'Artık kimse Romanları 'buçuk millet' olarak tarif edemez'

'Artık kimse Romanları 'buçuk millet' olarak tarif edemez'
'Artık kimse Romanları 'buçuk millet' olarak tarif edemez'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Romanları kötü gösterme, horlama, potansiyel suçlu kabul etme dönemlerinin geride kaldığını ifade eden Erdoğan, Türkiye'de artık hiç kimsenin Romanları "buçuk millet" olarak tarif edemeyeceğini belirtti.

RADİKAL-Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , Romanlar Konfederasyonu tarafından düzenlenen "14 Mart Romanlar Günü Çanakkale Buluşması"nda, Roman vatandaşlara hitap etti.  Erdoğan, " Dünya ırkçılıktan çok çekti. Dünya ve İslam alemi mezhepçilikten, sen ben kavgasından çok çekti. Farklılıklar bu ülkenin zenginliğidir" dedi. Romanları kötü gösterme, horlama, potansiyel suçlu kabul etme dönemlerinin geride kaldığını ifade eden Erdoğan, Türkiye 'de artık hiç kimsenin Romanları "buçuk millet" olarak tarif edemeyeceğini belirtti.

Batı'nın Romanları ülkelerinden sürdüğünü belirten Erdoğan, AB müktesebatına göre böyle bir şey yapamayacaklarını, ancak bazı ülkelerin Romanları ülkelerinden şu anda çıkardıklarını söyledi. Dünyanın buna karşı sesinin çıkmadığını ifade eden Erdoğan, "Bunları bilmemiz lazım. Onun için Türkiye farklı bir ülke" diye konuştu.
     
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihin çok anlamlı ibretler, çok özel deneyimler, güzellikler sunduğu kadar, acı hatıralar, kötü uygulamalar, buruk mağlubiyetler de sunduğunu dile getirerek, tarihte çok sayıda milletin, sırf inancından, renginden, kimliğinden dolayı kötü muamele gördüğünü, vatanından, toprağından sürüldüğünü, işkencelere, toplu ölümlere, soykırımlara maruz bırakıldığını anlattı.
     
Endülüs medeniyetinin sadece Müslümanlar için değil, Batılılar için de çok önemli bir merkez olduğunu, ilmin, bilginin irfanın kaynağı haline geldiğini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:      
"Endülüs, Hristiyanı Yahudisi Müslümanıyla herkesi bir arada yaşatmış, örnek bir medeniyettir. Peki bugün kendisine medeni denen Avrupa ne yaptı? O Yahudileri Endülüs'ten sürdü ve bunların 500 binini ecdadımız Osmanlı nerede kabul etti, burada kabul etti. İstanbul'da, Türkiye'de kabul etti. Ecdadımız böyle bir ecdat. Kadın çoluk çocuk demeden Endülüs'te Müslümanlara büyük bir soykırım uygulandı. Koskoca bir coğrafyayı Müslümanlardan arındırdı. Sadece Müslümanlardan mı, işte az önce söylediğim Yahudilerden de. Soykırıma tabi tutuldular. Burada işte Roman kardeşlerim var. Buradaki kardeşlerimin atalarını sorsanız, köklerini araştırsanız mutlaka Batı'dan gelenler de vardır. İstisnasız Batı ülkelerinin tamamında Romanlar zulme uğradı, katliamlara maruz bırakıldı, yerlerinden yurtlarından çıkarıldı. Şimdi bu zulmü bu insanlık dışı muameleyi yapanlar, bugün dünyaya nizam vermeye, akıl vermeye, insanlık dersi vermeye, insan hakları, özgürlükler, barış diyorlar ama ülkelerindeki yaşananları görmezden gelip, çifte standart uygulamaya devam ediyorlar."
      
