Ankaralı vatandaş taşıma suyla idare ediyor

Susuzluk deneyimleri

Ankaralılar evde buldukları tüm kap kacağı suyla dolduruyor. Evlerinin yakınında çeşme olan şanslılar sabah akşam bidonlarla su taşıyor.
"Dedelerimiz de böyle yapıyordu" diyorlar." Su satan esnaf bile şikâyetçi: Su taşımaktan belimiz koptu.
Haber: BEHZAT MİSER / Arşivi

ANKARA - Başkentliler susuz yaşamaya alışmaya çalışıyor. 48 saat dönüşümlü yapılan kesintiler vatandaşları sıkıntıya soktu. Esnafın durumuysa farklı. Bu durumdan rahatsız olan sektörler kadar satışlarını patlatanlar da var. Başkentte, barajlardaki suyun giderek azalması, 'tarihte kaldı' sanılan plastik su depolarına ve bidonlara rağbeti artırdı.
Lokanta ve kafe gibi gıda işiyle uğraşan yerler işletmelerine depo yaptırırken, evlerde su biriktiriliyor. Ankaralılar su kesintilerinin kendilerini nasıl etkilediğini şöyle anlattı:
Bahriye Ok (Batıkent): İlk gün habersiz suyumuz kesildi; oysa programda görünmüyordu. Aynı akşam su verdiler ve hemen bulduğumuz kap-kacağı doldurduk. Gerçi evde depo var ama onun da ne kadar sağlıklı olduğu tartışılır. İki gün kesinti fazla diye düşünüyorum. Evde ne kadar su biriktirebilirsin ki. Millette zaten para yok, bidon, varil parası ayırmaya pek çok insanın imkânı yok.
Selahattin Tekeli (Market işletmecisi): Susuzluk kötü. İnsanlar tuvalet, bulaşık, çamaşır için su biriktirebiliyorlar ama yemek ve içmek için o kadar su biriktirme şansları yok. Bu nedenle satmadığımız halde, 19 litrelik damacana suyu getirttik ve neredeyse yok satıyor. Su kesintilerinin başladığı günden bu güne yarım kamyon su sattık belki. Siparişlere yetişemiyorum, su taşımaktan belim ağrıdı.
Ali Balkız (İşletmeci): Su sıkıntısı, bizi de sıkıntıya soktu. Dün (önceki gün) bir müşterimiz kola istedi, götürdük. "Su yok, bu kola bardağı iyi yıkanmamış olabilir" diyerek, kolayı geri gönderdi. Bu nedenle kutu kola almak zorunda kaldım. Buradaki sıkıntıyı depo yaptırarak çözmeye çalıştım. Evde ise başka bir âlem. Banyo yapacaksın, çamaşır yıkayacaksın, yemek hazırlayacaksın...
Satılmış Davarcı (Etimesgut): Ailecek perişan olduk. Allah'tan burada dağdan gelen bir pınar var da mahalleli su alabiliyoruz.
Ama duyduğuma göre, Ankara'nın hemen hemen bütün çeşmeleri kurumuş. Daha az suyla yaşamaya çalışacağız mecburen. Yemeğe ve içmeye su bulduk mu, gerisi önemli değil. Su geldiği zaman yıkanırız. Su kesintisinde belediyenin kusuru olduğuna inanmıyorum ben. Evimde birkaç bidonum var, mahallemde de çeşme; bittikçe gidip su taşıyacağız artık. Dedelerimiz de öyle yapmıyor muydu?