Antalya Cezaevinde yaşananlar su yüzüne çıkıyor

Antalya Cezaevinde yaşananlar su yüzüne çıkıyor
Antalya Cezaevinde yaşananlar su yüzüne çıkıyor
Pozantı M Tipi Kapalı Cezaevi'nde çocuklara yönelik yaşanan taciz ve tecavüz olayları üzerinden bir yıl bile geçmemişken, Antalya L Tipi Kapalı Cezaevi'nden de benzeri haberlerin gelmesi üzerine siyasiler konuyu mercek altına aldı.
Haber: RİFAT BAŞARAN - rifat.basaran@radikal.com.tr / Arşivi

ANKARA - CHP ’nin yanısıra BDP ’li milletvekilleri Antalya’ya giderek taciz ve kecavüz mağduru çocuklarala görüştü. BDP’lilerin görüştüğü çocukların anlatımları yaşanan dehşetin boyutlarını su yüzüne çıkardı.

BDP, Antalya L Tipi Kapalı Cezaevi’nde çocuklara yönelik yaşanan taciz ve tecavüz iddialarına ilişkin, araştırma ve inceleme yapmak üzere bir heyet oluşturularak mağdur çocuklarala görüştü. BDP’li Halil Aksoy, BDP Antalya İl Başkanı İhsan Nergiz, Çağdaş Hukukçular Derneği Avukatlarından Hasan Kemal Elba ve Abdullah Sarıca, Özgürlükçü Hukukçular Derneği’nden Av. Sidar Öztürk yapılan incelemelerin ardından bir rapor hazırladı. BDP’lilerin görüştüğü mağdurların yaşadıkları rapora şöyle yansıdı:


‘BANA SEROGAL İLACI İÇİRDİ’

“S.Ö. 19 Yaşında: 2 yıldır tutukluyum. 6 ay sübyan koğuşunda kaldım. 13 çocuk bir koğuşta kalıyorduk. Z.E., adındaki şahıs sübyan koğuşundayken bu tür saldırıları gerçekleştiriyordu. Sübyan (çocuk) koğuşundayken, benimle aynı yerde kalan O.Ç, ve T.T. isimli şahıslar da aynı olayları yaşadı. Daha sonra bu şahıslar İzmir Açık Cezaevi’ne nakledildiler. Bu şahıs (Z.E.) idare tarafından teşvik ediliyordu. Sübyan koğuşundan çıktıktan sonra Z.Y.’nin koğuşuna verildim. Ona güvendim. 40 yaşlarındaydı. Bana serogal ilacı içiriyor ve sersemliyordum. Daha sonra da tecavüz ediyordu. Serogal 1000 mg’lık ilaçlardı. Gardiyanlardan ve başka koğuşlardaki kimi insanlardan bu ilaçları biriktiriyordu. Bazen beni dövüyordu. İdareye başvurdum. Beni alıyorlardı, onlar da dövüyorlardı. Tekrar Z.Y.’nin yanına veriyorlardı. Üstelik ‘döv aklı başına gelsin’, ‘iş yaptır’ diyerek teşvik ediyorlardı. Daha sonra bu baskılar dayanılmaz hale geldi. Yine dilekçe verdim. Revire götürdüler. 3 ay orada kaldım. Bazen ‘as kendini, kurtul’ diyorlardı. Ben de bundan 10-15 gün önce İntihara teşebbüs ettim. Korktular, sakinleştirici falan verdiler. Daha sonra E-12 koğuşuna geldim. Durumu anlattım, koğuştakiler topluca bir dilekçe yazıp savcıya verdiler.(Şubat 2013) Savcı da ifadelerimizi aldı. İfademizi alırken çok gayrı ciddi idi. Sonra kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi. Z.Y., bana sigara veriyordu. Yerimin değiştirilmesi için dilekçe verdim. Ama her defasında aynı adamın yanına verdiler. Şimdi de bana ‘ifade verme, adımız çıkmasın’ diyorlar. Yani size anlatmamı istemiyorlar. Geceleri yatamıyorum. Dışarda esrar kullanıyordum. Burada bulamıyorum. Pozantı’da da 6 ay kaldım, bundan 3 yıl önceydi. Bana tecavüz eden Z.Y., şu anda Eskişehir’e nakledildi. Sevki sırasında, duyduğumuza göre emanette çok miktarda parası varmış.

İLAÇ VERİP İÇERİ KAPATIYORLARDI

M. L. B. (19 Yaşında) : 18 aydır tutukluyum. Gasp suçundan 14 dosyam var. 16 gün sübyan koğuşunda kaldım. Hem gardiyan hem de mahkumlardan baskı gördüm. Sübyan koğuşunda iken, Z.E adlı şahıs, T.T. ile O.Ç.’ye tecavüz etmiş. T.T. bu olayları bana anlattı. Z.E., T.T.’ye önce çek-pas ile sonra kendisi tecavüz ediyordu. Daha sonra yetişkin koğuşuna geçtim. Orada Z.Y. adlı tutuklu vardı. Orada bir ay kaldım. Z.Y. adıl kişi S.Ö’yü odasına alıp, dövüp tehdit ediyordu. İ.Ç. İle kavgamız oldu. Çünkü o bana cinsel tacizde bulundu. İ.Ç. ile T.K. C-5 koğuşunda Z.C.T.’ye ilaç verip, içeri kapatıyorlardı. Ve orada ona tecavüz edildiğini duydum. Z.Y.’yi idare koruyordu. Gelen paralara ek koyuyordu. Yeni tutuklanan Ü.Ç. 2 saat içeri alındı. Birkaç kişi ile birlikte oral yolla taciz ettiler. Sonra da tecavüz etti Z.Y. Hapları idareden ve başkasına yasak olduğu halde iç ziyaretlerde topluyordu. 3 nevrotin bir arada alındığında insan ne yaptığını bilmiyor. Buna E-12 koğuşunun mümessili F.A. da tanıktır.