FARKLILIKLAR ZENGİNLİĞİMİZDİR
     
Batı'nın beğenmediği, istemediği kim varsa hemen bir terörist yaftası yapıştırdığını, o kesime topyekün tavır aldığını ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu: "Kendileri hakkında olumsuz yazı yazanları hemen dışlıyorlar ama bizim Peygamberimize hakaret edenlere 'demokrasi' diyerek, 'fikir özgürlüğü' diyerek sahip çıkıyorlar. Böyle fikir özgürlüğü olmaz. Topraklarından arındırmak istediğin kim varsa onlara yapılan saldırılara ses çıkarmayacaksın, sonra gelip dünyaya demokrasi, insan hakları dersi vereceksin. Dünya ırkçılıktan çok çekti, Dünya ve İslam alemi mezhepçilikten, sen ben kavgasından çok çekti. Biz öncelikle kendi içimizde sonra bölgemizde ve dünyada İslamofobya, ırkçılık ve mezhepçilik ile mücadeleyi sonuna kadar yürütmeye kararlıyız. Bizim dinimiz öldürmeyi değil yaşatmayı, zulmü değil merhameti, şefkati, rahmeti esas alır. Farklılıklar bu ülkenin zenginliğidir."
     
Farklı kültür ve kimliklerin Türkiye'nin en büyük gücü olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Roman kardeşlerimizin bu ülkenin birinci sınıf vatandaşları olduğunu herkes bilmelidir, bunu böyle kabullenmelidir. Buna karşı çıkan, aykırı iş yapan, herkesten önce Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı ve makamını karşısında bulur. Fakat şunu da açık söylüyorum; içimden geldi, hükümeti de karşısında bulur" diye konuştu.
      
ARTIK ROMANLAR 'BUÇUK MİLLET' OLARAK TARİF EDİLEMEZ  
     
Romanların bu toprakların üvey evladı değil asli unsuru olduğunu dile getiren Erdoğan, Çanakkale'de, Kurtuluş Savaşı'nda Romanların dedelerinin de savaştığını, şehit düştüğünü, gazi olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Herkesin bu ülkede ne kadar hakkı varsa Roman kardeşlerimin de en az o kadar hakkı var. Ne bir eksik ne bir fazla" dedi.    
Romanları kötü gösterme, horlama, potansiyel suçlu kabul etme dönemlerinin geride kaldığını ifade eden Erdoğan, Türkiye'de artık hiç kimsenin Romanları "buçuk millet" olarak tarif edemeyeceğini belirtti.
     
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu ülkede artık hiç kimse 'Sen bir garip Çingenesin telli zurna nene gerek' diyerek Romanların hakkını, hukukunu çiğneyemez. Hani Neşet usta diyor ya, 'Dinle sana bir sözüm var, kimseyi hor görme kardaş. Kim nasıldır Allah bilir, kötüleyip yerme kardaş' Neşet Ertaş böyle diyor. Romanları yerme, hor görme, onları potansiyel suçlu kabul etme dönemi kapandı. Eski Türkiye'nin alışkanlıklarıydı onlar, geride kaldı. İşte burada toplanan sizler eski Türkiye'nin sona erdiğinin, eşitlik içinde, kardeşlik içinde, barış, huzur içinde sizler yeni Türkiye'nin kapılarının sonuna kadar açıldığının en büyük ispatısınız" ifadelerini kullandı.
      
     
Türkiye'nin bugüne kadar Romanlardan hiçbir zarar görmediğini belirten Erdoğan, "Şimdi şu ifadelerimi altını çizerek söylüyorum, Romandan terörist çıkmaz. Romandan bölücü çıkmaz. Romandan hain çıkmaz" dedi.    
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Romanlara yöneltilen suçlamalara bakıldığında hepsinin de her şehirde, her ilçede, her köyde rastlanabilecek, tamamen insana dair, tamamen imkana dair hususlar olduğunu söyledi.     
Buna karşılık Romanların Türkiye'ye çok şey kattığını, Türkiye'yi Romansız düşünmenin bile iç karartmaya yettiğini ifade eden Erdoğan, "Çünkü sizler, bu ülkenin gülen yüzü, neşesi, sevincisiniz. Roman'ın kışı olmaz, sizler hep bir baharsınız. Roman karamsar, kötümser olmaz. Sizler hep bir inancın ümidin temsilcisisiniz. Soruyorum, asık yüzlü Roman olur mu? Roman'ın yüzünde hep bir bahar çiçeği bulunur" diye konuştu.
     
