Ankara'nın antik tiyatrosu ışığa kavuştu

Ankara'nın antik tiyatrosu ışığa kavuştu
Ankara'nın antik tiyatrosu ışığa kavuştu

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay 1992 yılında yapılan binanın yıkımını izledi.

Roma dönemine ait antik tiyatronun üstüne Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın izniyle inşa edilen bina yine bakanlığın kararıyla yıkıldı




ANKARA - Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Ankara’da Atatürk’ün hatıraları konusunda "en çok dikkatli olması gereken kamu yapılarının bile Atatürk’ün hatırasını gölgeleyen kaçak, estetikten yoksun yapılar yapmakta sakınca görmediklerini" söyledi.

Günay, Ankara Roma Antik Tiyatrosu’na gelerek, kazı alanına 1992 yılında yapılan binanın yıkımını izledi.


Ertuğrul Günay, burada yaptığı açıklamada, çalışmanın Büyükşehir Belediyesi ve Anadolu Medeniyetleri Müzesi ile yürütüldüğünü ifade etti.

Binanın birinci derecede arkeolojik sit alanı üzerine kurulduğunu belirten Günay, "Bu, 1992 yılında her nasılsa yapılmış ve hatta tescil bile edilmiş bulunan, tamamen kurallara aykırı bir bina" dedi. Binanın o dönemin Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapıldığına dikkat çeken Günay, yapının altındaki bölümde Roma dönemine ait 5 bin kişilik bir antik tiyatro bulunduğunu bildirdi.

Bakan Günay, "Altı arkeolojik sit bölgesi ve muhtemelen oraya zarar vermiştir. Şimdi kazı yaptığımız zaman temelleri nerelere kadar iniyor ve alttaki tiyatronun oturma sıralarına bir zararı olmuş mu göreceğiz. Bu müthiş bir tarih duyarsızlılığını da ifade ediyor" diye konuştu.

Tiyatroyla ilgili 1980-1982 yılları arasında kazı çalışmaları yapıldığını, sahne, giriş-çıkışlar, sahne çukurunun kısmen ortaya çıkarıldığını anlatan Günay, "Önemli ölçüde tahrip edilmiş. Bir şehir merkezinde olduğu için hem bir bitki saldırısı var hem de çöp alanı haline getirilmiş önceki yıllarda. Şimdi bu binanın yıkımını gerçekleştirdikten sonra hemen bu alanda temizlik çalışmalarına ve arkasından kazılara başlayacağız" değerlendirmesinde bulundu.

"ANKARA TARİH YÖNÜYLE SAHİPLENİLMEMİŞ"

Ankara’nın "ne yazık ki tarih yönüyle sahiplenilemediğini" dile getiren Günay, başkentin Roma, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi olmak üzere tüm dönemlerine sahip çıkmaya, çirkin yapılaşma saldırısını ortadan kaldırmaya ve tarihsel varlıkları gün yüzüne çıkarmaya çalıştıklarını vurguladı.

Kültür ve Turizm Bakanı Günay, "2 yıla yaklaşan görev süresinde bakanlık binasının arkasındaki eklentinin dört katını yıkarak temizlediklerini, Opera Çarşısı denilen köprünün altındaki salaş dükkan yığıntılarını Büyükşehir Belediyesiyle birlikte kaldırdıklarını, Milli Komite’nin yönetiminde olan AKM sahası içinde yıkım kararı verilmiş, salaş, çirkin, gece kulübü gibi kullanılan yapıları ortadan kaldırdıklarını" ifade etti. Günay, şöyle devam etti:

"Ama Mustafa Kemal Atatürk’ün bizzat yapımına nezaret ettiği Resim Heykel Müzesi ve Mustafa Kemal Atatürk’ün naaşını 1938’den 1952’ye kadar taşıyan Etnografya Müzesi’nin, müzenin önündeki çok önemli Atatürk anıtının siluetini kesen bazı kamu kurumlarının çirkin, izinsiz ve yasaya aykırı eklentilerini kaldırmayı henüz başaramadık. Altını çizerek bunu Ankara halkına ve Türkiye’ye duyurmak istiyorum.

Gerek bakanlık binamız arkasında, gerek bizim denetimimizdeki arkeolojik sit alanında yapılmış bulunan kanunsuz, usulsüz, estetik dışı düzenlemeleri biz ortadan kaldırıyoruz ama öteki kamu kurumlarından da aynı dikkati, aynı duyarlılığı, zaman kullanma titizliğini istemenin de hakkımız olduğunu düşünüyorum."

"SÖZDE HERKES ATATÜRKÇÜ"

Tarihi değerlerin ortaya çıkarılmasıyla Ankara’nın "kuru bir Başkentten tarihi bir kente" dönüşeceğini kaydeden Günay, Roma Tiyatrosu’nun karşısındaki Öğretmenevi ile ilgili konunun da mahkemede olduğunu ve orasının da yıkılacağını bildirdi. Günay, "1990’larda kazı bitirilmeyip devam edilseydi, belki şu anda başkentin Ankara Kalesi’nin hemen yanında bir antik tiyatroya sahip olacaktı. Buradaki tiyatronun ne kadar çekici olacağını bir düşünün" ifadesini kullandı.

Yaptıkları tüm çalışmaları Cumhuriyet’in kuruluşunun 100. yılına yetiştirmeye çalıştıklarını anlatan Günay, Atatürk’ün hatırasına "sözde değil, özde sahip çıktıklarını" belirterek, şunları kaydetti:

"Sözde herkes Atatürkçülük’te kimseye sıra vermiyor ama ne ideallerini paylaşmışlar ne de eserlerini koruma konusunda bir dikkati göstermişler. En çok bu konuda dikkatli olmaları gereken kamu yapıları bile Atatürk’ün hatırasını gölgeleyen kaçak, estetikten yoksun yapılar yapmakta sakınca görmemişler. Şimdi bütün bilgisiyle, belgesiyle ortaya çıkarmamıza rağmen bunları... Biz kendi çevremizdeki yapılaşma temizliklerini sağlıyoruz ama birçok kurumlar hala işi çok ağırdan alıyor ve bu üzüntü veriyor."

Günay, "Bunlar hangi kurumlar?" sorusuna, "Ankara’da yaşayan herkes bunu biliyor" yanıtını verdi.

VATANDAŞLARI DİNLEDİ

Daha sonra Hacı Bayram Camisi’ne gelerek türbeyi ziyaret eden Günay, çıkışta bir vatandaşın kucağındaki küçük bebeği sevdi. Ardından Augustus Tapınağı’nda incelemelerde bulunan Günay, bu yıl yapının sağlamlaştırma ve restorasyon çalışmalarına Hacı Bayram çevresiyle birlikte yaptıklarını kaydetti. Çıkışta, hastanedeki çocuğu için yardım isteyen Ersin Ataman ile ilgilenen Günay, Ataman’a para yardımında da bulundu. Dolmuş şoförleri de Günay’a sıkıntılarını anlattı.


Ertuğrul Günay, Ankara Kalesi’nin civarındaki yıkılan ve yıkılması planlanan gecekondularla ilgili olarak, "Buralara havaalanı yolu gibi yüksek binalar yapılırsa yazık olur. Bunu konuşmamız lazım" diye konuştu. (aa)