AP'de bir 'Ezidi' kızı...

'Biz aşağıda imzası olanlar' diye başlıyordu Barış İçin Aydın Girişimi'nin açıklaması, "Her türlü şiddetin, silahlı çatışmaların son bulmasını ve Türkiye'de demokratik, barışçıl bir ortamın yaratılmasını istiyoruz."
Açıklamanın altındaki imza yelpazesi Vedat Türkali'den Ercan Karakaş'a, Mazlum-Der'den İHD'ye dek uzanıyordu.
Haber: Celal BAŞLANGIÇ / Arşivi

'Biz aşağıda imzası olanlar' diye başlıyordu Barış İçin Aydın Girişimi'nin açıklaması, "Her türlü şiddetin, silahlı çatışmaların son bulmasını ve Türkiye'de demokratik, barışçıl bir ortamın yaratılmasını istiyoruz."
Açıklamanın altındaki imza yelpazesi Vedat Türkali'den Ercan Karakaş'a, Mazlum-Der'den İHD'ye dek uzanıyordu.
Akın Birdal'ın okuduğu açıklama bitince yanında oturan genç bir kız Kürtçe konuşmaya başladı. Birisi de konuşmasını Türkçeye çeviriyordu.
"Barış inisiyatifinin hayatın her alanında canlı kalkan olmasını istiyorum. Aydınlar kendi alanlarında aydın olarak canlı kalkan olabilirler. Şairler, yazarlar edebiyat alanında, sanatçılar şarkılarıyla canlı kalkan olabilir. Bu, bizim ilk adımımız. Bu adımımızı genişleteceğiz. Bunun için Türkiye'de demokrasinin gelişmesini isteyen, barışı, birlikteliği savunan herkesi bu girişime katılmaya çağırıyoruz."
Toplantının ilerleyen bölümlerinde Kürtçeyi bırakıp Almancaya döndü. Belli
ki Kürtçesi de Almancası da Türkçesinden iyiydi. Biraz zorlanıyordu Türkçede.
Almanya'da doğmuştu Feleknas Uca. Annesiyle babası 34 yıl önce Batman'dan Almanya'ya göçmüşlerdi işçi olarak.
"Ailem Batman'ın sadece Ezidilerin yaşadığı bir köyden gelmiş Almanyaya. Değişik fabrikalarda çalışmışlar. Yedisi kız toplam sekiz kardeşiz. Annem ve babam köydeki Ezidi kadınların Batman'a gitmelerinin yasak olduğunu anlatırlar. Ezidi kadınların mayaladıkları yoğurt haram sayılıyor. Ezidilerin mallarının Batman'da pazarlanması yasakmış. Anne ve babamın Batman'da yaşadığı dönemde Ezidi kadınları sık sık kaçırılıyor ve tecavüze uğruyorlarmış."
Uca'nın anlattığına göre 12 Eylül'den önce Türkiye'de Kürtlerin yerleşim alanlarında 80 bine yakın Ezidi yani 'Yezidi' inancına sahip Kürt kökenli yaşıyormuş. Bunların yüzde 90'ından fazlası askeri darbeden sonra Batı Avrupa'ya göç etmek zorunda kalmış. Günümüzde sadece 100-150 ailenin yerlerini terk etmediği söyleniyor.
Türkiye'deki Ezidiler ağırlıklı olarak Almanya'nın Celle, Bremen, Oldenburg, Bielefeld, Emmerich kentlerine göçmüşler. Bugün bu ülkedeki Ezidilerin sayısının 40-50 bin arasında olduğu tahmin ediliyor.
Uca da 1976 yılında Celle de dünyaya gelmiş. "Okul yaşlarında hem annem, hem de babam okulda başarılı olmam ve bir meslek edinmem için beni teşvik ettiler. Babam çocuklarına politikada taraf olmamızı hep öğütledi. Bize 'Eğer Almanya'da yaşıyor ve burada vatandaşlık hakkına sahipsek, o zaman politik gelişmelerle ilgili bizim de bir şeyler yapmamız gerekli' diyordu. Gelişmelere seyirci kalmamayı küçük yaşımızda bize babamız öğretti."
Küçük yaşlarda hastalara yardım edebilmek için doktor olmayı istiyormuş Feleknas Uca. İlk ve ortaokuldan sonra meslek okuluna gitmiş ve çocuk bakımı ihtisası yaparak 'tıp asistanı' olmuş.
İlk kez 1998'de, daha 21 yaşındayken Federal Parlamento seçimleri için direkt aday olmuş Uca. Seçilemeyeceğini bilmesine rağmen, partisi PDS'nin (Demokratik Sosyalist Parti) Almanya'nın batısında da güçlü olduğunu vurgulamak, gençleri motive etmek için uğraşmış. Sonra eyalet parti yönetiminde aktif çalışmalara katılmış.
