Ankara şokta: Gizli Suriye toplantısı dinlenmiş

Ankara şokta: Gizli Suriye toplantısı dinlenmiş
Ankara şokta: Gizli Suriye toplantısı dinlenmiş
Dışişleri kalesine girilmişse, MİT kalesine de girilmiş sayılmaz mı? Ülkenin ulusal güvenliği hiç bu kadar kevgire dönmemişti. Devlet yapısı, işleyişi hiç bu kadar kevgire dönmemişti.
Haber: MURAT YETKİN / Arşivi

 Öğle saatlerinde internete düşen iki ses kaydı daha öncekilere hiç benzemiyordu.
Kayıtlar çok gizli nitelikte bir toplantıdan alınmıştı.
Toplantı Dışişleri Bakanlığı’nda yapılmıştı. Bakan Ahmet Davutoğlu’nun makam katında, güvenli bir odada.
Tarih 13 Mart 2014, Perşembe.
Konu, Suriye’deki tek Türk toprağı sayılan Süleyman Şah Türbesi’ne Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) tarafından yapılan saldırılar.
Kriz var? Ne yapılacak? Müdahale mi edilecek? Nasıl edilecek?
Kriz toplantısına Bakan Davutoğlu başkanlık ediyor. Katılanlar MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu.
İşte bu çok gizli toplantının kayıtları iki posta halinde internete sızdırıldı.
İçeriği ayrı konu… Türkiye’nin bir yandan kendi sınırlarını koruması, diğer yandan kendisini komşudaki iç savaşa kaptırmaması, ama savaşan da uzak durması lazım. Zaten bunu konuşuyorlar.
İşte kritik 30 Mart seçimine üç gün kala sızdırılan kayıtlar budur.

***
Dinledikten sonra aklıma Atatürk’ün Gençliğe Hitabındaki bir ifade geldi:
Bütün kaleleri zapt edilmiş…
Dışişleri bu ülkenin kalelerinden birisidir; zapt edilmese de girilmiştir. 
Genelkurmay’a zaten çoktan girilmişti. Ne Kozmik Oda kalmıştı dağıtılmamış, ne Gölcük tersanesi kalmıştı girilmedik.
Genelkurmay Başkanı ‘Terör örgütü kurdu’ denilerek müebbette mahkûm edilmişti.
Dışişleri kalesine 13 Mart itibarıyla girildiğini maalesef bugün itibarıyla öğrenmiş bulunuyoruz.
İçeriğini bir kenara bırakıyoruz şimdilik, yapılan düpedüz casusluk faaliyetidir.
***
Bu işten anlayanlar “Ortam dinlemesi” denilen türden olduğunu söylüyorlar.
Yani Dışişleri Bakanının mahrem toplantısını yaptığı oda, içeriden dinlenmiş, kayda alınmış.
Artık odaya önceden dinleme cihazı mı yerleştirilmişti?
Yoksa katılanlardan birisinin telefonuna, ya da bilgisayarına girilerek alıcıya mı çevrildi?
Ya da başka, akla getirilmeyecek bir yöntem mi? Belli ki dünyada herkesin elinde bulunmayan bir teknoloji kullanılmış.
Vahimdir ve buz gibi bir casusluk faaliyetidir. Bunun mahkeme kararı filan olmaz.
***
Bir de, MİT ne yapar Allah aşkına? Öyle bir toplantının, üstelik Müsteşarının da bulunduğu bir toplantının güvenliğini sağlayamıyorsa MİT ne yapar?
Dışişleri kalesine girilmişse, MİT kalesine de girilmiş sayılmaz mı?
Ülkenin ulusal güvenliği hiç bu kadar kevgire dönmemişti.
Devlet yapısı, işleyişi hiç bu kadar kevgire dönmemişti.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Anayasa’nın 104’üncü maddesinde tanımlı geniş yetkileri var. Başbakan Tayyip Erdoğan’ı böyle bir durumda çağırıp konuşabilir, Milli Güvenlik Kurulu’nu (MGK) toplantıya çağırabilir, hatta Bakanlar Kurulu’nu toplantıya çağırabilir.
***
Bir başka not: Bantlar ortaya saçılır saçılmaz muhalefet liderlerinin konudan haberi oldu. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu , hem de Suriye sınırında Hatay’da konuşacaktı. MHP lideri Devlet Bahçeli ise Kahramanmaraş’ta.
Birbirinden hassas iki il. İkisi de bu konuda bir şey söylemediler.
Cumhurbaşkanı bu konuya el atmalı ve attığında muhalefete de, millete de tatmin edici bilgi verilmesini sağlamalı.
Durum ciddidir, ciddiyetiyle ele alınmalıdır.