scorecardresearch.com

Antalya'da, tarihinin en büyük orman yangını

Antalya'da, tarihinin en büyük orman yangını
Manavgat cehennemi yaşıyor. Tarihinin en büyük ve zarar verici orman yangınını yaşayan Antalya'da; 4 bin hektar kül oldu, evler yandı, hayvanlar telef oldu. Bakan Çelik, yangının kısmen de olsa kontrol altına alındığını bildirdi

 

FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ

 "ANTALYA'DA ÖNCELİK HAYAT KURTARMAKTA" HABERİ İÇİN TIKLAYINIZ

ANTALYA KURBANLARI KONUŞUYOR: BİTTİK! 

 

ANTALYA - Milyonlarca turistin her yaz pırıl pırıl güneşe ve denizine koştuğu Antalya, bu kez gerçekten alev alev yanıyor.   Manavgat’ta önceki öğle saatlerinde başlayan ve Köprüçay rafting merkezinin yanından geçen orman yangınında 10 bin hektarlık (yaklaşık 20 bin futbol sahası büyüklüğünde) kızılçam alanı kül oldu. Antalya’nın gördüğü en büyük yangın olarak açıklanan Manavgat yangınında dört köy boşaltıldı, köy ve mahallelerde onlarca ev yandı. Orman?Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Kurtulmuşlu, “Ateş dağı 1-2 saatte küle dönüştürdü. Dağ bomba gibi patladı. Türkiye’de ilk kez bu tür bir yangın görüldü” dedi.

Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu ise ilerleyen saatlerde yaptığı açıklamada, Antalya’nın Manavgat ve Serik ilçeleri arasında 31 Temmuzda başlayan orman yangınının, üç nokta hariç olmak üzere "kısmen, büyük ölçüde" kontrol altına alındığını bildirdi.

 

NASIL BAŞLADI?


Çanakkale’de 500, Adana’da 100 -150 hektar alanı kül eden yangın yeni sönmüşken, Türkiye’nin ciğerlerini yakan bir yangın haberi Antalya’dan geldi. Manavgat ilçesi Taşağıl beldesine bağlı Karabük Köyü yakınlarında başlayan orman yangını, büyüyerek sürüyor. Kızılçam ağaçlarının bulunduğu ormanda etkili olan yangın, poyrazın etkisiyle rafting bölgesi Köprüçay’ın bulunduğu Beşkonak’ın yanından geçerek Serik ilçesinin Akbaş Köyü’ne yöneldi. Havadan müdahaleye hava karardığı için ara verilmesinin ardından rüzgârın da etkisiyle büyüyen yangın, geniş bir alanı kuşattı. 

2 bin kişilik ekip
Söndürme çalışmalarına Eskişehir, Kütahya, Denizli, Konya’dan takviye ekipler gönderildi. Hava karardığı için ara verilen havadan müdahale çalışmaları, dün sabah tekrar başlatıldı. Yangına altı helikopter, beş uçak, 100 arazöz, 250 araç, 500 orman işçisi, köylü ve askerlerle birlikte 2 bin kişinin müdahale ettiğini belirten Orman Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Kurtulmuş, dört köyün ve mahallelerinin boşaltıldığını ifade etti.  Tahliye edilen Akbaş Köyü’ne bağlı 25 haneli Karataş Mahallesi’ndeki evlerin tamamı ve yine aynı köye bağlı Sarıboğan Mahallesi’ndeki 15 ev yandı. 

‘Dağ bomba gibi patladı’
Orman Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Kurtulmuşlu, durumun vahametini şu sözlerle dile getirdi: “Acımı ifade edecek kelime bulamıyorum. Hayatım yangınların içinde geçti ama böyle bir manzara hiç görmedim. Tüm yangınlarda böyle bir manzara olmasın diye uğraştık. Ancak burada arazi şartlarından dolayı başaramadık. Alevlerin Köprüçayı’nı geçmeyeceği varsayımıyla hareket ettik ancak bir anda 1 kilometre kadar atlayan ateş, dağı 1-2 saat içinde küle dönüştürdü. Dağ, bir bomba gibi patladı. 20 kilometre genişliğinde ve 15 kilometre derinliğinde bir alana yayıldı. Bu tür bir yangının Türkiye’de ilk kez olduğunu söyleyebilirim. İnsanlar doğal olarak, önce evlerindeki yangının söndürülmesini istiyor. Mecburen her bir köye arazöz gönderiyoruz. Hatta kimi zaman arazözlere vatandaşların haksız el koymalarına bile sesimizi çıkarmadık.”
Vali Vekili Hasan Özhan, yangının yüksek gerilim hattının tellerinin rüzgârın etkisiyle birbirine temas etmesi sonucu oluşan elektrik akımından çıktığını söyledi. Özhan, “Şu an yangına yapacak bir şey yok. Yarın (bugün) sabah rüzgârın azalacağını tahmin ediyoruz, Meteoroloji Bölge Müdürlüğü pazar günü tamamen rüzgârın etkisini kaybedeceğini belirtiyor” dedi. 

