Arınç'ın kuşkuları sürüyor

Arınç'ın kuşkuları sürüyor
Arınç'ın kuşkuları sürüyor

FOTOĞRAF: ERHAN SEVENLER / AA

TSK'nın evinin önündeki askerlerle ilgili yaptığı açıklamayı değerlendiren Arınç: Tatmin edici midir? Farklı bir şey. Siyasetçi olarak yorum yapmak istemiyorum

İSTANBUL- Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın kendisine yönelik suikast ve askerlerce takip edildiği iddialarıyla ilgi konuşurken TSK’nın ‘İki asker bilgi sızdıran bir personeli izlemek için oradaydı’ açıklamasını değerlendirdi: “TSK içinde böyle bir yanlış yapacak kimsenin olmadığına bütün gönlümle inanmak istiyorum.”
Televizyon Yayıncıları Derneği ile toplantı yapan Arınç daha sonra kameraların karşısına geçip, ‘o gece yaşananlar’la ilgili konuştu: 

SUİKAST İLERİ İDDİA: Sonuçlanacak tahkikata göre hepimiz Türkiye’de huzurlu bir hayat sürdüğümüze, hukuk devletinin bütün gücüyle egemen olduğuna ve Türkiye’de iddia edildiği gibi bir yanlış iş yapacak herhangi bir örgütün veya grubun bulunmadığına bir kez daha inanalım. İlk günden bu yana ‘Bülent Arınç’a suikast hazırlığı’ şeklinde  haberler veriliyor. İnsanları tedirgin eden bir şey. O gün yapılan tespitler, elde edilen bilgi ve bulgular, olayın güpe gündüz cereyan etmesi, Allah korusun bir suikast, eylem, kötü fiil yapılacağı anlamına gelmiyor. Bu çok ileri bir iddia. Ama yapılan iş bir bilgi toplama mıdır, gözetleme midir, hazırlık mıdır? Bunun takdirini adli makamlar yapacaktır. Şahsen bir endişem yok.

HASRETLE BEKLİYORUM: Ben Türkiye’de bir siyasi şahsiyete karşı, bir başbakan yardımcısına karşı, hele hele Türkiye’nin en güzide kurumu, en onurlu kurumu, en disiplinli kurumu silahlı kuvvetler içerisinde böyle bir yanlışlık yapacak kimsenin olmadığına bütün gönlümle inanmak istiyorum. Ama bunu bir adli tahkikat sonucunda vereceğime de inanıyorum ve o günü de de bir an evvel hasretle bekliyorum.”

MAĞDUR BENİM: Olayın bir mağduru varsa ben görülüyorum. Haftasonu programlarımı devam ettirdim. Döndüğümde Ankara Emniyet Müdürünü davet ettim. Emniyet Müdürü’nün bana verdiği bir iki bilginin dışında ne bir belgeyi görmüşlüğüm vardır, ne bir kamera kaydını izlemişliğim vardır, ne savcılığın elinde olan aramalarda elde edilmiş belgeler üzerinde bilgim vardır. 

İHBAR GELMİŞ: Cumartesi günü saat 14.30 sıralarında emniyetin telefonuna bir ihbar yapılmış. Bu ihbarda iki sivil aracın benim konutumun civarında sürekli dolaştığı, içindeki şahısların bir eylemde bulunabilecekleri belirtilmiş. Olayı önemli bulmuşlar. İsmim geçiyor olunca terörle mücadele ekipleri binanın yakınında bu araçları aramaya başlamış. Bir tanesini benim sokağımdan daha geniş olan bir üst sokakta park etmiş durumda görmüşler ve beklemeye başlamışlar. Daha sonra bir araçla iki kişi gelmiş ve araca yöneldiklerinde polis duruma hâkim olmuş. Kendilerinin subay olduğunu ifade etmişler. Birinin albay, birinin binbaşı olduğu tespit edilmiş. Tam hatırlamıyorum ama araçlardan birisinin Genelkurmay veya Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na ait olduğu, bir diğerinin de bir rent a car’dan kiralanmış araç olduğunu tespit etmişler.

YUTULMAYA ÇALIŞILAN KÂĞIT: Kişiler asker olunca savcıya haber verilmiş, savcı da ‘Merkez Komutanlığından görevlilerin gelmesi gerekir’ diye düşünmüş, gelmişler. Bunlardan birisi araçların başındayken su içmek istemiş. Bir pet şişe getirilmiş, kapağını açmış, fark ettirmeden yere mi düşürmüş, cebine mi sokmuş ve sonra ‘Elini çıkart ve onu ver’ denilmiş. O da alelacele elinden çıkardığını ağzına götürmek ve su içmek isterken, bana söylenen bu, polislerce eli tutulmuş ve kâğıt alınmış. Bu kâğıtta da bizim sokağımızın numarası ve apartmanımızın ismi yazılıymış. Bunlar üst arama tutanağında dercedilmiş. 

FAZLA BİLGİM YOK: Araçlarda arama yapılmış. Bilebildiğim kadarıyla kanunsuz sayılabilecek bir nesne bulunamamış. Lojman aramalarında hem askeri, hem sivil savcı hazır bulunmuş. Sanıyorum, 01.00 civarında başlayıp, 05.00’da bitirmişler. Bu safhadan sonrasını bir gram dahi olsa bilme imkânım yok. Başkalarının da isimleri çıkmış, krokileri çıkmış, defterler, kitaplar alınmış diye haberler var. Bilemem. 

BASIN KARTI: Seferberlik bilmem ne başkanlığında çalışıyor görünüyor, ama Özel Kuvvetler Komutanlığı’na giriş belgeleri olduğu belirtilmiş, ilk üst aramasında da bir tanesinin bir dergi adına sarı basın kartı taşıdığına ilişkin kart veya kartvizit varmış.

NEDEN GÖZETLENİYOR: Genelkurmay Başkanlığı’nın açıklamasında da görebildiğim kadarıyla iki kişinin yakalandığı veya tespit edildiği doğrulanıyor. Bu kişilerin asker olduğu doğrulanıyor. Herkesin en çok merak ettiği şey, neden burada bir gözetleme yapılıyor? Onu da kendilerine göre açıklamış. ’Bu bir istihbarat amaçlı bir çalışmadır ama Bülent Arınç’a yönelik değildir. Silahlı kuvvetlerden dışarıya bilgi sızdıran bir kişinin takibi sırasında bu iş olmuştur’ şeklinde. Açıklamalar farklı şekilde yorumlandı. Bu yorumlara girmeyeceğim. Genelkurmay, neden dört gün beklemiştir, beş gün beklemiştir, zamanında mı yapmıştır, değil midir, tatmin edici midir? Farklı bir şey. Bunları herkes düşünebilir ama ben bir siyasetçi olarak silahlı Kuvvetlerin bu açıklamasına karşı bir yorum getirmek istemiyorum. 

TEHVİL YOLUYLA İKRAR:  Yıllarca cezada hukukçu avukat olarak bulundum. Bir suç isnat edildiği zaman, ’evet, ben bu işi yaptım’ derse, bu ikrardır. Yani kabul etmektir. ’Ben bu işi yaptım ama başka türlü yaptım, başka amaçla yaptım’ derse bu tevil yollu ikrardır.”