Anne cinayetinin arkasından Türkiye gibi bir hikaye çıktı

Anne cinayetinin arkasından Türkiye gibi bir hikaye çıktı
Anne cinayetinin arkasından Türkiye gibi bir hikaye çıktı
SBS'ye girmesine izin vermediği gerekçesiyle annesini öldüren 11 yaşındaki R. A'nın hayatıyla ilgili ayrıntılar aydınlandıkça olayın arkasından bir sosyal çatışma hikayesi çıktı. Evlatlık verilen R.A'nın beş yıl boyunca yaşadığı teyzesinden ayrılıp tekrar ailesine döndüğünde sosyal uyum problemleri yaşadığı, yaşam ve giyim tarzı nedeniyle eleştirildiği belirtiliyor. Ayrıca ablası, R.A'nın geçen hafta "Küçüklere ceza yokmuş, ben de annemi öldüreceğim" dediğini iddia etti




SBS YASAĞI 11 YAŞINDAKİ KIZI ANNE KATİLİ YAPTI



ADANA’da, SBS’ye girmesine izin vermediği gerekçesiyle annesi 39 yaşındaki Songül A.’yı babasına ait ruhsatlı tabancayla başından vurarak öldürdüğü iddia edilen Seyhan İlköğretim Okulu 7-A sınıfı öğrencisi 11 yaşındaki R.A.’nın, 5 yıl boyunca çocuğu olmayan teyzesinin yanında yaşadığı, küçük kızın buna tepkili olduğu, bu arada psikolojik sorunlar yaşamaya başladığı ortaya çıktı. Okulda çok başarılı bir öğrenci olan A.’nın, teyzesinin yanında daha özgür bir ortamda yetiştiği, ailesinin yanına gelince de aynı rahatlığı sürdürdüğü belirtildi. Rahat kıyafetler tercih edip, erkek arkadaşıyla okul çevresinde el ele dolaştığı, bu nedenle cübbeli- sarıklı ağabeyinin de erkek arkadaşının üzerine otomobil sürerek korkutmaya çalıştığı öne sürüldü.
Ova Mahallesi 3 Sokak’ta dün saat 05.30’da patlayan ve kamuoyunda yankı yaratan silahı ateşleyen 11 yaşındaki R.A. Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne ait sitede koruma altında tutulurken, Cumhuriyet Savcılığı da soruşturma dosyasını tamamlayabilmek için çocuğun ‘kemik yaşı’nın Adli Tıp tarafından belirlenmesini bekliyor. Bu raporda, yaşı 12’nin üstünde olursa ‘cezai ehliyet’ kazanmış olacağı için yargılaması yapılacak. Savcılık, olayın oluş şekli ile ilgili tüm şüpheleri giderici ayrıntıları da incelemeye aldı. Böylece, cinayetin başkası tarafından işlenip işlenmediği ya da bir suç ortağı olup olmadığı netleşmiş olacak.

ÜVEY EVLATLIK ÖFKESİ
Okuldan alınıp SBS’ye girmesine izin verilmediği için annesi Songül A.’yı öldürdüğü iddia edilen küçük kızın eğitim gördüğü, ancak Nisan ayı başından bu yana gönderilmediği Seyhan Belediyesi İlköğretim Okulu’nda acı haber ‘şok’ etkisi yaptı. Son dönemlerde psikolojik sorunlar yaşadığı, bu yüzden kollarına jilet attığı belirtilen küçük kızın, başarılı bir öğrenci olmasının yanı sıra, çocuğu olmayan teyzesine ‘evlatlık verilmesi’ nedeniyle ailesine öfkeli olduğu okul çevresinde konuşuluyor. Öğretmenleri ve arkadaşlarının verdiği bilgilere göre R.A., uzun yıllarını geçirdiği teyzesinin evi ile ailesinin oturduğu Ova Mahallesi’ndeki sosyal yaşam arasında bocaladı.

BABASI BALDIZIYLA EVLENDİ
Çukurova Belediyesi’nde hemzemin geçit görevlisi olarak çalışan ve aslen Diyarbakırlı olan baba Ali A., kendi babasının baldızı Nazmiye ile evli olduğunu, babası ölünce çocukları olmadığı ve yalnız kalmaması için R.’yi baldızının yanına verdiklerini, burada 5 yıl kadar kaldığını ancak ‘evlatlık vermediklerini’ söyledi. Ancak aileyi tanıyanlar ve okul çevrelerindeki bilgiye göre, R.A. okula başladığı yıllarda teyzesinin yanında kalıyordu ve bu süre 5 yıldan daha fazla. Dedesinin eşi olan teyze Nazmiye A.’nın da R.’ye çok düşkün olduğu belirtildi.