‘Her yerde ihmal var’
Komutayı akşam saatlerinde Kurtulmuş’tan devralan Orman Genel Müdürü Osman Kahveci de şunları söyledi: “Son iki - üç gündür ciddi büyüklüklerde yangınlar oldu. Aynı gün Çanakkale, Adana ve Antalya’da büyük çapta, Türkiye çapında ise 10- 15 yerdeki yangınlarla mücadele ettik. Bunlar sadece orman teşkilatıyla sönmez. Her yerde ihmal var. Buradaki yangının çıkış noktasının açık alan olduğunu gördüm. Bir sigara atsanız hemen yangın çıkacak ortam olduğu belli. Şiddetli rüzgâr çok hızlı bir şekilde yangında kıvrım yaratıyor. Yangın 1 kilometre öteye sıçrama yapıyor. İnsanımızın canı ve malı, yerleşim yerlerinin zarar görmemesi ilk politikamız. İlk etapta köylerimizin korunması için strateji geliştiriyoruz. Yangının büyümesinin temel nedenlerinden bir tanesi yerleşim yerlerini korumaya ağırlık vermemiz. Nasıl bir cephede savaşılır, biz de öyle savaşıyoruz. Mermimiz su. Türkiye’deki hava gücümüzün yarısı burada. Bu yangın sadece orman teşkilatının gücüyle sönmez.”

Son büyük yangın 1997’deydi
 Orman Bölge Müdürlüğü Basın Sözcüsü Aydoğan Türedi, Manavgat yangınını,  ‘Antalya tarihinin en büyük ve zarar  verici yangını’ olarak niteledi. Antalya tarihinin bundan önceki en büyük orman yangını 21 Haziran 1997’de meydana gelmişti. Üç gün süren bu yangında 1715 hektar kızılçam yok olmuştu. (dha, aa)

Anons: Hemen uzaklaşın...
Antalyalılara yardım çağrısı: Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Antalya Şubesi, üyeleri ve vatandaşlara yardım çağrısında bulundu ve söndürme çalışmalarına destek için Antalya’dan otobüs kaldırdı. 
Aspendos korkusu: Antalya’nın gördüğü en büyük orman yangını Serik’e 5 kilometre kadar yaklaşırken, 2 bin yıllık Aspendos Antik Tiyatrosu’nu da tehdit etti. Ancak rüzgâr daha sonra yön değiştirdi.
Kızılay bölgede: Kızılay bölgede çadır kurup gıda ve battaniye dağıttı.
 Okullar evsizlere açıldı: Valilikte oluşturulan Kriz Masası, bölgedeki tüm okulları evinden ayrılan vatandaşların kullanımına açtı.
Alevler köye geri döndü: Jandarma, vatandaşlardan evlerin yandığı Serik’in Karataş köyünün tamamen boşaltılmasını istedi.
Jandarma anonslarında, alevlerin yeniden Karataş’a ilerlediğini belirtilerek, “Köyü terk edin. Ana yoldan Sarıabalı köyüne ilerleyin” denildi.
Enkazda iki kayıp arandı: Karataş Köyü’nde kayboldukları bildirilen Ali Deniz ile Osman Kahya’nın yanan evlerinin enkazında yapılan aramada sonuç alınamadı. 
Sabotaj yok: Orman Genel Müdürlüğü, çıkan orman yangınlarının sebeninin Orman Bölge Müdürlükleri ve kolluk kuvvetlerince belirlendiğine dikkat çekerek, bu yıl çıkan yangınların daha çok yurttaşların ihmalinden kaynaklandığı, sabotaj vakasına rastlanmadığını bildirdi.


ETİKETLER:

haber

http://www.radikal.com.tr/8913408913401

YORUMLAR
(1 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

olamaz böyle bir şey - aq123

iktidarın ihmalkarlığı.neden oralara yol yapmamışlar itfaiyeciler rahat ulaşsın diye anlamadım.