Ankara saldırısında sahte kimlik resmi makamdan

Ankara saldırısında sahte kimlik resmi makamdan
Ankara saldırısında sahte kimlik resmi makamdan
Ankara Valisi Alaaddin Yüksel ve Ankara Emniyet Müdürlüğü yaptıkları açıklamalarla polis evinde düzenlenen saldırıyla ilgili bilgi verdi. Vali Yüksel saldırganlardan birinin üzerinden çıkan sahte kimliğin Viyana'daki Türk yetkililerce verildiğini söyledi.

ANKARA - Ankara’da dün akşam saatlerinde Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) ve Polisevi’ne roketatarlı saldırıda bulunan kişilerin DHKP-C terör örgütü üyesi oldukları, ölü ele geçirilen zanlının isminin Muharrem Karataş, ağır yaralı olarak yakalanan zanlının ise Serdar Polat olduğu belirlendi. Polat’ın üzerinden çıkan sahte kimliğin, Viyana’da bulunan Türkiye resmi merciilerinden alındığına ilişkin açıklama dikkat çekti.

EGM ve Polisevi’ne roketatarla yapılan saldırının ardından, Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün farklı birimlerinden çok sayıda ekip, olay yerine sevk edildi. Saldırının, Çetin Emeç Bulvarı’nın sol tarafında yol kenarından düzenlendiği, bölgede bir roketatar silahı ile patlamamış roket mermisi bulunduğu belirtildi. Olayda, RPG-7 roketatar kullanıldığı, duvara saplanan merminin infilak etmediği öğrenildi. Zanlıların, üçüncü roketi ateşlemeye fırsat bulamadan kaçtıkları ifade edildi. Olay yerinde, bir çanta ve örgüte ait flama da bulundu. Mühimmat, çanta ve flama, incelenmek üzere emniyete götürüldü. Güvenlik güçleri, zanlı ya da zanlıların otomobille olay yerinden kaçtığını belirtti. Bölgedeki tüm güvenlik kameraları da incelemeye alındı. Saldırıyı gerçekleştiren kişilerin isimlerinin Muharrem Karataş ve Serdar Polat olduğu belirlendi.

'ARANIYORDU'

Konu hakkında basın toplantısı yapan Ankara Valisi Alaaddin Yüksel zanlıların Oran ormanlık bölgesi civarında görüldüğünü belirterek, “Konya Yolu istikametine hareket ettikleri tespitiyle, o bölgede bulunan Akpınar Mahallesi ile Konya Yolu arasında bulunan ağaçlık alanda saklandıkları tespit edilen eylemci şahıslar, 23:45 sularında çembere alınarak bölge projektörlerle aydınlatıldı” dedi. Yüksel, zanlılar ve polis arasında geçen çatışmayı şöyle anlattı:
“Şahıslara teslim olmaları hususunda defalarca uyarı yapılmasına rağmen, eylemciler üzerlerinde bulunan silahlarını kullanarak, güvenlik güçlerine ateş açmışlar ve çıkan çatışmada şahıslardan biri ölü, diğeri de yaralı olarak ele geçirilmiştir. Ölü olarak ele geçirilen Muharrem Karataş isimli şahsın Ahmet Güzel adına düzenlenmiş ve üzerine de kendi resmi yapıştırılmış sahte nüfus cüzdanı kullandığı anlaşılmıştır. Bu şahsın Mart 2013 tarihinde AK Parti Genel Merkezi’ne yönelik lav silahlı saldırı eylemini gerçekleştirdiği anlaşılmıştır. Adı geçenin 6 adet Ankara ve Çorum Mahkemeleri ve Cumhuriyet başsavcılıklarınca silahlı terör örgütüne üye olmak suçlarından aranıyor kayıtlarının olduğu da tespit edilmiştir.”

SAHTE KİMLİK RESMİ MERCİLERDEN
Vali Yüksel’in, eylem sonrası yaralı olarak ele geçirilen Serdar Polat’ın üzerinden çıkan Muzaffer Uzun adına düzenlenmiş sahte kimliğin Viyana’daki Türkiye resmi merciilerinden alındığına ilişkin sözleri dikkat çekti. Yüksel, “Yaralı olarak ele geçirilen Serdar Polat adlı eylemcinin de Muzaffer Uzun kişi adına düzenlenmiş, yine kendi resmi yapıştırılmış sahte nüfus cüzdanı kullandığı ve 4 kere terör örgütüne üye olmaktan da kaydının olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca bu nüfus cüzdanının Viyana’dan, bizim resmi mercilerden alınmış olduğu anlaşılmıştır. Ankara Emniyet Müdürlüğü etkili bir şekilde çalışmalarını sürdürmektedir. Ayrıca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da olayın başlangıcından itibaren adli soruşturmasını sürdürmektedir” dedi.

ZANLILAR YAYA KAÇMIŞ
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Yüksel, Polat’ın durumu hakkında bir soru üzerine, “Kaldığı hastanede ameliyat oldu ve şu anda hayati tehlikesi ifade eden bir hususun olmadığını bildirdiler” dedi. Yüksel MOBESE kayıtlarının incelenmesi sonucu zanlıların yaya olarak gelip gittiklerinin tespit edildiğini belirtti.
Çatışmada ölü yakalanan Karataş’ın cenazesi savcılık incelemesinin ardından, Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden alınarak otopsi yapılmak üzere Keçiören’de bulunan Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı'na götürüldü.