Zaman zaman yollarda, küçük Roman çocukları ve gençlerini kendilerinden büyük derme çatma el arabalarıyla kağıt, hurda toplarken gördüğünü anlatan Erdoğan, helalinden kazanılan her kuruş paraya sonsuz saygı duyduğunu ancak gönlünden geçen Roman manzarasının asla bu olmadığını söyledi.
     
Roman çocukların eğitimine ihtimam gösterilmesini istediğini belirten Erdoğan, Romanları sadece çalgı çalan, çiçek satan, kağıt toplayan olarak değil, doktor, mühendis, öğretmen, iktisatçı, işletmeci olarak görmek istediğini kaydetti.
      
'BÜTÜN VALİLER SİZİN HAMİNİZDİR'
     
Roman çocukların hayallerinin, hedeflerinin küçük olmaması gerektiğini, bunun yolunun da eğitimden geçtiğini ifade eden Erdoğan, şunları söyledi: "Çocuklarınızın ellerinden tutacaksınız, tamam mı anneler, okula götüreceksiniz. Gitmiyorsa yine tutup götüreceksiniz. Gerekirse başında bekleyeceksiniz. Hiç kimse sizin hakkınıza sizin kadar sahip çıkmaz, çıkamaz. Çocuklarınızı, okutmak için imkanınız mı yok. Valiliğe gideceksiniz. Bütün valiler sizin haminizdir. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti bizim dönemimizde sosyal devlet olmanın erdemine ulaştı. Kaymakamlığa gidin, belediyeye gidin, mutlaka size el uzatan devletin eli çıkacaktır. Yine de bulamadınız. İşte bu salonlara bu kardeşiniz geliyor. Bu salonlardan bir tanesinde beni yakalayacaksınız, bana diyeceksiniz ki 'Benimle vali ilgilenmedi, kaymakam ilgilenmedi' bana hemen adını vereceksin, kimliğini, gereğini ben yapacağım. Bakınız 2023 diyoruz, yeni Türkiye diyoruz. Bunun için yetişmiş insana ihtiyacımız var. Bu insanları kendimizin bu kadar nüfusu, potansiyeli varken dışarıdan alıp getirmeyeceğiz. Herhalde sizler çocuklarınızı yetiştireceksiniz ki geleceğin Türkiye'sinde onlar hak ettikleri yeri alabilsinler."
     
Bu arada salondaki bir vatandaşın, "Siz rahat olun Cumhurbaşkanım, dört-beş, Romanlarda var" sözlerine Erdoğan, Roman ağzıyla "Hah bu beya" karşılığını verdi.
     
Erdoğan, salondan gelen "Milletvekili de istiyoruz Sayın Cumhurbaşkanım" sözü üzerine, şu ifadeleri kullandı: 
"İnşallah. Roman kardeşlerimin büyük düşünmesinin zamanı artık geldi. Önümüzde seçimler var. 2019'da 3 seçim birden var. Sizler seçen olduğunuz kadar seçilen olma hakkına da sahipsiniz. Temsilcilerinizi belediye meclislerine gönderdiniz ama yeterli değil. İl genel meclislerine gönderdiniz ama yeterli değil. Büyükşehir meclislerine, TBMM'ye göndermelisiniz. Bunun için tek ihtiyacınız olan çocuklarınızın eğitimine önem vermek ve aranızdaki birliği, beraberliği güçlendirmelisiniz. Bunları yaptığınızda kilitli gibi duran tüm kapıların birer birer kendiliğinden sizlere açıldığını göreceksiniz. Bunun alt yapısını oluşturmaya devam edeceğiz. TOKİ sizler için evler yapıyor, belediyeler kentsel dönüşüm kapsamında sizlere yeni yaşam alanları oluşturuyor. Bu çalışmaların sonuna kadar destekçiyim."
     
Roman kültürünün Türkiye'nin önemli bir değeri olarak korunması, yaşatılması konusunda tüm kuruluşları göreve çağıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnşallah yeni Türkiye'yi sizlerle birlikte inşa edeceğiz. Yeni Türkiye sizlerin de katkılarıyla kardeşliğin, barışın, huzurun bir büyük kucaklaşmanın adresi olacak" dedi

AA