Anne-babası kemiklerini bile göremedi

Anne-babası kemiklerini bile göremedi
Anne-babası kemiklerini bile göremedi
1995 yılında gözaltına alınan 14 yaşındaki Seyhan Doğan'ın kemikleri de Dargeçit'ten çıktı. 15 yıl oğullarını arayan anne ve baba ise üç yıl önce vefat etmişti.
Haber: MESUT HASAN BENLİ - hasan.benli@radikal.com.tr / Arşivi

ANKARA - Dargeçit Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sürdürdüğü faili meçhul cinayetler soruşturmasında çarpıcı bir gelişme yaşandı. İstanbul Adli Tıp Kurumu, geçen yıl Bağözü Köyü’nde bulunan kemiklerden bazılarının 1995’te gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan 14 yaşındaki Seyhan Doğan’a ait olduğu yönündeki raporu savcılığa gönderdi. Oğulları için yıllardır mücadale eden ve Cumartesi Anneleri’nin simgelerinden birisi olan anne Asiye Doğan ve Baba Ramazan Doğan, oğullarının kemiklerinin bulunduğunu bile göremeden üç yıl önce vefat etmişlerdi.
1995 yılında Mardin’in Dargeçit ilçesinde, PKK ’ya yardım ettikleri gerekçesiyle Dargeçit Jandarma Komutanlığı tarafından 9 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlardan 11 yaşındaki Hazni Doğan ve 28 yaşındaki Hayat Altınkaynak serbest bırakıldı. Ancak 7 kişiden bir daha haber alınamadı. Ailelerin yaptığı ısrarlı takip üzerine, Dargeçit Cumhuriyet Savcılığı 2009 yılında soruşturma dosyasını yeniden açtı. Ailelerin ve Mardin İnsan Hakları Derneği’nin takibi sonucu 17 Şubat 2012’de, Dargeçit’in Bağözü Köyü’nde kazı çalışması yapıldı.

Toplu mezar alanı
Toplu mezar alanı olduğu ileri sürülen Bağözü Köyü çevresinde başlatılan kazı çalışmaları, 4 gün sürdü. Kazı çalışmaları sırasında bir kuyunun içinde yanmış insan kafası ve bazı kemikler bulundu. Bulunan kemikler, gözaltında kaybolan kişilere ait olup olmadığının belirlenmesi için Adil Tıp Kurumu’na gönderildi. Adli Tıp Kurumu’nda gelen ilk raporda, bulunan kemiklerden birinin gözaltında kaybolan 19 yaşındaki Mehmet Emin Aslan’a ait olduğu belirlendi. Adli Tıp Kurumu, diğer kemikler üzerinde yaptığı çalışmalar sonucunda, bazı kemiklerin de 14 yaşında Seyhan Doğan’a ait olduğu yönünde rapor hazırladı. Hazırlanan rapor Dargeçit Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.
Mardin İHD şubesi yaptığı açıklamada, “Talep edilen ek rapor sonucunda Bağözü Köyü’nün içinde bulunan kuyuda bulunan kemiklerin bir kısmının Seyhan Doğan’a (14) ait olduğu tespit edilmiştir. İşlemler bittikten sonra cenazenin Doğan ailesine teslimi yapılacaktır” denildi. Aranan 7 kişinin içinde bir de asker var. İddialara göre Uzman Çavuş Bilal Batır, söz konusu cinayetler hakkında bilgisi olduğu için yakılarak öldürüldü ve diğer cesetlerle birlikte aynı kuyuya atıldı.
İHD, açıklamasında 7 kişinin gözaltında kaybettirilme olayının şüphelilerin o dönemde bölgede görev yapan Mehmet Tire ve Hurşit İmren olduğu iddiasını dile getirerek “Tüm Kürt coğrafyasında olduğu gibi Mardin ili açısından da 1993-1996 yılları karanlık bir dönem olup 52 sivil yurttaşın gözaltında kaybettirildiği gerçeği gözler önündedir. Daha önce Mardin Derik ilçesinde işlenen cinayetler ve kaybettirilme vakalarına ilişkin hazırlanan iddianame ile Dargeçit’te bulduğumuz bu kemiklerin, yargısız infaz ve kaybettirilmenin bir devlet konsepti olarak uygulandığının teyididir. Halen izlerine ulaşamadığımız 4 sivilin izlerinin peşindeyiz” dedi.

Anne ve babası öldü
Seyhan’ın annesi Asiye Doğan, oğlunun akıbetinin tespit edilmesi için uzun süre Galatasaray Lisesi önünde ‘Cumartesi Anneleri’ tarafından yapılan eylemlere katıldı. Asiye Doğan’ın hayatını kaybetmesinden sonra baba Ramazan Doğan, mücadeleye devam etti. Ancak baba Ramazan Doğan da 2010 yılında geçirdiği kalp krizinde hayatını kaybetti.

‘Uzman Çavuş yakıldı’

Mardin Dargeçit’te, 29 Ekim 1995’te iki öğretmenin PKK tarafından öldürüldüğü iddiası üzerine Dargeçit Jandarma Komutanlığı, 2-6 Kasım 1995’te operasyon yaparak, 57 yaşındaki Süleyman Seyhan, 24 yaşındaki Hikmet Kaya, 21 yaşındaki Abdurrahman Coşkun, 20 yaşındaki Abdullah Olcay, 19 yaşındaki Mehmet Emin Aslan, 16 yaşındaki Nedim Akyön ve 14 yaşındaki Seyhan Doğan ile 13 yaşındaki Davut Altınkaynak’ı gözaltına aldı. Seyhan Doğan’ın 11 yaşındaki kardeşi Hazni Doğan da alınıp Dargeçit İlçe Jandarma Komutanlığı’na götürüldü. Dördüncü günün sonunda Hazni Doğan bırakıldı. Dosya kayıp yedi kişinin PKK’ya katıldığı iddiası üzerine kapatılmıştı. Aileler 14 yıl sonra bu davanın Ergenekon kapsamında görülmesi için 2009’da başvurduysa da mahkeme, dosyayı Dargeçit’e yolladı. Savcı Şükrü Arslan dosyayı yeniden açtı. Savcı Arslan soruşturma sırasında Dargeçit Jandarması’nda o dönem görevli Uzman Çavuş Bilal Batırır’ın da kaybolduğunu ortaya çıkardı. Eşi Hatice Batırır tarafından 21 Mayıs 1996’da Feke Savcılığı’na verilen suç duyurusuna ulaştı. Hatice Batırır, kaybolmadan önce eşinin kendisine, “İki öğretmenin kaçırılmasına karıştıkları iddiasıyla bir grup, Tire’nin emriyle alındı, öldürülüp boş kuyulara atıldı” dediğini iddia etti. Korucu olduğu sanılan bir gizli tanık; yedi kişinin Jandarma Komutanı Mehmet Tire ile Tabur Komutanı Hurşit İlmen’in emriyle öldürüldüğünü ileri sürdü. Batırır’ın olaydan rahatsız olup çevresine söylediği için aynı ekipçe komutanlığın kazan dairesinde yakıldığını iddia etti.