scorecardresearch.com

'Anlat Savaş Abi'ne'

'Anlat Savaş Abi'ne'
Bir dönemin efsane TV programı 'A Takımı'yla hafızalarda yer eden Savaş Ay, dün hayata veda etti. Ay, sokağı en iyi bilen 'muhabir'lerdendi.
Haber: MUHSİN TOPYILDIZ / Arşivi

90’lı yılların ortalarında ufak bir çocukken beni konserden konsere gezdirmek zorunda kalan kuzenim, Haluk Levent’in Eskişehir’de verdiği konserde sahneye çıkıp Levent’le konuşmamı sağlamıştı. Alakasız gibi durabilir ama Savaş Ay’ı televizyonda ilk görüşümün müsebbibi Haluk Levent’in ta kendisi. Müzisyenin konuk olduğu ‘A Takımı’nı arayıp düşürmeyi başarmış, kanal tarafından geri aranmayı bekliyordum. Saat gece yarısını epey geçtikten sonra Savaş Ay’ın kapanış konuşmasıyla yıkılmıştım!

Erdal Eren’in son fotoğrafı

Yıllar sonra bir gün haberlerde kanser olduğunu öğrendim. Bir süre sonra başka bir haberde kanseri yendiği söyleniyordu. Daha sonra tekrar kanser olduğunu, tekrar yendiğini… Uzun yıllar boyunca kanserle mücadelesi hiç bitmedi. Fısıldayarak konuşan bir adam haline geldiğini söylüyordu çıktığı bir televizyon programında. Fakat sessizleşmesine rağmen elindeki mikrofon da hiç düşmüyordu. Onu fısıldar haliyle bir sanatçının yanında “Anlat Savaş Abine” derken ya da bir yangının görüntülerini yakalayan ilk gazeteci olarak görmek hasta haline rağmen şaşırtıcı değildi. Onun halinden tavrından bazıları hoşlanmazdı belki. Ama yıllar yılı babacanlığından ödün vermemesi Savaş Ay’ı diğerlerinin gözünde başka bir yere taşıyordu.
1954 yılında döneminin ünlü ses sanatçısı Şükran Ay ile ünlü sihirbaz Turan Ay’ın oğlu olarak doğan Savaş Ay, Marmara Üniversitesi İkisat Fakültesi’ni bitirmişti. Gazeteciliğe 1974’te Dünya gazetesinde başlayan Ay, mesleğinin ilk yıllarında dünyanın sıcak noktalarında savaş muhabirliği yapmıştı. Türkiye ’nin en sıkıntılı yıllarında göz ardı edilemeyecek hamleleriyle hem sevildi hem de topa tutuldu. Darbe yıllarında cezaevine kadar gidip Erdal Eren’in son fotoğrafını çekmeyi başaran Savaş Ay’dı. O son bakışları aklımıza çivilemeyi başarmıştı. Sezen Aksu da hepimiz kadar etkilenip o son bakışları notalara dökmüştü.
Televizyona ise ‘32. Gün’ programında adım attı. 1993’te ise kısa sürede dönemin fenomen programı olan ‘A Takımı’na başladı. 1999’da Ahmet Kaya’ya çatalların bıçakların fırlatıldığı gecede Kaya’nın yanında sapasağlam duran az sayıdaki insandan biri de oydu.
‘A Takımı’nda gündeme getirdiği konular da hep çok tartışıldı. Türkiye’de yaşanan problemlerle alakalı yaptığı ‘zıpkın gibi, fişek gibi’ programların yanında ‘Mankenden oyuncu olur mu?’, ‘Ajdar şarkı söylemeli mi?’, ‘Kurban Bayramı’nda hindi kesilir mi?’ gibi garip konularla da ekranda belirebiliyordu. Dolayısıyla ‘A Takımı’ ne zaman yayımlansa garip anlar yaşanması olasıydı. Tarkan, Savaş Ay’ın karşısında ‘Çişim var’ diyebiliyor, Lerzan Mutlu, Zekeriya Beyaz’ı yanağından ısırabiliyordu. Bu sebeple hep tartışılan insanlardan biri oldu.
Okuduğu şiirler ve sinemaya merakı da Savaş Ay’ın önemli özelliklerindendi. Güzel şiir okumasına karşın sinemada işler beklediği gibi gitmedi. ‘ İstanbul Kanatlarımın Altında’ filminde şarapçı Bekri Mustafa’yı oynadı. Yazıp yönettiği ‘Dansöz’ sinemamızın başarısız filmlerinden birisi olarak tarihteki yerini aldı. Bir de ‘Maskeli Beşler Irak’ filminde ‘A Takımı’ stüdyosu kurup kendini oynadı.
Kadere bakın ki yıllardır kanserle mücadele eden Savaş Ay iki gün önce son yazısında kanserden kaybettiğimiz Kazım Koyuncu’nun doğum gününü kutlamıştı.
Savaş Ay için 11 Kasım Pazartesi saat 10.00’da Sabah gazetesi önünde, saat 11.30’da CRR’de tören düzenlenecek. Aynı gün, Fatih Camii’nde ikindi vakti kılınacak namazın ardından Topkapı Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

Savaş Ay tweet’leri


METİN UCA: Gazetecilikte muhabir olabilmek ve kalabilmenin değerini öğreten usta haberci Savaş Ay’ı saygıyla anıyor, özlemle uğurluyorum.
AHMET HAKAN: Savaş Ay sokakların gazetecisiydi. Sokakta karşılaştığımızda çekmiştim bu fotoğrafı...
GÖKHAN BİÇİCİ: Gazeteci Savaş Ay, zor zamanlarda cesur işler yapmıştı. Yine zor zamanlardayız, unutmayacağız!
MUSTAFA ALTIOKLAR: Savaş Ay da gitmiş. Ruhun huzur bulsun Bekri Mustafam. Seni senin çektiğin bir fotoğrafla selamlarım...
İRFAN DEĞİRMENCİ: Biz bütün muhabirler Van’da hastane önünde beklerken o içeri girip kuş gribi haberini patlatmıştı bile. Güle güle muhabir, güle güle Savaş Ay.
FATİH POLAT: Hep sokakta olan Savaş Ay aynı zamanda Erdal Eren’in son fotoğraflarını da çeken gazeteciydi. Rahat uyusun.
NEBİL ÖZGENTÜRK: Halk kahramanlarını son nefesine kadar yazan can arkadaşım benim rahat uyu. Hafta içi ziyaret ettik Savaş Ay’ı, bizi uğurladıktan sonra bin yıllık sokak tecrübelerini yazacaktı. Sert sokakları.
SERDAR AKİNAN: Bu meslekteki ilk hocamı; Savaş Ay’ı kaybettik...
Özlem Gürses: Tutkulu bir gazeteciydi. Sokağı iyi tanıyan, o dünyaları seven biri.

http://www.radikal.com.tr/115994511599450

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yazılmamış.