Antakya'da 'Arap Alevileri' konferansı düzenleniyor

Antakya'da 'Arap Alevileri' konferansı düzenleniyor
Antakya'da 'Arap Alevileri' konferansı düzenleniyor
Türkiye'nin güneyinde ağırlıklı olarak Adana, Mersin ve Antakya'da yaşayan Arap Alevilerinin inanç, yaşam ve kültürleri, 21-22 Kasım tarihinde gerçekleşecek iki günlük konferansla mercek altına alınıyor.

RADİKAL – Ortadoğu Arap Halkları Araştırma Enstitüsü tarafından bu alanda çalışma yapan Arap Alevi dernekleri, akademisyenler ve aktivistlerle birlikte organize edilen etkinlik Antakya Harbiye’de gerçekleştirilecek.

Harbiye’deki Boğaziçi Otel’de düzenlenecek olan konferansın birinci gününde atölye “Tarihsel Boyutuyla Arap Alevilik ve Kimliğin Korunması”, “Arap Alevilerin Devlet ile İlişkileri” ve “Sekülerlik, Arap Alevilik ve Kadın, Arap Alevilikte Anadil Sorunu ve Anadil ve Din İlişkisi” başlıkları altında atölye çalışmaları yapılacak. İkinci gün ise saat 13.00’te herkesin katılımına açık bir konferans oturumu gerçekleştirilecek.

Ortadoğu Arap Halkları Araştırma Enstitüsü Başkanı Selim Matkap, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi:

“Türkiye birçok kültürü, etnik, dinsel, mezhepsel farklılığı içinde barındırmaktadır. Bu topraklarda da Arap Alevileri, tüm Alevi topluluklarda olduğu gibi tarih boyunca dışlanmış, inanç/ibadetleri engellenmiş, katliamlara maruz kalmışlardır. Türkiye’de yaşayan Arap Alevilerin dinleri kadar dilleri de engellenmiştir. Arapça okuma-yazma neredeyse ortadan kaldırılmış, konuşma ise ebeveynlerin insafına dahi bırakılmamıştır. Okullarda, resmi kurumlarda Arapça konuşmak yasaklanmıştır. Şu sıralar dozu azalmış gibi görünse de özünde resmi ideolojinin baskısı iliklerimize kadar işlemeye devam etmektedir.

(…) Yeryüzünde varlığını inatla devam ettiren bu topluluğun sözünü ortaklaştırarak daha güçlü söylemesi; inancını özgürce dışlanmadan, horlanmadan yaşayabilmesi; dilini özgürce her alanda kullanabilmesi gerekli hale gelmiştir. Türkiye gibi farklılıkların bir arada yaşama ısrarı olan bir ülkede dil ve inanç özgürlüğünün önü açık olmalıdır.

(…) Bizler Ortadoğu Arap Halkları Araştırma Enstitüsü olarak ana çalışma alanımız olan Arap kimliğinin tüm alt unsurlarına bir mercek uzatmak istiyoruz. Bu bağlamda dinsel ve mezhepsel alt ayrımları bulunan Arap kimliğinin her birinin ayrı ayrı incelenmesi, söz, tarih ve kültürlerinin üzerindeki küllerin kaldırılması gerektiği kanaatindeyiz. Bu nedenle bir “Arap Çalışmaları Serisi”ne başlıyoruz. Serinin ilk ayağını Arap Alevilik ile başlatıp, daha sonra Arap Hristiyanlık ve Arap Sünnilik ve diğer bazı tematik Ortadoğu araştırmaları ile sürdüreceğiz.

(…) Hz. Ali’nin dediği gibi hakikati kişilerin söylemine bırakmayalım. Kendimiz araştıralım, bulalım, ortak paydalarda buluşalım. Hak’kı ve batıl’ı bulmanın yolu buradan geçer. Yolumuzun uzun ve engebeli olduğunun farkında olarak; bu konferansın emek verilen birçok faaliyete küçük bir katkı olmasını umut ediyoruz."