YIKIM ODASINA GÖTÜRÜLÜYORDUK

F.B.: İki yıldır tutukluyum. Fail Z.Y.’i tanırım. Z.Y. ayrıca M.S.S ‘ye de tecavüz etti. Z.O ve E.S bu işin tanığıdır. Ayrıca bunlar, S.Ö’ye yapılan tecavüzün de tanığıdırlar. Z.Y. koğuş ağasıydı. İdare atamıştı. Herkes iç görüş yapamıyordu. Z.Y. iç görüş yapıyor, bazı yakınları aracılığıyla hap topluyordu. S.Ö. bana anlattığında onu tokatladım. Z.Y’den herkes korkuyordu. Şişleri vardı. Bir haksızlığa karşı çıktığımızda yıkım odası denilen başefendinin odasına götürülüyorduk. Orada kamera yoktu. Dövülüp, işkence ediliyorduk. İki defa üst üste zile basmak bile, “yıkım odası”na gitmeye neden oluyordu. Dilekçelerimiz çıkış yapmıyordu. Görüşmek istediğimiz amirle değil de, gözümüzü korkutabilecekleri bir gardiyanla görüştürüyorlar. E-12’de savcıya çıktık. Bizi dinlemedi. Zulüm hala sürüyor. Telefonda yakınlarımıza uygulamaları anlatamıyoruz. Çünkü dövülmemize neden oluyor. Gelin koğuşlarda oturun. Herkesle konuşun. İ.Ç. cinsel saldırı taciz ve tecavüzün faillerinden biridir. Z.Y. garibanların parasını yiyordu.

BİZE SAHİP ÇIKIN

F.A. : E-12 koğuşunun mümessili. Beni buraya sizinle görüşmeye getirmeden önce başefendi A.P. çağırdı. “Bizi rezil etmeyin. Doğru dürüst ifade verin” dedi. Burada çocukları birbirine kullandırıyorlar. Bu konuyla ilgili bir şey dediğimizde meydan dayağı yiyoruz. Maltaya bakan kameralardan bu tespit edilebilir. 28 kişi bir koğuşta, 4 kişi bir odada kalıyoruz. S.Ö.’ye yapılan tecavüz konusu ile ilgili dilekçe verdik. İdare bu tür şeyleri üstünü kapatıyor. Kişilerin can güvenliği yok. Şikayet edilen kişinin odasına, şikayet eden tekrar geri gönderiliyor. Sevk talepleri dikkate alınmıyor. Bize sahip çıkın. Ne zaman geleceksiniz. Hepimiz korkuyoruz. Yeni cezaevine gelenler bile baskıyla karşılaşıyorlar. Ben de buraya ilk geldiğimde dişlerimi karşılama sırasında kırdılar.

RAPORDA ÇARPICI TESPİTLER VAR

Raporda yer alan çarpıcı bilgiler ise şöyle:

Travma izleri var: Görüşülen bütün şahıslarda, büyük bir psikolojik travmanın izleri görüldü. Ayrıca idare tarafından baskı yapıldığına dair bir korku olduğu, ‘ne zaman geleceksiniz’, ‘bizi yalnız bırakmayın’, ‘çok ara vermeyin’ şeklinde sözlerle bu tedirginliklerinin açığa çıktığı görüldü.

İnsanlık dışı uygulamalar: Cinsel saldırı, taciz ve tecavüz dışında çok yoğun bir baskının olduğu ‘koğuş ağaları’ aracılığıyla, gerek yeni gelenler, gerekse diğer tutuklu ve hükümlülere karşı insanlık dışı uygulamalar yapıldığı, idarenin ise buna göz yumduğu anlatımlardan tespit edildi.

Yaş farkı büyük: Aynı odada kalanların yaş ve emsal gözetilmeksizin aralarında büyük yaş farkı olan kişiler ile bir arada tutulduğu tespit edildi. Uyuşturucu ve teskin edici ilaçların (Nevrotin ve Serogal 1000 mg) cezaevinde kolaylıkla elde edilebildiği, bu ilaçlar aracılığıyla uyuşturulan çocuklara cinsel saldırı, taciz ve tecavüz yapıldığı tüm anlatımlardan tespit edildi.

Revir susturma mekanı: Revirin bir nevi susturma, bastırma ve olayların üstünü kapatma mekanı olarak kullanıldığı; buraya alınan çocukların yaşadıklarını anlatmalarını engellemeye çalışıldığı yapılan görüşmelerden anlaşıldı.