'Ankara uyanmalı'

İTÜ jeoloji profesörü Aykut Barka,
İstanbul'daki deprem riskinin birçok kesim tarafından göz ardı edildiğini söyledi.
Haber: EVRİM ALTUĞ / Arşivi

İSTANBUL - İTÜ jeoloji profesörü Aykut Barka, İstanbul'daki deprem riskinin birçok kesim tarafından göz ardı edildiğini söyledi. Discovery Channel'in hazırladığı ve Türk televizyonlarında 17 Ağustos 2001 akşamı gösterilecek 'İzmit Depremi' adlı belgeseli izleyen Barka, bu filmi siyasilerin mutlaka görmesini istedi.
'Risk belirlenmeli'
Türkiye'de kimsenin rahatını bozmadığını savunan Barka, yabancıların, İstanbul'a Türkiye'dekilerden daha çok değer verdiğini ifade etti. İstanbul'da olacak depremin riskinin bir an önce belirlenmesi gerektiğini belirten Barka, var olan riski sadece belirli semtlerden söz ederek gündeme getirmenin emlak piyasasına ve sağlam zemine zarar vereceğini kaydetti. Prof. Dr. Barka, yaşanan ekonomik kriz ile deprem riskini ise şu sözlerle karşılaştırdı:
"İstanbul'un yüzde 5'inin bile kaybı büyük rakam. Yüzde 5'lik bir kayıp 100 ila 150 milyar dolara mal olur. Şu anki ekonomik kriz ise 40-45 milyar dolarlık bir krizdir. Türkiye bunun iki katına filan dayanamaz. Bir daha ayağa kalkmak mümkün olmaz. Bu nedenle bu işlerin ciddiye alınıp ileriye
dönük plan yapılması gerekir. Ankara artık uyanmalı. Bu işin izahını ise ancak biz bilimadamları yapabilir, hem resmi, hem de sivil kesimlere aktarabiliriz. Marmara Denizi'ne bu kadar çok araştırma gemisinin gelmesi bile riskin bir göstergesidir."
'Tsunami olmaz'
Medyanın kim olduğunu sormadan, araştırmadan bulduğu 'bilim adamlarıyla' bir yere varılamayacağını belirten Barka, oluşacak depremin riski üzerine, medyanın özellikle Ankara'yla uğraşması gerektiğini savundu. İstanbul'da yapılacak bir risk belirleme çalışmasının 3 ila 5 milyon dolar tutarında olduğunu vurgulayan Barka, Boğaz'daki bir yalının 10-15 milyon dolar değerinde olduğuna dikkat çekti.
Tsunami tartışmalarına da değinen Barka, bir depremde Marmara Denizi'nde oluşacak dalga boyunun 4-5 metreyi geçmeyeceğini belirtti. Prof. Barka, 'Marmara Denizi ve İstanbul' üzerindeki risk hakkında, Deprem Konseyi'nde elde edilen son bulguların şu aşamada olduğunu söyledi:
'Fayda birikim var'
"Eylüldeki Fransız araştırma grubunun çalışması çok önemliydi. O çalışmada ana fayın Adalar'ın güneyinden geçip İstanbul'un Avrupa yakasının güneyinde 'doğu-batı' doğrultusunda ilerlediği, daha sonra Marmara Adası'na doğru devam ettiği kesinlik kazandı. Bu fayın tek bir çizgi halinde değil, sıçramalı bir yapısı var. Fay sürekli değil.
Ama tabii o parçaların her biri, 7'den büyük bir deprem üretecek kapasitede. Farklı gemiler detaylar için gelmeye devam ediyor. Ama elde edilen fay geometrisi, tarihsel deprem bulguları ve GPS'den elde ettiğimiz fayın hızı, tehlikeyi açıklamak için yeterli. Bence Adalar'ın önünden çok,
İstanbul'un güneyinden başlayan, Marmara Adası'na doğru uzanan fay parçası en tehlikeli durumda. Onun üzerinde en azından dört-beş metrelik birikim var."