Artık evin reisi yok

Türk Medeni Kanun Tasarısı'nın aile hukukuna ilişkin bölümünün TBMM Genel Kurulu'nda kabulüyle, "evin reisi kocadır" hükmü tarih oldu.

TBMM Genel Kurulu'nda, 'temel yasa' olarak görüşülen Türk Medeni Kanun Tasarısı aile hukukuna ilişkin bölümü kabul edildi.
Aile hukukunda kadın-erkek eşitliğini temel alan bölüm toplam 1030 maddeden oluşan tasarının 118-281. maddeleri arasındaki düzenlemeleri kapsıyor. Buna göre, evlenme işlemi kadının bulunduğu yerde de gerçekleştirilebilecek. 'Kocanın evin reisi' olması hükmü değiştirilerek, evlilik birliğinin yönetiminde kadın ve erkeğe eşit söz hakkı tanınacak. Eşler evlilik birliğini temsil etme yetkisine sahip olacak. Eşler, birliğin temsil yetkisini kullandıkları durumlarda üçüncü kişilere karşı da müteselsilen sorumlu sayılacak.
Kadının evlilik birliğini temsil yetkisini kötüye kullanması halinde, kocanın bu yetkiyi kaldırmasına ilişkin hüküm değiştiriliyor. Buna göre, eşlerden her birinin temsil yetkisini aşması veya yetkiyi kullanmada yetersiz kalması durumunda, temsil yetkisinin sınırlandırılması veya kaldırılması konusunda karar verme yetkisi hakime bırakılıyor. Eşler, oturacakları evi birlikte seçme hakkına sahip olacaklar. Yürürlükteki yasa ise kadının, kocanın belirlediği evde oturmasını emrediyor.

KIZLIK SOYADI

Evlenen kadın, kocasının soyadının yanı sıra isterse kızlık soyadını da kullanabilecek. Kadın; boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğunu belirtir ve bunun kocaya bir zarar veremeyeceği kanıtlanırsa, istemi üzerine hakim, kocasının soyadını taşımasına izin verebilecek.
Üçüncü kişilerle kadın arasındaki davalarda kadını kocanın temsil edeceği hükmü de kaldırılıyor. Eşitlik ilkesi uyarınca eşlerden her biri, üçüncü kişilerle her türlü hukuki işlemi yapabilecek. Ailenin oturduğu ev konusunda istisna getirilerek, bu ikametgah ile ilgili işlemler konusunda, eşlerden her biri diğerinin açık rızasını almak zorunda olacak.

EVLENME YAŞI

Yeni düzenlemeyle evlenme yaşında kadın ve erkek arasındaki eşitsizlik gideriliyor. Daha önce erkeklerde 17, kadınlarda 15 olan evlenme yaşı her ikisi için 17 yaşın doldurulması, 18 yaşından gün alma şartına bağlanıyor. Olağandışı durumlarda kadın-erkek arasındaki fark kaldırılarak 16 yaşını doldurma, 17 yaşından gün alma olarak değiştiriliyor.
Akıl hastaları, evlenmelerinde tıbbi sakınca bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla anlaşılmadıkça evlenemeyecek.
Kocanın, 'kadın ve çocukların bakımından sorumlu olduğu' ilkesi kaldırılarak, yerine 'eşit mali sorumluluk' getiriliyor. Evin giderlerine katılmada eşlerin mali güçleri, emek ve mal varlıkları esas alınacak.
Eşlerden her biri meslek ve iş seçiminde serbest olacak. Ancak bu seçimde diğer eşin ve aile birliğinin huzuru ve yararı göz önünde bulundurulacak. Kadının kocası lehine borç altına girmesine ilişkin işlemleri hakimin iznine tabi tutan hüküm kaldırılıyor. Eşler, mali sorumluluğu birlikte taşıyacak. Eşlerden her biri, kendi borçlarından dolayı üçüncü kişilere karşı bütün mal varlığıyla sorumlu olacaklar.

BOŞANMADA GİZLİ OTURUM

'Onur kırıcı davranışlar' da boşanma nedenleri arasında yer alacak. Boşanma nedenlerinden 'terk'te süre 3 aydan 6 aya çıkarılıyor. Buna göre, halen 3 ay sonunda ihtar çekme zorunluluğu kaldırılarak, 6 ay sonunda uyarıya gerek kalmaksızın boşanma davası açma imkanı getiriliyor.
Boşanma davalarında, taraflardan birinin isteği doğrultusunda hakim davanın gizli olarak sürmesi kararını verebilecek.
Boşanma durumunda eşler aile konutu ve ev eşyasını kimin kullanacağı konusunda anlaşamazlarsa, hakim, eş ve çocukların geleceğini göz önüne alarak adil bir karar verecek.
Miras hukukunda saklı oranlar azaltılarak, miras bırakanın mallarındaki tasarruf özgürlüğü genişletiliyor. Sağ kalan eşin miras payı da yükseltiliyor.
Eşlerden birinin ölümünde tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa, sağ kalan eşin korunması için bunlar üzerinde miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkının tanınmasını isteyebilecek. Böylece eşler, bu haklarını ölünceye kadar kullanabilecek.
Yoksunluk nafakasını sadece kadın isteyemeyecek. Boşanma yüzünden yoksunluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilecek.
Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkili olacak. Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden 1 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacak.

MAL REJİMİ

Yeni düzenlemede 'edinilmiş mallara katılma' rejimi yasal mal rejimi olarak kabul ediyor.
Evlilik birliğinin boşanma, ölüm veya diğer sebeplerle sona ermesi halinde 'edinilmiş mallara katılma' yasal mal rejimi olarak kabul edilmesine karşın, eşler istedikleri takdirde 'mal ayrılığı', 'paylaşmalı mal ayrılığı' ve 'mal ortaklığı' rejimlerinden birini mal rejimi sözleşmesi yaparak seçebilecek.

MAL TANIMLARI

Edinilmiş mallara katılmada iki tür mal esas alındı. Buna göre, 'kişisel eşya, mal rejimi kurulmadan önce kazanılan mallar, miras olarak kazanılan mallar, manevi tazminat alacakları, kişisel malların yerine geçen mallar' kişisel mallar olarak sıralandı.
Edinilmiş mallar, 'çalışma ile elde edilen kazanç, sosyal güvenlik, sosyal yardım ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulmuş sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler, çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar, kişisel malların gelirleri ve edinilmiş mallar yerine geçen değerler' olarak tanımlandı.
Mal rejimi sözleşmesi, noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılacak. Ancak, taraflar evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçeceklerini yazılı olarak bildirebilecekler.

ARTIK DEĞER HESABI

Her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olacak; Alacaklar takas edilebilecek.
Zina veya cana kast nedeniyle boşanma halinde hakim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilecek.
Mal rejiminin sona ermesinden önceki 1 yıl içinde diğer eşin rızası olmadan olağan hediyeler dışında yapılan karşılıksız kazandırmaların bu eşin payını azaltmak kastıyla yapıldığı varsayılacak. Bu tür kazandırmalara ilişkin uyuşmazlıklarda mahkeme kararı, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla, kazandırmadan yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilecek.

BİR YILLIK SÜRE

Türk Medeni Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun Tasarısı'nda, yeni düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tabi olunan mal rejiminin devam edeceği hükmü getiriliyor.
Eşler, yeni yasanın yürürlük tarihinden sonra bir yıl içinde başka bir mal rejimini seçmemişlerse bu tarihten itibaren geçerli olmak üzere yasal mal rejimi olan 'edinilmiş mallara katılım' rejimini seçmiş sayılacak.