Artık leylekler getirsin!

Artık leylekler getirsin!
Artık leylekler getirsin!

TRT’de önceki gün yayımlanan ‘Ramazan Sevinci’ programında hamile kadınlar için “Böyle karınla sokakta gezilmez. 7 - 8 aydan sonra anne adayı biraz hava almak için beyinin otomobiline biner, biraz dolaşır” diyen tasavvuf düşünürü ve avukat Ömer Tuğrul İnançer, sözlerinin arkasında olduğunu ancak ‘çarpıtıldığını’ savundu. Sözleri dün sosyal medyada yoğun tepki ve eleştiriye neden olan İnançer, Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada şöyle dedi: “Hamile hanımlara, çok ileri derecede olanlara, doğumdan evvel işyerlerinde bile kanunla izin veriliyor. Sadece sağlık nedeniyle mi bu izin veriliyor zannediyorsunuz ? Kanunda bile doğumdan önce anne adayına, evinde otursun diye izin veriliyor. Sokakta gezsin diye değil. ‘Ben evlendim, hamile kaldım...’ Tamam iyi ettin de... Bunlar böyle karnını salına salına yürümenin gereği olarak gösterilemez. Görüntü estetik değil, hâlâ da aynı şeyi söylüyorum. Bunlar muhterem şeylerdir. Muhterem şeyler saygı duyulacak şekilde saklanır.”

Genç kızlar korkuyor

İnançer “Hamilelik bu kadar aşikâr edilmez. Yetişmekte olan genç kızlar da bu nedenle doğum yapmaktan korkuyor. Eskiden ileri derecede hamileler evde çocuk varsa çok gezdirilmezdi. Tüm hanımlar annem gibidir. Aynı saygıya layıktır. Birtakım şirketler para kazanacak diye annelerin mahremiyeti aşikar edilmez” diye konuştu.

Güleyim mi ağlayayım mı?


İnançer’in sözlerine sosyal medyada tepki yağarken, ünlüler ve siyasilerden de tepkiler geldi. Bazı görüşler şöyle:
BERNA LAÇİN: İnançer’i Şeb-i Arus törenleri dolayısıyla yakından tanıyorum. Tasavvuf düşünürü olarak umarım canlı yayın kazası yapmıştır, başka bir şey demek istemiştir. Bu sözlere kalbim kırıldı. Kendimi en güzel bulduğum zamanlar hamilelik dönemiydi. Hiç saklanmayı düşünmedim. Karnımı gere gere gösterdim...
NİLGÜN BELGÜN: Ben buna ne diyeyim... Güleyim mi ağlayayım mı şaşırdım. Hamileliğim döneminde istediğim gibi giyindim, gezdim, canım ne isterse onu yaptım. Nerden nereye...
SEDEF AVCI: Hamilelere de karıştınızsa artık gerçekten diyecek bir şey bulamıyorum. (Anne adayı oyuncu)
ÖZGE UZUN: Ben doğuma kadar hep hayatın içindeydim, ekranda ve sokaktaydım. Doğuma neredeyse araba ile gidecektim.

‘Dinde, gelenekte yok’


AK PARTİ İSTANBUL MİLLETVEKİLİ NİMET BAŞ: Hamile kadına sokağa çıkma demek, mantık dışıdır. Kadınlara, erkeklerin estetik algısına göre sınırlama getirilemez. Hamile kadın 6 ay, 7 ay, 9 ay, hamilelik süresi boyunca evde hapis mi kalacak? Bu sözlerin dini bir dayanağı yok. Gelenek, görenek, ananelerde de hamile kadın sokağa çıkmasın diye bir şey yok.
CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ BİNNAZ TOPRAK: Söyleyecek söz bulamıyorum. Kadına karşı ayrımcılığın, kadına karşı şiddetin kökeninde de bu bakış var. Bir tasavvuf düşünürünün böyle bir ifade kullanması ayrıca vahim.
MHP GRUP BAŞKANVEKİLİ OKTAY VURAL: Hamile sokağa çıkınca ayıp oluyormuş. Peki Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ‘Üç çocuk yapın, beş çocuk yapın’ deyince ayıp değil mi? Başbakan, gelin ve damatlarla çocuk pazarlığı yapınca ayıp değil mi? Göz zevkini bozuyormuş. Kadına böyle bakıyor bunlar. Aklı fikri nerede...

‘Tecrit olmaz’


Diyanet’in Alo Fetva Hattı’ndan ise şu açıklama yapıldı: “Hamile kadının dışarı çıkmaması söz konusu değil. Zaten dinde kadına tecrit diye bir şey yok. Hamile kadına da tecrit yok. Aksine anne olmak ödüldür. Ancak, her kadın dikkat etmeli ama hamile kadın giyimine kuşamına daha çok dikkat etmeli. Göbeğini sırtını gösterecek kıyafetler giymemeli.”