Siyasiler tepkili

Cumhurbaşkanı Vekili ve TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Dikmen’deki Polisevi’ne düzenlenen roketli saldırıyı şiddetle kınayarak, “Geleceklerini, ülkemizin içine gireceği kaosta arayan kukla teröristlerin saldırıdan kısa süre sonra güvenlik güçlerimiz tarafından yakalanmasından dolayı da değerli polislerimizi kutluyorum” ifadesini kullandı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu , “Önce bu tür saldırıları hep birlikte şiddetle kınamalıyız. Güvenlik güçlerine saldırı yapmak, doğru değildir. Terörün bir başka şeklidir bu. Hükümetin bu konuda her türlü önlemi almasını isteriz. Bu ülke terörden çok şey çekti. Terörün bir insanlık suçu olduğunu hep beraber kabul etmeli ve bu konuda ortak mücadele etmeliyiz” dedi. Kılıçdaroğlu, “Türkiye terör ithal eden bir ülke konumuna geldi” diyerek, “Eğer Türkiye bu dış politikayla yoluna devam ederse daha acı bedeller ödemeyle karşı karşıya gelebilir. O açıdan Türkiye’nin, hükümetin bu konuda daha ciddi, daha tutarlı bir politika izlemesi gerekiyor” diye konuştu. (Radikal)


Ankara Emniyeti'nden açıklama

Ankara Emniyet Müdürlüğü'nün yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi: "20 Eylül 2013 günü akşam 21.30 sıralarında, DHKP/C terör örgütü mensuplarınca Emniyet Genel Müdürlüğü Ek Hizmet Binası ve Dikmen Polis Evi’ne yönelik roketli saldırı eylemleri gerçekleştirilmiş olup herhangi bir can kaybı ve yaralanma olmamış sadece maddi hasar meydana gelmiştir. Olay yerinde uzman ekiplerce yapılan ilk incelemeler neticesinde; 1 adet marjinal sol terör örgütüne ait bez parçası, 1 adet RPG7 roket ana gövdesi, 1 adet atılmamış RPG7 roket başlığı, 3 adet plastik sevk barut koruyucu, 1 adet plastik siyah renkli poşet içerisinde beyaz renkli havalı naylon, 1 adet siyah renkli çanta, 1 adet bağlama kılıfı. Roketin atıldığı yerin karşı caddesinde; 2 adet roket disk kapağı bulunmuştur.

Eylem sonrası şahısların Mevlana Bulvarı Kepekli Mevkiinden, Ankara istikametine doğru, Akpınar Mahallesi 826 sokak ve Konya yolu arasında bulunan ağaçlık alanda saklandıklarının tespit edilmesi üzerine bölge güvenlik güçlerimizce çember altına alınmıştır.
Görevlilerimizce ‘teslim olmaları’ yönünde defalarca ikazlar yapılmış, ancak şahısların ateşle karşılık vermesi sonucu çıkan çatışma neticesi Kırmızı Bültenle aranan M.K. isimli örgüt mensubu ölü olarak, S.P. isimli örgüt mensubu da ağır yaralı olarak ele geçirilmiştir."

"1 adet marka ibaresi olmayan namlusunda fişek sürülü ve atışa hazır vaziyete otomatik tabanca ve bu tabancaya ait şarjör ile 19 adet 7,65 mm çapında fişek, 1 adet CZ-75 marka atışa hazır vaziyette tabanca ve bu tabancaya ait şarjör ile 13 adet 9 mm çapında fişek, 1 adet Pistole marka 7.65 mm çapında tabanca ve tabancaya ait fişek dolu şarjör, 1 adet dolu şarjör ve şarjör içerisinde 9 mm çapında dolu fişek, 1 adet 7,65 mm çapında silaha ait olduğu değerlendirilen dolu şarjör, 3 adet DHKP/C yazılı flama, 2 adet F1 savunma tipi el bombası, 2 adet dolu vaziyette tam otomatik silaha ait şarjör ve bu şarjör içerisinde 37 adet 7.65 mm çapında mermi, 1 adet CZ -75 marka tabancaya ait şarjör, 2 adet poşet içerisinden toplam 69 adet 7.65 mm çapında fişek, 2 bin 280 Euro banknot, 2 bin 560 TL banknot, 2 adet siyah renkli maske, 1 adet pusula, 1 adet Ahmet Güzel adına düzenlenmiş sahte kimlik, 1 adet Muzaffer Uzun adına düzenlenmiş sahte kimlik, 1 adet dolu tabanca fişeği ile çok sayıda örgütsel doküman ele geçirilmiştir. Şahıslarla ilgili yapılan çalışmalarda; ölü olarak ele geçirilen örgüt mensubu Muharrem Karataş’ın; 2001 yılından itibaren DHKP/C terör örgütünün açık alan yapılanmaları içerisinde aktif olarak faaliyet yürüttüğü. 9 Mayıs 2001 de, Sivas’ta DHKP/C terör örgütüne yönelik operasyonda tutuklandığı. 16 Kasım 2003 de, Çorum da DHKP/C terör örgütünün kırsal kuryesi olarak malzeme aktarımı yapmak ve örgüte eleman kazandırmak suçlarından tutuklandığı. 2009 yılında illegal yollardan Yunanistan ’a gittiği bilgisine ulaşılmıştır."