'Araçların üzerinde gezerken hep dua ettim'

'Araçların üzerinde gezerken hep dua ettim'
'Araçların üzerinde gezerken hep dua ettim'
42 yaşındaki şoför Mustafa Avcılar'ın kameralara saniye saniye yansıyan ölüm kalım savaşı yürekleri hoplattı. Ancak o, yaşam savaşını hatırlamıyor, tek hatırladığı Allah'a yalvardığı ve ailesini düşündüğü.



UMAY AKTAŞ SALMAN

Azgın sel sularına kapılmış minibüsünün üstünden önce bir kamyonetin tepesine ardından başka bir minibüse, en son da belediye otobüsünün üstüne atlayarak hayatta kalabildi. Bu sırada minibüsleriyle sularda sürüklenen bir aileye otobüsün üzerine çıkması için de yardım etti. Ölüm ile yaşam arasındaki üç saatlik mücadelede kazanan o oldu. 42 yaşındaki şoför Mustafa Avcılar’ın kameralara saniye saniye yansıyan ölüm kalım savaşı yürekleri hoplattı. Ancak o, yaşam savaşını hatırlamıyor, tek hatırladığı Allah’a yalvardığı ve ailesini düşündüğü. Rizeli Avcılar hala şaşkın: “Karadeniz’de bile böyle sel görmedim.”
Azgın bir nehre dönen Basın Ekspres yolunda suların yuttuğu araçlardan biri de Altur’a bağlı servis aracı olarak çalışan bir minibüstü. Minibüsün 42 yaşındaki şoförü Mustafa Avcılar’ın mucize kurtuluşu ise sele dair belleklerde kalan görüntülerden biri oldu. Kendi aracının üstüne çıktıktan sonra sele kapılan diğer araçlara atlayarak hayatta kalan Mustafa Avcılar, hala yaşadıklarının etkisinde.
Sekiz yıldır servis şoförlüğü yapan ve 13 yıl önce Rize’den İstanbul’a göç eden Avcılar, kurtulma mücadelesi boyunca Allah’a yalvardığını söylüyor. 13 ve 16 yaşında iki oğlu olan Avcılar yaşadı korku dolu saatleri şöyle anlatıyor:

Dua etmeye başladım ...
“Sefaköy istikametinden İkitelli yönüne doğru gidiyordum. Sabah 06.00 sularında yola çıktım. 15 dakika sonra ise bu olay başıma geldi. Birden patlama sesine benzer bir ses duydum. Baktım sular geliyor. Arabamın içinde beni geri geri sürüklemeye başladı. Bildiğim duaları okumaya başladım.
Dünyanın sonu geldi herhalde diye düşündüm. Oğullarım Şemsettin ve Samet, eşim aklıma geldi. En çok onları düşündüm. Cep telefonu ile şirketi aradım, itfaiyeye haber versinler diye. Arkadaşları aradım yardım istedim. Önce ip ile kurtaramadılar. Bot ile kurtarıldım. Ailemi panik olmasınlar diye aramadım. Kurtulmak için neler yaptığımı hatırlamıyorum şu an.

Telefonlarım susmuyor
Eve gittiğimde eşim, çocuklarım ağlıyorlardı. Çok üzülmüşlerdi. Tanıdıklar, akrabalar da televizyondan izlemiş. Telefonlarım susmuyor. Rize’de de sel olurdu. Dereler taşardı. Ama Karadeniz’de bile böylesini görmemiştim. Çok korktum, bu yaşadığım çok felaketti. Hâlâ tedirginim.”