@bahadir_ozgr

'Argo'nun ardında Türk ajan vardı

'Argo'nun ardında Türk ajan vardı
'Argo'nun ardında Türk ajan vardı

Akıl Oyunları nı kızı yazdı: Oscar ödüllü Akıl Oyunları nın yazarı Nazar ın kızı Zülfiye Nazar dır. Argo da Oscar alırsa ailede bir açık bir gizli iki

Oscar adayı 'Argo' filmi vizyonda. Olayın bilinmeyen Perde arkası ise şubatta çıkacak 'Ruzi Nazar: CIA'in Türk Casusu" adlı kitapta. Kitap, CIA'in en kariyerli ajanlarından birinin öyküsünü anlatıyor.
Haber: BAHADIR ÖZGÜR - bahadır.ozgur@radikal.com.tr / Arşivi

ABD’li aktör ve yönetmen Ben Afleck’in şu sıralar sinemalarda oynayan, büyük kısmı Türkiye ’de çekilen ve İran İslam Devrimi sonrasında Kanada Elçiliği’ne sığınan 6 ABD’li diplomatın kurtarıldığı operasyonu anlatan ‘Argo’ filminin perde arkasından tanıdık bir isim çıktı. 12 yıl CIA’in Türkiye İstasyon Şefliği’ni yapan Özbek asıllı Türk ajan Ruzi Nazar, 11 gün kaldığı Tahran’da bu operasyonun altyapısını hazırladı. Ve operasyon bittikten sonra raporu CIA Direktörü Amiral Stansfield Turner’a bizzat sundu.

Tuhaf bir kariyer
CIA’in şimdiye kadar deşifre olmuş ajanlarından pek azı Türk casus Nazar kadar tuhaf bir hikâyeye sahiptir. Zira o Latin ülkeleri ve Avustralya dışında her bölgede görev yaptı. Kariyeri Kızıl Ordu’dan Nazi subaylığına, Gladyo’nun örgütleyicisi, CIA’in fikir babası SS generallerinden Reinhard Gehlen’in komutasından Türkiye İstasyon Şefliği’ne kadar uzanır. Türkiye’deki antikomünist kampanyanın ve iki önemli darbenin kilit ismidir. Bugün Özbekistan’da yaşayan 96 yaşındaki Nazar’ın en yakın dostu eski MİT’çi Enver Altaylı’nın kaleme aldığı ve şubatta Doğan Kitap ’tan çıkacak ‘Ruzi Nazar: CIA’nın Türk Casusu’ adlı kitap; Nazar’ın hikâyesinin bilinmeyen birçok ayrıntısını gün yüzüne çıkardı. Bu anektotlardan birisi de Oscar için adı geçen ve büyük beğeni toplayan ‘Operasyon Argo’ filminin anlattığı hikâyenin perde arkasına dair.
1979’da Tahran elçiliği basılıp birçok kişi tutuklandığında 6 ABD’li diplomat Kanada Elçiliği’ne sığınır. Bu olayın çözülmesi için CIA merkezinde bir komisyon kurulur. Tek sorun, Tahran’daki durumu anlayabilecek bir bilgi ağının olmayışıdır. Görev; bölgeyi iyi bilen, Özbek asıllı, Müslüman bir Türk olan Nazar’a verilir. Nazar acilen Washington’a çağrılır. Ve 11 gün sürecek Tahran macerası başlar. Operasyon iki ayaklıdır. Nazar, Tahran’da lojistik bilgileri toplayacak, irtibatlar kuracak; sahte belge uzmanı Tony Mendez ise (filmde Aleck’in canlandırdığı kişi) operasyonu yürütecektir. Mendez, Hollywood’da ‘Altıncı Stüdyo’ adlı göstermelik bir film şirketi kurar. Los Angeles’ta, Variety ve The Hollywood Reporter dergilerinde ‘Argo’ adında, fantastik bir filmin çevrileceği ve çekimlerin bir bölümünün İran’da yapılacağına dair haberler çıkartır. Mendez İran makamlarından gerekli izni alırız Hikâyenin kalan detayları sinemalarda... Anlatılmayan kısmı ise Nazar’ın anılarında...

Ruzi Nazar devrede
Onu da Altaylı’nın kaleminden, Nazar’ın kendisinden dinleyelim: “Ruzi, sahte bir Alman pasaportu ve Almanya’ya uzun yıllar önce yerleşmiş bir Afgan halı tüccarı olarak Tahran’daydı. Hotel Intercontinental’e yerleşmişti. Otelde çok sayıda Alman basın mensubu bulunuyordu. Ruzi işe onlarla dost olmakla başladı. Alman gazeteciler de her gün elçilik yakınına gidip olan biteni öğrenmeye çalışıyordu. Dost olduğu Frankfurter Allgemeine Zeitung muhabiriyle sanki aynı ekiptenmiş gibi elçilik yakınına gidiyordu. Polislerle dostluğu ilerletince onlardan önemli bilgiler almaya başladı. Ruzi’nin Tahran’a gelmeden önce, topladığı bilgileri merkezine nasıl ulaştırabileceği hakkında ciddi bir hazırlık yapması da gerekmişti. Bunun için İngilizlerle anlaşmışlardı. Belli bir zamanda, belli bir yerde İngiliz ajanlarıyla buluşacak ve edindiği bilgileri onlar aracılığıyla Washington’a ulaştıracaktı. Buluşma yeri, bir kitapçıydı. Notlarını kitaplardan birinin arasına koyacak, İngiliz ajan, baktığı diğer kitapların yanında Ruzi’nin not bıraktığı kitaptan boş kâğıdı alacaktı. Boş kâğıttaki notlar, daha sonra küçük bir kimyevi işlemden geçince görünür hale gelecekti.” Ve lojistik hazırlık tamamlanınca Mendez operasyonu tamamladı.

