'Artık işkence örtbas edilmeyecek'

Adli Tıp Kurumu Başkanı Kurt'tan iddialı açıklama: Artık işkence örtbas edilmeyecek, kimse AİHM'ye gidip de haklı ya da haksız 'bana şu muamele yapıldı' diyemeycek!

Verdiği birçok rapor nedeniyle tartışılan Adli Tıp Kurumu'nun Başkanı Dr. Keramettin Kurt, iddialı bir çıkışla, 'işkenceler örtbas edildi' şikayetlerinin artık sona ereceğini savundu ve "Artık kimse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gidip de haklı ya da haksız (bana şu muamele yapıldı) diyemez" dedi. Kurt, Adli Tıp Kurumu'na zanlı geldiğinde muayene sırasında kolluk kuvveti bulunmayacağını, yazılan raporların da direkt olarak savcıya gideceğini söyledi.
İki gün sürecek olan '1.Yargıtay-Adli Tıp Sempozyumu' Yargıtay Genel Kurul Salonu'nda başladı. Sempozyumun açılışında konuşan Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Adli Tıp Kurumu'nun yargının eli ayağı olduğunu, yargının hızlandırılması ve daha isabetli karar vermesinde kuruma çok önemli görevler düştüğünü söyledi. Çiçek şöyle konuştu:

'Adli Tıp herşeyimiz'
"Adli Tıp Kurumu'nun mekan sorunu pazartesi günü itibariyle çözülecektir, 12 trilyon lira bedelli yeni bina yapımı için ihaleye çıkılacaktır. Kurumun personel sıkıntısı da bulunmaktadır. Avrupa Konseyi ile birlikte 11 milyon euroluk eğitim amaçlı bir proje hayata geçirilmiştir. Projeyle, gerek yargıda, gerekse Adli Tıp Kurumu'nda görev yapanların eğitimlerini geliştirmeyi amaçlıyoruz. Adli Tıp Kurumu'nun personel problemini de belli ölçüde çözmeye çalışıyoruz. Adli Tıp Kurumu ne kadar iyi çalışırsa, ne kadar verimli çalışırsa yargılama faaliyeti daha kısa sürede biter. Adli Tıp Kurumu raporu gelmedikçe, davada kararın çıkması mümkün değil. Dolayısıyla, kimse Adli Tıp'ı suçlamaz da, (yine geldik, 3 dakikada dava 3 ay sonraya atıldı) derler. Yargıyı bu nevi ithamlardan kurtarmanın yolu, başka unsurların yanında, Adli Tıp'ın iyi çalışmasıdır. Onun için Adli Tıp Kurumu'na geçmiş dönemde yapamadığımız katkıları bu dönemde yapmaya gayret ediyoruz."

'İşkenceye örtbas bitecek'
Adli Tıp Kurumu Başkanı Uzman Doktor Keramettin Kurt ise iletişim ve teknolojinin ön planı çıktığı bugün suçların işleniş biçimlerinin de kabuk değiştirdiğini, yargıya gerekli delillerin sunulabilmesi için güçlü teknolojik altyapıya gerek duyulduğunu söyledi. Kurt, bu amaçla kurumun sürekli kendini yenilediğini, Adli Tıp Kurumu'nun yılda 600 bin olguyu değerlendirmesi nedeniyle kurumun uzman açığının giderilmesi için özlük haklarının iyileştirilerek mesleğin cazip hale getirilmesi gerektiğini belirtti. Kurt, oturum çıkışında ise gazetecilerin sorularını yanıtlarken, Adli Tıp'a yönelik, işkencelerin örtbas edildiği eleştirilerinin ortadan kalkacağı yönünde şu açıklamaları yaptı:

'AİHM'ye şikayete gerek kalmayacak'
"Kurumda teknolojik yenileşmeye gittik. Artık falan kişiye işkence yapıldı, örtbas edildi gibi şikayetler olmayacak. İnsana insanca muamele, doğru tespit, doğru karar verme... (Bu şimdiye kadar yok muydu) diyeceksiniz, tabii ki vardı. Mutlaka gözden kaçan durumlar da olmuş olabilir. Bunun bir disiplin altına alınması gerekirdi.

'Muayenede polis nezareti yok'
Bundan sonra her yerde, her adli tıp şubesinde standart format uygulanacak. Böylece farklı raporlar ve farklı format şekli ortadan kalkacak artık. Bu da zabıtayı, Adli Tıp'ı, hukuku, kişileri, dolayısıyla ülkeyi rahatlatır. Artık kimse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gidip de haklı ya da haksız (bana şu muamele yapıldı) diyemez."
Kurt, artık Adli Tıp Kurumu'na gözaltından zanlı geldiğinde muayene sırasında kolluk kuvveti bulunmayacağını, yazılan raporların da direkt olarak savcıya gideceğini söyledi.