Armutlu'nun 'fethi'

İstanbul Emniyet Müdürü Hasan Özdemir'in 'Sütliman olacak' dediği Küçükarmutlu'da sakinlik ve huzurun aksine 'olağanüstü hal' görüntüleri var.
Haber: TİMUR SOYKAN / Arşivi

İSTANBUL - İstanbul Emniyet Müdürü Hasan Özdemir'in 'Sütliman olacak' dediği Küçükarmutlu'da sakinlik ve huzurun aksine 'olağanüstü hal' görüntüleri var. Ölüm orucu eylemine destek verenlerin barikatları kaldırılırken bu kez sokakları panzerler, 'akrep' adı verilen küçük zırhlı araçlar, kar maskeli özel timler ve çok sayıda polis dolduruyor.
Barikat yerine panzer
TEM Otoyolu'nun Fatih Sultan Mehmet Köprüsü Avrupa Yakası girişi çok farklı iki dünyayı birbirinden ayırıyor. Otoyolun bir yanında sosyetenin gece hayatı ile bilinen Etiler var. Diğer yanda ise ölüm orucu eylemleriyle sık sık gündeme gelen, barikatların kurulduğu, polis ile sokak çatışmalarının yaşandığı, yoksulluğun yaşandığı Küçükarmutlu. Mahallede operasyonların ardından şimdi çok farklı bir yaşam sürüyor.
Semtin girişinde sınır kapılarını aratmayan önlemler var. Her araç durdurulup kontrol edilirken, kimlikler gözden geçiriliyor. Her sokak başında polis panzerleri ve 'akrep' adı verilen zırhlı araçlar karşınıza çıkıyor. Birçok evin çatısında ellerinde uzun namlulu silahlar bulunan kar maskeli özel tim mensupları nöbet bekliyor.
İETT otobüslerinin son durağı polis kordonu ile kapatılmış durumda. Çevresi kum torbalarıyla kaplanmış güvenlik kulübeleri savaş havası veriyor. Operasyonda dört kişinin öldüğü evin çevresinde de zırhlı araçlar bekliyor. Küçükarmutlu'daki duvarlarda bulunan örgüt sloganlarının üzeri sarı renk boya ile kapatıldı. Neredeyse bütün evlerinin duvarlarında sarıya boyanmış bölümler bulunuyor. Yüksek bir tepeye Türk Bayrağı dikilmiş. 3 bin 500 kişinin yaşandığı Küçükarmutlu'da 500 polis görev yapıyor. Yani 7 kişiye bir polis düşüyor. Görev yapan zırhlı araç sayısı ise 12.
'Asıl derdimiz yoksulluk'
Bu kadar güvenliğe karşın huzur yok. Adının açıklanmasından bile korkan bir mahalle sakininin söyledikleri bu gerilimi çok iyi anlatıyor: "Daha önceden barikatlar vardı, korkuyorduk, tedirgin oluyorduk. Şimdi bu kadar polisi, panzerleri görünce de kendimizi savaş alanında gibi hissediyor, yine korkuyoruz. Çocuklarım dışarı çıkmaya korkuyor. 'O maskeli amcalar bizi öldürecek mi?' diye soruyorlar. Burada yaşayan herkese terörist gözü ile bakıyorlar. Bizim asıl derdimiz yoksulluk, işsizlik. İnsanlar bunlar ile uğraşacağına yoksulluğa çare bulunsun."