Kızıl Ordu’dan Nazi subaylığına..

Ruzi Nazar tam da 1917’de Ekim Devrimi günlerinde doğdu. Genç yaşta Kızıl Ordu’ya katıldı ve Naziler’e karşı savaştı. Yaralanarak Ukrayna’da bir köye sığındı. Naziler kente girince onlara katıldı. Naziler’in Sovyetler’e karşı kurduğu Türkistan Lejyonu’nda subaylığa kadar yükseldi. İtalya’da üst düzey görev yaptı. Fransa’da SS subay okulunda eğitim verdi. Savaştan sonra ABD, Hitler’in generallerinden Gehlen’e Avrupa çapında Gladyo’yu örgütletirken, Nazar da bizzat ABD Başkanı Franklin Roosevelt’in oğlu ve aynı zamanda CIA’in ilk üst düzey yöneticilerinden Archibald Roosevelt’in davetiyle CIA’e katıldı. Turuman yardımı ile birlikte de Türkiye’de istasyon şefi oldu. Ardından Afganistan’daki Sovyet karşıtı savaşın örgütlenmesinde etkin görev aldı.

 Alparslan Türkeş’i kurşuna dizilmekten kurtardı

Nazar’ın Türkiye’ye gelişi 27 Mayıs darbesinin bir yıl öncesine rastlar. Ama o çok önce ilişkiler kurmaya başlamıştır. 1955’te dönemin Washington Türkiye Büyükelçiliği Basın Ataşesi Altemur Kılıç sayesinde askeri ataşe yardımcısı Agasi Şen’le tanışır. Ki, bu isim daha sonra Menderes’i gözaltına alacak, 1971-72’de BJK başkanlığı yapacak ve THY Genel Müdürlüğü’ne getirilecektir. Şen, Nazar’a aradığı kilit ismi verir. O, Pentagon’a gönderilen Alparslan Türkeş’tir. Hatta Türkeş hayatını Nazar’a borçludur. 27 Mayıs sonrasında Tümgeneral Cemal Madanoğlu, ihtilafa düştüğü Türkeş ve 13 arkadaşını tutuklatır. Nazar, CIA’yi devreye sokarak Türkeş’in kurşuna dizilmesini önler.

Madanoğlu’nun 9 Mart darbesini boşa çıkardı

Nazar, Madanoğlu’nun 9 Mart 1971’deki girişimini belki de engelleyen kişiydi. Çünkü Mihri Belli’nin Milli Demokratik Devrim fikrini Sovyet yanlısı buluyor ve Madanoğlu’nun girişimini de bunun devamı görüyordu. Darbeyi bizzat Madanoğlu’ndan öğrendi. Madanoğlu, Nazar’dan ABD’nin desteğini istedi. Nazar, böyle bir darbeye Pentagon’un destek olmayacağını söyledi ve durumu CIA’yi bildirdi. Birçok asker emekliye sevk edilerek 9 Mart boşa çıkartıldı. Ama bu girişimi boşa çıkartanlar 12 Mart’ta asıl darbeyi yaptı. Solcu bilinen gazeteci ve yazarlara karşı Madanoğlu’nu desteklemek suçlamasıyla tutuklama furyası başladı. Böylece ‘sol’ gösterip ‘sağ’ vurulmuş oldu!

Nâzım Hikmet’ten CIA ajanı Ruzi Nazar’a öğüt

Nazar, Nâzım Hikmet’i hep yakından takip etti. Nâzım bir etkinlik için Viyana’ya gittiğinde onunla tanışmak için fırsat kolladı. Bir gösteri sırasında kendisiyle görüşmek istediğini söyledi. Nâzım da kaldığı otelin adresini verdi. Nazar, Nâzım’a hayat hikâyesini anlattı. Ancak apaçık söylememiş olsa da Nâzım onun, ABD’de hangi kurumla işbirliği yaptığını anlamıştı. Nazar yanından ayrılmak için ayağa kalktığında Nâzım gözünü gözlerine dikerek büyük devletlerin oyuncağı olmamak, onlar tarafından kullanılmamak gerektiğine dair bir konuşma yaptı ve sözlerini şöyle noktaladı: “Siyasete bulaşmamaya gayret et. Siyasete bulaşıp b.k yememek gerek.”