"1999 yılında, 22 yaşında Avrupa Parlamentosu üyeliğine seçildim. Bu dönemde bazıları genç ve tecrübesiz olmamdan dolayı başarı şansımın olmayacağını düşündüler. Ancak birinci dönem parlamento çalışmalarında Avrupa Parlamentosu'nun temposuna ayak uydurduğumu gördüm. Şimdi ise ikinci kez seçildim. Bu ise faaliyetlerim için yeni bir destek anlamını taşıyor. Şimdiye dek gösterdiğim çabalarımı devam ettirmek için bir kez daha güven kazanmam bana güç veriyor. Böylece beş yıl daha parlamento faaliyetlerini sürdüreceğim. Geçmiş beş yıllık parlamento çalışmalarında gençlerin de aktif rol üstlenebileceklerini ve amaçlarına ulaşmak için başarılı olabileceklerini kanıtlamak istedim."
ABD ve 'Pembe Kadınlar'
Uca, parlamenterliği sürecinde üç konuda yoğunlaşmış: insan hakları, kadın hakları ve halkların kardeşliği. Bu doğrultuda ABD'ye, Çin'e, Irak'a, Suriye'ye, Filistin'e, Hindistan'a, Kolombiya'ya giderek insan hakları mücadelelerini desteklemiş, savaşa karşı protestolara katılmış. İsrail saldırılarına karşı Filistin'de Arafat'ın yanında olmuş Uca, Irak'ın işgaline karşı Beyaz Saray'ın önünde protesto gösterisi yapmış. Görüşme taleplerini kabul etmemiş Bush.
"Irak savaşı öncesi Amerika'ya, savaşa karşı kamuoyunu bilgilendirmek için gitmiştik. Birçok senatörle görüşmüş, sivil toplum örgütleriyle bağlantı kurmuştuk. Bu grupların en ilginci 'Women in Pink' yani 'Pembe Kadınlar'dı. Senato binasında aydınlara yönelik yapılan bir toplantıya katılan beş parlamenter arasındaydım. Daha sonra pembe şemsiyeleri olan 'Pembe Kadınlar' ile Beyaz Saray'a giderek Bush ile görüşme talebinde bulunduk. Bizi Beyaz Saray'ın kapısına yanaştırmaktan yana olmayan polis 'Pembe Kadınlar'a ve bizlere beklemiz gerektiğini söyledi. Uzun bir bekleyişten sonra polis yetkilisi, Bush'un bu görüşmeyi programının yoğunluğundan dolayı gerçekleştiremeyeceğini söyledi."
Şimdi Türkiye'de silahların susması için kurulan Barış İçin Aydın Girişimi'nin çalışmalarına katılıyor Uca.
"Hiçbir sorunun şiddet yoluyla çözülemeyeceğinin bilincindeyim, bundan dolayı da barış için verilecek mücadelenin içinde olmak istiyorum. Askeri harcamalar için ayrılan paranın insan hakları ve sosyal projelere ayrılmasından yanayım. Annelerin çocukları için gözyaşı dökmesini, insanların huzursuz bir yaşama mecbur bırakılmalarının son bulmasını istiyorum. Çocuklar korkusuzca yaşamalı, insanlar mutlu bir yaşam için var olmalıdırlar. Kardeşlik duyguları gelişmeli ve halklar arasında barış köprüsü kurulmalıdır."
'Silah satışı durdurulsun'
Bugünlerde Almanya'nın Türkiye'ye yüzlerce tank satması gündemde. Uca bu girişime de karşı ve Avrupa'nın Türkiye'ye silah satışını durdurmasını istiyor. Elbette istekleri arasında cezaevindekilerin, yurtdışındakilerin, dağdakilerin toplumsal ve demokratik yaşama dönmesi; Kürt sorununa, başkalarının çıkarları yerine Türkiye halkının barış, huzur ve kardeşliğini geliştirecek çözümler üretilmesi de var.
Feleknas Uca'ya göre geleceğin biçimlenmesinde gençliğinin rolü de önemli. "Biz gençler geleceğin yaratıcılarıyız" diyor, "Geleceği ellerimizle yoğruyor, kalemlerimizle çiziyoruz. Yapmak için cesaret ve istek gerekli. İstemenin başarıya giden yolda ilk basamak olduğunu gördüm."
Batman'dan Almanya'ya doğru yola çıkan 'Ezidi' bir ailenin kızı olarak Feleknas Uca, kendi doğduğu yer olmasa da atalarının topraklarında, kültürünü biçimlendiren insanların coğrafyasında çatışmaların bitmesini, barışın gelmesini istiyor, 'İnsanım' diyen herkes gibi!