Arife günü köşe kapmaca

Arife günü Eminönü'nde Yeni Cami ve Mısır Çarşısı çevresinde işportacılarla, polis ve zabıta arasında arbede yaşandı. Kargaşa ortamında çok sayıda kadın müşteri fenalık geçirdi, işportacılar coplandı.
Haber: BEGÜM BULUT / Arşivi

İSTANBUL - Arife günü Eminönü'nde Yeni Cami ve Mısır Çarşısı çevresinde işportacılarla, polis ve zabıta arasında arbede yaşandı. Kargaşa ortamında çok sayıda kadın müşteri fenalık geçirdi, işportacılar coplandı. Kavganın nedeni ise Eminönü Belediyesi'nin işportacılara yönelik aldığı, "Burada artık tezgâh açamazsınız" kararıydı.
Bile bile lades
İşportacılar, bu kararı bilmelerine rağmen arife günü ekmek paralarını çıkarmak için her şeyi göze aldı. Dükkânlardaki fiyatların pahalılığından yakınan yurttaşlar da her arife olduğu gibi dün de çocuklarına ve kendilerine bayramlık alabilmek için Eminönü'nün yolunu tuttu. Ancak güvenlik görevlileriyle köşe kapmaca oynayan işportacılardan ağız tadıyla alışveriş yapmak mümkün değildi. Kararlı olanlar ise hiç pazarlık yapamadan alelacele etiket fiyatına bir şeyler alabildi.
Tezgâhlarını belediyeye 'kaptırmak' istemeyen işportacılarla güvenlik güçleri arasında sık sık kavga çıktı. Polisler coplarını kullanınca arada kalan kadın müşteriler fenalık geçirdi.
"Neler oluyor?" diye sorduğumuz Mısır Çarşısı'nın güvenlik görevlisi Harun Üstün, "İşportacıların burada verdikleri mücadeleyi anlıyorum, ama burada tezgâh olayı bitti" yorumunu yaptı. Yasak konmasının sebebinin geliş-gidiş yönündeki işgali önleyip, turistlere burayı daha iyi tanıtabilmek olduğunu belirten Üstün, işportacıların neden Eminönü diye tutturduklarını anlamıyordu.
'Türk halkı bitti'
Üstün, "Tezgâhı Mahmutpaşa taraflarında açsınlar. Ben de alışverişimi çoğu kez burada yapıyordum. Geçen gün 500 bin liraya gömlek aldım. Ama kolu ve yakası çıkmadı. Günde 12 saat buradayım ve Türk halkının bittiğini görüyorum. Alım gücümüz düştü. Mısır Çarşısı'nın içindeki hırsızlık, taciz, kapkaç olaylarını engellemeye çalışıyoruz. Alınan karar aslında iyi oldu" dedi.
'Kime, ne zararı var?'
İki adım ötedeki iki genç Şevki Akkaya ve Yusuf İnci, mutlaka tezgâh açacaklarını belirtiyordu: "Her bayram burada yazın perde, kışın mont satarız. Ama bugün tezgâhı açamıyoruz. Burada çalışmaya mecburuz. Boş bir caddede çalışmanın kime zararı var? Madem öyle bize boş bir çalışma sahası versinler."
Zaman: 1.5 aylık evliyim
12 yaşından beri her arife günü Eminönü'nde tezgâh açıp kemer satan 22 yaşındaki Fırat Zaman da çaresiz bekliyordu: "Bu cadde hariç her yere izin var. Oralarda da yer bulamıyoruz. Zaten başka bir mesleğim yok. Bir buçuk aylık evliyim ve taksit ödemeye çalışıyorum."
Nezahat anne ağlıyor
67 yaşındaki Nezahat Saygın, 19 yıldır örgü kazak sattığını, ama ilk kez yer değiştirmekten siftah bile yapamadığını anlatırken, "Yaşlı bir kadın olmama rağmen tartaklarcasına bana 'Git buradan' diyorlar. Benden zorla mallarımı aldılar. Ortada kaldık" diye ağlıyordu,.
Müşteriler ise yaşananlar nedeniyle hem şaşkın, hem de kızgındı. Çerkezköy'den karısı ve iki küçük çocuğuyla birlikte ucuza alışveriş yapmak için gelen Mustafa Çakır, 'siyasi' bir yorum yaptı: "Burayı boş görünce şaşırdık. Sanırım AB'ye dayanan bu uygulama, yerin rahatlaması bakımından çok iyi, ama bu insanlar da ortada bırakılmamalı, onlara mutlaka yer gösterilmeli. İnsanlar ortada bırakılmamalı."
Öz: Dükkânlar pahalı
Fadime Öz de sabah sabah Eminönü yoluna düşenlerdendi. Açık bir sergi bulamadığı için eve eli boş gidecekti. Dükkânlardaki fiyatları pahalı bulmuştu. 30 yıldır her bayram öncesi Eminönü'nden alışveriş yapardı. Ama dün üzüntülüydü:
"Arife zamanı insanlara bu yapılmaz. Bu insanlara tezgâhlarını açabilmeleri için yer versinler. Ya da Beyazıt Meydanı'na köşe yapsınlar. Yoksa alışveriş kültürü ortadan kalkacak. Turistler için insanların ekmek paralarıyla oynuyorlar."
'Burası Osmanlı pazarı'
Diğer bir müşteri Hüseyin Koçak ise olayın tarihsel yönüne dikkat çekmeden edemedi: "Bu pazar Osmanlı İmparatorluğu'ndan kalma bir pazar. Şimdi bu yasaklamayı turistlere bağlamaları anlamsız. Alış-veriş için geldim. Elim-kolum boş dönüyorum. Bu insanlara yer gösterilsin. Buradaki insanların zaten başka mesleği yok. Hem biz, hem de onlar mağdur olmasın."