

    ,

    ceylanpınar

    ,

    hdp

    ,

    tcdd

    ,

    Sendika

    ,

    Doktor

    ,

    Kamu

    ,

    Demokrasi

    ,

    İstihbarat

    ,

    Hükümet

    ,

    Belediye

    ,

    Marmaris

    ,

    Çiçek

    ,

    Sabah

    ,

    Akşam

    ,

    Bugün

    ,

    Çocuk

    ,

    Aile

    ,

    Kız

    ,

    Kadın

    ,

    Yaşam

    ,

    Daire

    ,

    Pazar

    ,

    Tur

    ,

    Köy

    ,

    Protesto

    ,

    İnşaat

    ,

    Kimya

    ,

    Tarih

    ,

    Gece

    ,

    Kırmızı

    ,

    Parti

    ,

    Öğrenci

    ,

    Öğretmen

    ,

    Hava

    ,

    Kalp

    ,

    bomba

    ,

    İlan

    ,

    Avukat

    ,

    toplum

    ,

    ilçe

    ,

    emekli

    ,

    saldırı

    ,

    karadeniz

    ,

    ülke

    ,

    sanayi

    ,

    Öcalan

    ,

    Eylem

    ,

    adalet

    ,

    katil

    ,

    bakan

    ,

    laz

    ,

    Demokratik

    ,

    eğitim

    ,

    ,

    adliye

    ,

    Fabrika

    ,

    güvenlik

    ,

    sivil toplum

    ,

    sivil

    ,

    başkan

    ,

    kültür

    ,

    sosyal

    ,

    Büyükşehir

    ,

    Resmi

    ,

    şans

    ,

    dolu

    ,

    kent

    ,

    Bostancı

    ,

    genç

    ,

    siyasi

    ,

    silah

    ,

    istifa

    ,

    kuruluş

    ,

    iktidar

    ,

    emniyet

    ,

    müdahale

    ,

    yönetim

    ,

    açıklama

    ,

    Aziz Kocaoğlu

    ,

    oy

    ,

    hizmet

    ,

    Karşı

    ,

    Havalimanı

    ,

    Evrensel

    ,

    Aslan

    ,

    Emniyet Müdürü

    ,

    paramparça

    ,

    Yağmur

    ,

    7 Haziran

    ,

    manisa

    ,

    muğla

    ,

    milletvekili

    ,

    2015

    ,

    ÖDP

    ,

    Alper Taş

    ,

    miting

    ,

    Avukatlar

    ,

    İntihar

    ,

    öldü

    ,

    konvoy