‘BAŞARILI, ANCAK SORUNLUYDU’
Ailesinin oturduğu mahalleye göre daha rahat kıyafetler giyip, erkek arkadaşıyla okul çevresinde el ele dolaştığı ileri sürülen R.’nin eğitim gördüğü 7- A sınıfının başarılı öğrencilerin toplandığı sınıf olduğu da belirtildi. R.’yı yakından tanıyan okuldaki öğretmen ve arkadaş çevresinin anlatımları, anne cinayetinin üzerindeki sırrın sadece SBS olmadığı gerçeğini de ortaya çıkarttı. Evlatlık verilmesinin kızgınlığı ile anneye duyulan öfkenin sonucu da olabileceği savunulan cinayetten önce, R.’nın durumuna ilişkin anlatılanlar şöyle:
“Kız çok başarılı bir öğrenciydi ancak özellikle ikinci dönem, çok büyük psikolojik sorunlar yaşamaya başladı. Çoğu kez sınavları başarılı geçmiştir, hatta ilk dönem teşekkür aldı. Psikolojik sorunlar, ‘Anne’ diye bildiği teyzesinin gerçek annesi olmaması ile ilgiliydi. Çok esprili, dersleri sorgulayan, dinlediği derste başarılı olan bir çocuktu. Eve gidince ders çalıştığını zannetmiyoruz. Sınıfta dinlediği dersle başarıyı yakalayan bir öğrenciydi. Yaşadığı bölgeye göre, gözüne sürme çekerdi. Rahat kıyafetler giyerdi. İkinci dönem okuldan bir çocukla bölgenin alışık olmadığı bir şekilde arkadaşlık kurup, okul çevresinde el ele dolaşınca cübbe giyen ağabeyi durumu öğrenip, çocuğu sıkıştırıyor. Üzerine araba sürüyor. Aile, kızını bu rahat tavırları yüzünden okuldan almak istemiş olabilir. Biz geçen hafta babaya ‘Bu kız çok zeki ancak psikolojik sorunları var. Bunu mutlaka bir doktora götürün heba olmasın’ diye uyardık. Ancak kendisi ‘Son dönemde durumu daha iyi’ dedi. Hatta biz, ‘Kızı buradan al başka okula ver. Değişiklik yap’ diyerek aileyi defalarca uyardık. Baba da ‘Dönem ortasında olmaz’ dedi. Her öğretmen diğer öğrencilerini ‘R. ile didişmeyin’ diye mutlaka uyarmıştır. SBS kağıdını baba aldı. Hatta daha sonra babasının aldığından habersiz olan ablası da sınav kağıdını almak istedi.”

ÖĞRETMENLER TAZİYEYE GELDİ

2008- 2009 eğitim- öğretim döneminin son haftası olması nedeniyle Seyhan İlköğretim Okulu’nda öğrenci bulunmazken, öğretmenler odasında oturan öğretmenler son derece üzgün bir şekilde sürekli bu cinayeti konuştu. Ayrıca küçük kızın okuduğu okulun yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 10 öğretmen, bugün sabah saatlerinde olayın meydana geldiği evin önüne kurulan taziye çadırına giderek baba Ali A.’ya taziye ziyaretinde bulundu.
Cinayetten 4 saat kadar sonra, savcılık izini ile eğitiminden geri kalmaması için polis gözetiminde SBS sınavına da giren R.A. kemik yaşı gerçek yaşı gibi çıkarsa, ceza almayacağı için öğrenimine devam edebilecek.

BABASI: O BENİM CİĞERİM

Baba Ali A. eşini kaybetmenin acısı ve kızının anne katili olması nedeniyle büyük bir yıkıntı yaşarken, R. için, “Kızım benim evladımdır. Bu olay olmuş. Atmayacağım, yine benim evladımdır. Yanıma alacağım. Kim evladını bırakır? Hayat arkadaşımı kaybetmişsem evladımı da mı kaybedeyim? Benim ciğerim, o bir parçam. Onu bırakabilir miyim? Hayvan hayvanken evladına sahip çıkıyor. Evladımın arkasındayım” dedi.


ERKEN KAYIT YAPILABİLİYOR

R.A.’nın yaşına eşit sınıfta okumamasının, erken kayıt yaptırılmış olmasından kaynaklandığı anlaşıldı. Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri, göç alan semtlerde nüfusa geç kaydedilen çocuklar olabildiğini, yönetmeliğin verdiği yetki ile yaşı tutmasa dahi bu çocukların okula kayıtlarının yapılabildiğini söyledi. Buna göre, ailesinin istemesi üzerine bir test yapılıyor ve kalem tutabilen çocuklar okula kaydedilebiliyor.
Bu durumda, geçen öğrenim yılını 7'inci sınıfta geçiren 7 Ağustos 1997 doğumlu R.A. nüfus kaydında 11 yaşında görünmesine rağmen, 13 yaş grubunun öğrenim gördüğü sınıfta okuluna devam edebildi. Öğretmenleri de, alt sınıflarda ve bu yıl R.A.’nın ders yönünden yaşıtlarından geri olmadığını, zeki ve başarılı olduğunu söyledi. R.’nin babası da, doğumevinde dünyaya gelen çocuğunun nüfusa gerçek yaşı ile kaydettirildiğini öne sürdü.


