Aram Tigran'ın vasiyeti gerçekleşmeyecek

Aram Tigran'ın vasiyeti gerçekleşmeyecek
Aram Tigran'ın vasiyeti gerçekleşmeyecek
Kürt müziğinin önemli sesi Aram Tigran'ın 'Beni Diyarbakır'a gömün' vasiyeti İçişleri Bakanlığı'na takıldı



HİLAL KÖYLÜ - UMAY AKTAŞ SALMAN

ANKARA / İSTANBUL - Atina'da hayatını kaybeden Kürt müziğinin efsane seslerinden 75 yaşındaki Ermeni asıllı Aram Tigran'ın "Beni Diyarbakır'a gömün" vasiyeti, İçişleri Bakanlığı'ndan çıkan olumsuz kararıyla gerçekleştirilemeyecek. Tigran'ın ailesinin başvurusunu İçişleri Bakanlığı'na bildiren Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, İçişleri'nden olumsuz yanıt aldıklarını bildirdiler. Dışişleri'ne göre İçişleri ret kararına "Tigran'ın Diyarbakır'a gömülmesinin provokasyon yaratacağına dair endişeleri" gerekçe gösterdi.
Atina'da beyin kanaması geçiren ve geçen cumartesi günü yaşamını Tigran'ın cenazesinin Türkiye'ye getirilmesi için Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı DTP'li Osman Baydemir ve Diyarbakır İl Başkanı Fırat Anlı'nın da aralarında bulunduğu bir komisyon kurulmuştu. Tigran'ın Diyarbakır'da gömülme isteğine Türk hükümetinden vize çıkarsa, cenazesi dün uçakla Diyarbakır'a getirilecekti. Diyarbakır'da Ermeni Kilisesi'nde yapılacak ayinin ardından Tigran'ın cenazesi Urfakapı Semti'nde bulunan Ermeni Mezarlığı'nda toprağa verilecekti.
Tigran'ın eşi Sirvant, Türk hükümetinden olumlu yanıt beklediklerini belirterek, "Türk hükümetinden kocamın vasiyetini kabul etmesini bekliyorum. Türk hükümeti bunu kabul ederse aile olarak minnettar kalacağız. Aram; Türk, Kürt, Arap, Ermeni ayrımı yapmazdı. Bizler kardeşiz" demişti.


İçişleri'nin kararı Dışişleri'ni üzdü


Yunan vatandaşı olan Aram Tigran'ın Diyarbakır'a gömülme vasiyetini, ailesi Dışişleri Bakanlığı'na başvurarak Türk hükümetine bildirdi. Yabancı vatandaşların Türkiye'de gömülmesine ilişkin standart bir mevzuat olmadığından ve bu tür durumlarda 'son karar mercii' İçişleri Bakanlığı olduğundan, Dışişleri Bakanlığı İçişleri Bakanlığı'na Tigram için başvuruda bulundu.
Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, "Öğrendik ki, İçişleri Bakanlığı'ndan 'hayır' kararı çıkmış. Bu kararın ardından Tigran'ın Diyarbakır'a gömülmesi imkansız" dediler. Kararın gerekçesi konusunda açıkça konuşmak istemeyen ancak kararı kendilerinin de 'üzüntüyle' karşıladığını belirten yetkililer, şu değerlendirmede bulundu: "Yabancı bir vatandaşın Türkiye'ye gömülmesi konusunda yerleşik bir mevzuat yok. İçişleri Bakanlığı, her vaka için ayrı karar alabiliyor. Tigran konusunda da 'hayır' kararı aldı. Bu kararın arkasında da muhtemelen 'provakasyon olur, bölücü-yıkıcı girişim olur' endişesi yatıyor. Son karar mercii İçişleri Bakanlığı olduğundan yapılabilecek birşey yok."


Dink'in sözüne atıf


DTP Miletvekilleri Aysel Tuğluk, Selahattin Demirtaş, DTP Diyarbakır İl Başkanı Fırat Anlı ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Tigran'ın Diyarbakır'a gömülmesi yönündeki vasiyetine İçişleri Bakanlığı'nın olumlu yönde cevap vermemesini ve cenazenin beş gündür bekletilmesini yaptıkları basın açıklamasıyla eleştirdi. DTP Diyarbakır İl Başkanı Fırat Anlı, Tigran'ı son kez Diyarbakır'da sevenleriyle buluşturup kendi topraklarına emanet etmek istediklerini belirterek, "Hrant Dink bir sözünde 'Bizim bu topraklarda gözümüz var ama içine girmek için' demişti. Onun için de Aramê Tigran'ın bu topraklarda gözü var. Şu an naaşı, özlediği topraklarla buluşmuş değil. İnanıyoruz ki bunu hep birlikte gerçekleştireceğiz" diye konuştu.
"Diyarbakır ev sahipliği yaptı, başarılı geçen bir ameliyat sonucunda sağlığına kavuştu. Ancak Atina'da doktorlarının ilacını değiştirmesiyle kanda aşırı bir sıvılaşma sonucunda beyin kanaması geçirerek yaşamın yitirdi" diyen Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Baydemir, kabristan ve kilise gibi tüm hazırlıkların tamamlandığını belirterek, "Maalesef beş gündür naaş halen Atina'da bulunuyor. Maalesef bir türlü getiremiyoruz. Tıpkı Nazım Hikmet gibi, tıpkı Ahmet Arif gibi, tıpkı Ahmet Kaya, Yılmaz Güney ve yitirdiğimiz diğer sanatçılarımız gibi... Diyarbakır halkının yapacağı tek şey; şanına, emeğine yakışır son uğurlamayı gerçekleştirmek ve bağrına basmaktır. Bundan miskali zerre kadar ürkmemek gerekiyor. Bu kadar çabamızın nedenlerinden bir tanesi de kendisinin vasiyetidir. Dolayısıyla bunun da bilinmesini istiyoruz" dedi.


Bir yandan kucaklaşmadan söz edilirken...


DTP Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş'sa toplantıda şunları söyledi: "Bir yanda kimliklerin, kültürlerin kaynaşmasından kucaklaşmasından söz ediyoruz. Bu toprakların her bir köşesinin bir kültür zenginliği olduğunu hükümet yetkilileri de ifade ediyor. Önceki gün Sayın Cumhurbaşkanı Bitlis ziyareti sırasında 'Mem û Zîn de bizim kültürümüzdür' demişti. Ama aynı pratiği Aram Tigran'ın ölümü üzerinde görmek isterdik. Bir sanatçı sırf etnik kimliğinden ve söylediği türkülerin dilinden dolayı vasiyeti gereği istediği topraklara defnedilemiyor."


-Büyük usta-


Kürtler, Aram Tigran'ın öldüğünü "Mamoste rahmetkir" (Büyük usta öldü) diye duyurdular. 16 yıldır Atina'da Neos Kosmos semtinde yaşayan Tigran, Türkçe-Kürtçe ve Ermenice dahil sekiz dilde şarkı söylüyordu. Annesi Silvanlı, babası Sasonlu'ydu. Diyarbakır'ı ilk kez 2008 Mayıs'ında görmüştü. Kültür ve sanat festivaline katılan Tigran, iki ay kentte kalmıştı. Batman'da Nevruz kutlamalarına da katılan Tigran, öldürülen Ermeni asıllı gazeteci Hrant Dink ancısına 'Sarı Gelin' türküsünü söylerken, "O, bu türküyü çok seviyor" demişti.