'Annemi töre öldürdü' dedi, kayboldu

Annesinin töre cinayetine kurban gittiği şüphesiyle polise giden 18 yaşındaki Vatha Karakeçili, haklı çıktı. Ancak Vatha haklılığını göremedi. Çünkü annesinin cesedi bir çöplükte bulunduğunda, kendisi de çoktan kayıplara karışmıştı.
Haber: HASAN KIRMIZITAŞ / Arşivi

ŞANLIURFA - Annesinin töre cinayetine kurban gittiği şüphesiyle polise giden 18 yaşındaki Vatha Karakeçili, haklı çıktı. Ancak Vatha haklılığını göremedi. Çünkü annesinin cesedi bir çöplükte bulunduğunda, kendisi de çoktan kayıplara karışmıştı.
18 yaşındaki Vatha Karakeçili, 21 Mart tarihinde Şanlıurfa polisinin kapısını çaldı. 39 yaşındaki annesi Şükran bir süredir kayıptı. Sevgilisi olduğu dedikoduları vardı. Bu yüzden annesinin, aile meclisi kararıyla öldürülmüş olmasından korkuyordu.
Bunun üzerine 41 yaşındaki Halil Karakeçili'nin ifadesi alındı. Karakeçili, eşinin bir süre önce 60 bin YTL'ye sattıkları evin parasıyla kaybolduğunu anlattı. Şükran Karakeçili'yi polis değil ama çobanlar, 16 Nisan'da Akçakale ilçesine bağlı Karatepe Köyü Cudi Deresi mevkiindeki bir çöplükte buldu. Çoban köpekleri toprağı eşelemiş, ortaya bir kadın cesedi çıkmıştı. Jandarma cesedin Şükran Karakeçili'ye ait olduğunu saptadı ama, cesette kanıt bulamadığı gibi, ifadelerden de sonuca ulaşamadı. Bu arada ceset, otopsi için gittiği Adli Tıp'tan gelmişti. Şükran Karakeçili'nin boğularak öldürüldüğü saptanmıştı. Genç kadın toprağa verildikten sonra taziye çadırı kurulmadı. Yani ölen kadın ya intihar etmiş ya da töre cinayetine kurban gitmişti...
Jandarma bir kanıt bulamamış olsa da, taziye çadırı kurulmaması ve kızının 'aile meclisi kararıyla infaz olabilir' ifadesini dikkate alarak, yeniden başlattığı soruşturmanın yönünü, bu kez töre cinayetine çevirdi. Aile fertleri üzerinde yoğunlaşan jandarma, tekrar ifadesine başvurmak için Vatha Karakeçili'yi aradığında şu yanıtı aldı: "Bir süredir ortada gözükmüyor."
Aile fertlerinin yeniden ifadesi alınırken, para meselesi de yeniden gündeme geldi. Şükran Karakeçili'nin, ölmeden önce satılan
evin parası olan 60 bin YTL'yi, uzaktan akrabaları, mobilyacı Mustafa Çap'a verdiğini öne sürdüler. Gözaltına alınan Çap, parayı aldığını ama iade ettiğini söyledi. Yeniden ifadesi alınan Halil Karakeçili ise şunları söyledi: "Eşimle ölmeden önce telefonla görüştük. Mustafa'dan 60 bin YTL'yi alıp borçlarını dağıttığını söyledi. Bana da 'Mustafa'dan uzak dur' dedi. Sonra haber alamadım."
Töre cinayetini, Şükran Karakeçili'nin telefon görüşmeleri çözdü. 'Kayıpken', ölmeden önceki 10 günde, eşi Halil, eşinin kardeşi Mehmet, üvey babası Ömer Kurt, eniştesi Şeref Müdüroğlu, amcasının oğlu Şükrü Bozkaya, akrabası Mustafa Çap, M.A.Ç., R.Ç. ve B.G. ile çok kez görüşmüştü. Gözaltına alınıp yeniden sorgulanan dokuz zanlı suçlamaları reddetti ama, görüşme tutanakları ve çelişkili ifadeler nedeniyle 'kasten adam öldürmek' suçlamasıyla adliyeye sevk edildi. Halil ve Mehmet Karakeçili, üvey baba Ömer Kurt, amca oğlu Şükrü Bozkaya, enişte Şeref Müdüroğlu 'kasten adam öldürme ve iştirak'ten Akçakale Cezaevi'ne gönderildi, diğer dört zanlı tutuksuz yargılanmak üzere bırakıldı.
'Cep'te çocuk pornosu çıktı
İl Sağlık Müdürlüğü'nde çaycı olan tutuklu zanlı Şeref Müdüroğlu'nun cep telefonunu inceleyen jandarma, çocuk pornosu içerikli videolara ulaştı. Müdüroğlu hakkında, cinayetin yanı sıra 'çocuk pornosu görüntülerini ülkeye sokmak, yayımlamak, paylaşıma açmak, çocukları kullanmak' suçundan ayrı bir dava da açılacak.