BABASI ÜZGÜN, ŞAŞKIN VE ÖFKELİ

20 yıldır belediyede memur olarak çalıştığını söyleyen, kendilerine göre çevresi ve düzenleri olduğunu anlatan baba Ali A., iddia edildiği gibi olayın çocuğunun sınavı ile ilgisi olmadığını, anneyle kızı arasında yaşanan tartışma olduğunu savundu ve şöyle dedi:
“Başka bir olay yok. Başka bir durum yok. Hepsi bu. Nedenini bilsek bu olayın bu duruma gelmesine izin verir miydim? Bir evladın annesine kıymasına hangi can razı olur. 20 yıllık baş koyduğum karımın canı benim yanımda daha aziz. Böyle olmasını kim ister? Ama olmuş. Allah’ın mukedderatı. Başımıza geleni çekeceğiz. Başka çaremiz yok.”
Olayın kızıyla ilgili olduğunu belirten baba Ali A., “Kızımı okulda problem çıkardığı için 1.5 ay önce aldık. Okul müdürümüz, öğretmenlerimiz çok iyi insanlar. Kızımla yakından ilgilendiler. Olayın okulla alakası yok. Hepsi başsağlığına bile geldi. Çocuğumuzdan kaynaklanan bir olay. Psikolojik, sıkıntı, stres. Başka bir şey yok” diye konuştu.

‘DEVLETİN MEN ETTİĞİNİ YAPMAYIZ’

Baba Ali A., ailesi için ‘Hizbullahçı ve tarikatçı’ iddialarına da cevap verdi, “Hizbullahçı, tarikatçı olmamız mümkün değil. 7 sülalemizde de böyle bir şey yok. Yalan. 20 yıldır devlet memuruyum. Devletimin men ettiği şeyi ne ben ne çocuklarım ne de ailemin diğer fertleri yapmaz. Çocuklarımın ne sigarası ne içkisi vardır. 47 yaşındayım ben dahi bu yaşıma kadar elime bir sigara alıp içmiş değilim” diye konuştu.
Baba Ali A., kızı R.’nın yaşıtı erkeklerle gezdiği söylentilerinin asılsız olduğunu da öne sürerek “Yalan söylüyorlar” dedi. Baba Ali A., suç aleti tabancanın kendisine ait ve bulundurma ruhsatlı olduğunu söyledi. Tabancayı 4 yıl önce bir hevesle aldığını belirten Ali A., tabancayı devamlı kilitli bir dolapta muhafaza ettiğini de anlattı.

‘TEYZESİNİN YANINDA 5 YIL KALDI’
Kızı R.’yi teyzesine evlatlık verdiği yönündeki iddialar üzerine ise baba Ali A., “Babam rahmetli olduğunda kızım R.’yi yalnız kalmaması, ev boş kalmaması için kızımın teyzesi de olan babamın eşinin yanına verdik. Kızım, teyzesine yardımcı oldu. Aşağı yukarı 5 sene yanında kaldı. Daha sonra yanımıza gelip okuluna devam etti” dedi. 


ABLASINA ÖNCEDEN SÖYLEMİŞ

Cinayet Masası dedektifleri, R.A.’nın kaldığı yurtta barınanlara ‘cinayeti ağabeyinin işlediğini’ söylemesi üzerine aile fertlerinin bazılarının yeniden ifadesini ve parmak izlerinin belirlendiği ‘el svapları’nı aldı. Aynı evde yaşayan 19 yaşındaki abla Alime A. kardeşinin annesiyle sık sık tartışmaları olduğunu, kendisine de geçen hafta bir konuşma arasında, “Küçüklere ceza yokmuş, ben de annemi öldüreceğim” dediğini, ancak bunu çocukça bir söz olarak ciddiye almadığını anlattı. Abla Alime A. şöyle dedi:
“Ailemize göre asi bir çocuktu. Ama benimle arası iyiydi. Geçen hafta, annesini öldüren çocuğa ceza vermediklerini, annemizi öldüreceğini söyledi. Önceleri de de annemin yüzüne ‘seni öldürürüm’ diye çıkışırdı. Olay sabahı annem namazını kılıp odasına gitti. Ben namazdayken çat diye bir ses duydum. Annemin odasına girmeme engel olmak istedi. Kardeşim de ayaktaydı. Baktığımızda R. evden gitmişti.”

AĞABEYLERİ KÜÇÜK YAŞTA EVLİ

Annesini kafasına tabancayla ateş ederek öldüren R.A.’nın bir ablası, 2 ağabeyi ve bir erkek kardeşi var. R.A. 5 kardeşin en küçüğünün bir büyüğü. Ağabeyleri 16 yaşındaki Mustafa ve 18 yaşındaki Abdulhalim evli. 2 kardeş, evlerinin yanında açtıkları oduncu dükkanını işletiyor. R.A.’dan bir yaş küçük Yunus ise ablasıyla Seyhan Belediyesi İlköğretim Okulu’na gidiyor. 19 yaşındaki abla Alime ise ilköğretimi bitirdikten sonra eğitimine devam etmedi. Öldürülen annesi Songül’e ev işlerinde yardımcı oluyordu.