Antalya Cezaevinde çocuklara tecavüz iddiası

Antalya Cezaevinde çocuklara tecavüz iddiası
Antalya Cezaevinde çocuklara tecavüz iddiası
CHP Cezaevi İnceleme Komisyonu üyesi milletvekilleri Antalya L Tipi Cezaevinde, mahpus çocukların taciz, tecavüz ve şiddete maruz kaldığını, cezaevi yönetiminin de bunu örtbas ettiği ortaya çıktı.
Haber: RİFAT BAŞARAN - rifat.basaran@radikal.com.tr / Arşivi
MİRAY ÇİMEN / Arşivi

ANKARA - CHP ’li Nurettin Demir, Veli Ağbaba ve Özgür Özel’den oluşan Cezaevi İnceleme Komisyonu, Antalya L Tipi Cezaevinde kalan çocuklara yönelik taciz ve tecavüz iddialarını yerinde inceledi.

Komisyon yaptıkları incelemelerin sonucunda hazırladıkları raporda, çocukların bulunduğu cezaevinin, diğer suçluların kaldığı cezaevi ile bir arada olduğunu belirterek, her tür terör örgütü üyesi, cinsel suç işleyenler, travestiler, ağır müebbetlikler, organize suç örgütü üyeleri, kadınlar ve çocukların aynı cezaevinde kaldığına dikkat çekti. Yapılan görüşme sonrasında taciz tecavüz ve şiddet iddialarına ilişkin ipuçlarının bulunduğu belirtilen raporda, “Komisyon üyelerinin, gerçekleştirilen ziyaret sonrasında elde edilen bilgilere dayanarak taciz ve tecavüz iddialarının gerçekliğine ilişkin bir kanaatleri oluşmuştur. Ayrıca bu konuda cezaevi idaresinin bilgisi olduğu, süreçten adli makamların da haberdar olduğu öğrenilmiştir” denildi.

İNSANLIKTAN UTANDIRAN İDDİALAR
Cezaevinde görüşülen çocukların isimlerine yer verilmeyen raporda şu bilgilere yer verildi:

Çocuklar Korkuyor: Olayları ailesinin duymasından endişe eden mağdur çocuklar ‘Bize bişey olur mu diye’ sorduktan sonra aşırı bir tedirginlik ve korku içinde cezaevinde yaşadıklarına ilişkin, “Biz ailelerimizin buradaki olayları duymasını istemiyoruz, dayak yesek de baskı olsa da aramızda kapatıyoruz. Onlara söylemiyoruz, üzülmesinler diye” yorumu yaptı. Bu çocukların psikolojilerinin bozulduğu açıkça görülmüştür.

Tecavüzcü kollandı: Mağdur çocuklardan biri, başka bir arkadaşının yaşamış olduklarına ilişkin başvuruda bulunduklarını, cezaevi idaresine konunun bildirildiğini ve bu konuda savcıya ifade verdiklerini söylemiştir. Buna rağmen, tecavüz ettiği ileri sürülen şahsın cezaevi idaresince hiçbir işlem yapılmadan Eskişehir’e sevk edildiği iddia edilmektedir.

Revir işkencesi: Revire çıkmakta zorlandıklarını belirten mağdur çocuklar ‘idareden çok şikayetçiyiz, herkes şikayetçi’ diyerek cezaevi yönetimine yönelik sıkıntıları anlatmıştır. Doktora gitmekte zorlanan mahkumların, psikolojik sorunları olduğunda veya disiplin cezası aldıklarında ise revire kapatıldığını söylemektedir. Revirde mahkumlara uygulanan muamelenin adeta bir tür işkence olduğunu beyan eden mağdurlar, revirde kaldıkları süre boyunca hem fiziki hem de manevi şiddete uğradıklarını söylemişlerdir. Mağdurlardan biri, bu süreç içinde intihar etmeyi bile düşündüğünü ifade etmiştir.

Sigara için yalvar: Şikayetçi olduktan sonra revire yatırılan mağdur, ‘Beni revire aldılar, sigara için yalvarttılar, kendi paramla bile kantinden aldırmadılar’ dedikten sonra ‘Olaylar olduktan sonra dövmediler, ama manevi işkence yaptılar sigara gibi şeylerle’ diyerek yaşadığı süreci anlatmıştır.

Süngerli oda cezası: Koğuşlarda sürekli kaba dayak ve hakarete uğrayan çocuklara yönelik tecavüz girişimlerinin yaygın olduğunu söyleyen mağdur ‘Çoğu çocuk başka mahkûmlar tarafından tecavüze uğradı’ diyerek mevcut iddiaların buzdağının bir kısmı olduğu şüphesini uyandırmıştır.

İlaç verip uyutuyorlar: Mağdurlar psikolojik tedavisi olan mahkumların ilaçlarını içmeyerek, biriktirdiklerini iddia etmekteler. Bu mahkumların, biriktirdikleri ilaçları daha sonra çocuklara verdiği ve böylelikle çocukları sersemleterek tecavüze yeltendikleri iddiası mevcut. Mağdurlar, tecavüze teşebbüs edenlerin, bu ilaçları kendilerinin karşı koymalarını engellemek için çay veya diğer içeceklerinin içine koyduklarını iddia etmekteler.

Masaj ve tecavüz: Mağdurların beyanına göre yetişkin mahkûmlar, çocuklara kendilerine masaj yapmasını söylüyor ve ‘masaj yaptırırken tecavüze teşebbüs ediyorlar’ Pozantı cezaevinde yaşananlardan çok daha korkunç olayların olduğunu söyleyen mağdur daha önce de çocuk koğuşunda 13 çocuğa tecavüz ettiğini kendisine anlatan birisinin olduğunu söylemiş ve ‘tecavüz’ vakalarının ‘lavabo’ olarak bilinen yerlerde olduğunu aktarmıştır.

Baskı var: Pozantı’da yaşanan taciz ve tecavüz olaylarından çok daha ağır ve korkunç olaylar yaşandığını belirten mağdurlar, idarenin ve diğer mahkumların kendi üzerlerinde çok baskı kurduğunu, dayak ve tehdidin had safhada olduğunu beyan etmişlerdir. Tüm bu baskılar nedeniyle susmaya zorlandıklarını ifade eden mağdurlar, çok çaresiz kaldıklarını söylemektedirler.

İdare hep örtbas etti: Yaşanılan olayların hep örtbas edildiğini söyleyen mağdur, ‘İtiraz edeni dövdüler. Hücrelerde de dövdüler’ ifadesini kullanmıştır. Ayrıca idarenin bazı mahkumlar ile olan ilişkisine dikkat çeken mağdurlar ‘İdarenin adamı olan öteki mahkumlar bizi eziyor, idare ezin diyor, onlara sigara falan veriyor’ diyerek cezaevi idaresinin ayrımcılık yaptığını iddia etmekteler.

Kendini as kurtul: Çok zor bir süreç geçirdiğini söyleyen mağdur, idari görevlilerin baskı yaptığını ve hatta ‘Kendini asarsan as kurtulursun’ dediklerini aktarmıştır.