Arınç'tan askere zehir zemberek yanıt

Arınç'tan askere zehir zemberek yanıt
Arınç'tan askere zehir zemberek yanıt
'Siyasetçi pas pas da değil emir eri de'

GENELKURMAY'IN ARINÇ'A TEPKİSİ İÇİN TIKLAYIN

 

Bünyamin YIL

ADANA - Bazı emekli orgenerallerle ilgili sözlerine, Genelkurmay'daki haftalık basın bilgilendirme toplantısında tepki gösterilmesi üzerine, TBMM eski Başkanı, AKP Manisa Milletvekili Bülent Arınç, “Ben kimsenin emir eri değilim” dedi. Arınç, Türkiye’nin askeri vesayet altında bir ülke olmadığını söyledi.

Seyhan Kültür Merkezi’nde partililerle bir araya gelen Arınç, yaklaşık 2 saat süren bu toplantının ardından yaptığı basın toplantısında, sözleri ve kendisine yöneltilen eleştiri hakkında konuşurken, “Ben hukuku bilirim, avukatlık da yaptım” diyerek şunları söyledi:

“Ben hukuk namusunu veya hukuk devleti olmanın gereklerini günlük çıkarlar açısından satacak bir insan değilim. Ben bir zamanlar 27 Mayıs darbesinden sonra bu darbeyi lanetleyerek, orada savunduğu insanların sırtından meclise girmiş siyasetçilerin, bugün darbe şakşakçılığı anlamına gelebilecek cümleler söylemesi karşısında böyle bir hukukçu olmadığımı ifade ettim. Dolayısıyla bana hukuku öğretmeye kimse kalkmasın.

 

 

‘ASKERİ VESAYET REJİMİ ALTINDA DEĞİLİZ’

 

 

Biz askeri vesayet rejimi altında demokrat bir ülke değiliz. Biz demokratik bir hukuk devletiyiz. Dolayısıyla asker kendi zor işleri içerisinde kendi kuralları ve görevleri ile başbaşadır. Sivilleri yönetmek, sivilleri azarlamak, sivillerin üstünde demoklasin kılıcı gibi sallanmak hiçbir sivil demokrasilerde bugüne kadar görülmemiştir.”

Hiç kimsenin silahlı kuvvetlere karşı çıkması ve onunla ilişkili eleştirilerde bulunmasının doğru olmadığını belirten Arınç, bu kurumda bulunan bazı kişilerin son günlerde iç politika üzerinde tartışmalar açması ve geçtiğimiz yıllarda yaptıklarının kasetlerle ve davaların iddianamelerinde konuşuluyor olmasının eleştirilecek bir konu olduğunu belirttikten sonra da şöyle dedi:

“Benim söylediğim kasetlerde yer alan bazı ifadelerin eleştirilmesidir. Ben onun sahiplerini eleştiriyorum. Düşünebiliyor musunuz, eski Genelkurmay Başkanlarından birisinin, bugünlerde yayınlanan kasetlerde cumhurbaşkanlığı seçimi süresinde içeriye girerek oy kullanmak isteyen bir siyasi partinin genel başkanına üzülerek söylüyorum, ‘pez..’ diye başlayan bir hakaret cümlesinin yeraldığını görüyorsunuz. Kimilerine girin, kimilerine girmeyin talimatı verildiğini görüyorsunuz. Daha sonra bir başkasının konuşmasında bu memleketin cumhuriyet savcılarından ‘lan’ diye hitap edildiğini görüyorsunuz.”

 

 

‘SİYASETÇİ PASPAS DEĞİLDİR’

 

 

Kasetlerde konuşulan bu durumların TSK’yı yıprattığını, bunun da konuşulması gerektiğini söyleyen Arınç, şöyle devam etti: “Bütün bunlar aslında Türk Silahlı Kuvvetleri’ni yıpratıyor. Bunlar bir milyonluk kitlede, memleket evlatlarının içinde bulunduğu şerefli bir kurumda yanlış yapan insanların yanlışlıklarının konuşulmaması ve bunlardan hesap sorulmaması bu asil kurumu zedeliyor. Benim şikayetim bunlaradır. Ben bir siyasetçiyim. Siyasetçi paspas değildir, siyasetçi şamar oğlanı da değildir. ‘O Başbakan’a ayrıl dedim o da korkusundan ayrıldı’ sözlerini ben kabul edemem. Ben siyasetçinin hukukunu muhafaza etmekle yükümlüyüm. Kim yanlış yaparsa bunların hesabı sorulmalıdır. Ben kimsenin emir eri değilim. Türk siyasetçisi cesur, inaçlı ve kararlı olmalıdır. Biz yanlışımızı kendi içimizde düzeltmeliyiz. Bu yüksek kurum da kendi içinde yanlış yapanlara elbette kendi içinde ceza vermelidir. Yargıya intikal etmesi gerekenler mutlaka yargıya intikal etmelidir. Yargılanması, soruşturulması ve TSK bünyesinden çıkarılması gerekir. Millet kendi ordusunu kendisi kucaklamak istiyor. Benim söylemek istediğim bunlardı.”

 

 

'SORUŞTURULSUN'

 

 

Bu konuda konuşmaktaki kastının ‘darbe teşebbüsleriyle meşgul olmuş bazı güçlerle işbirliği yapmış, yanlışlıkları konuşulan insanların soruşturulup yargılanması olduğunu’ belirten Arınç bu kişilerin TSK bünyesinden çıkartılmasını istedi. “Millet kendi ordusunu kendisi kucaklamak istiyor” diyen Arınç, kendisine bugün verilen cevapla ilgili olarak da şöyle dedi:

“Buna karşı cevap vermek ihtiyacı duymuşlarsa, aslında cevap verilecek bir konu değildir. Ben sayın Tuğgeneralden şunu açıklamasını beklerdim. ‘Evet bugün yayınlanan, açıklanan pek çok olay var. Biz kendi bünyemizde bunları araştırıyoruz, biz anayasaya bağlıyız, biz sivil iktidarın karşısında bir güç değiliz, sivil iktidarın emrindeyiz, yanlışlıkları yapanlar her kurumda bulunur. Bu yanlışlıkları yapanları kurumda barındırmayacağız’ deseydi, çok daha haklı bir konuşma yapmış olurdu.

Siyasetçiler nasıl hatalarını halkın önüne çıkarak bir şekilde giderme imkanı buluyorlarsa bizim başka bir ordumuz, gücümüz yok. Bu kurumun da eğitime, camiye, kışlaya siyaset karışmaması gerektiğini hepimiz bildiğimize göre bu kurumun siyasetten uzak tutulması gerek.

 

ÖZBEK PAŞA ÖRNEĞİ

 

TSK’nın kendi mevzuatı kendi askeri ceza kanunu bırakın siyasi faaliyet yapmayı, siyasi demeçte bulunmayı bile yasaklar. Bunun cezası vardır. Ben değerli silahlı kuvvetleri mensuplarının yıllarca birlikte olduğumuz kendi içinde bu yanlışlıkları barındırmayacağını düşünüyorum. Bundan 10 yıl önce Osman Özbek Paşa’nın bir başkana nasıl hakaret ettiğini görmüştük ama, o günden bu yana bazılarının aynı yolda gittiğini görmek bizi üzüyor.

Biz paşalarımızı zaferler kazananan büyük komutanlar olarak görmek isteriz. Yoksa siyasetçilerin tepesinde, onların kafasına vuran, onların küçümseyen hiçbir davranışın içinde görmek istemeyiz. Benim maksadım TSK’ye yıpratmak değil, piyasalarda dolaşan, herkesin ağzında dolaşan ve bugün kadar da ciddi biçimde yalanlanmayan duyduğumuz bu kasetlerdeki konuşmalara bir tepkidir. Onun sahiplerine bir tepkidir.”

 

DİNLEYİCİYİ AZARLADI

 

Toplantı öncesi, partililerle yaptığı konuşmada da, partisinin adayına oy isteyen Arınç, AKP iktidarından daha iyisinin gelemeyeceğini savundu. Arınç konuştuğu sırada, dinleyicilerden bir kişi, ayet okumak istedi. Bu kişiyi durduran Arınç, “Sus kardeşim. Burada siyaset konuşuyoruz. Biz siyasi bir partiyiz, dinci değil. Otur yerine. Nerede ne konuşacağını bileceksin. CHP’liler türbanlılara rozet takar adı ‘açılım’ olur, sen hadis okursun adı ‘irtica’ olur. Burada kimsenin ağzına ekmek vermeye niyetimiz yok” diye azarladı. (dha)