@ismailsaymaz

Askerdeki kaza denilen ölümde cinayet kuşkusu

Askerdeki kaza denilen ölümde cinayet kuşkusu
Askerdeki kaza denilen ölümde cinayet kuşkusu

Eren Özel in ölüm anına ilişkin fotoğraflara ilişkin de bilirkişi Genel olarak uyku pozisyonu dedi.

Er Eren Özel'in ölümü kayıtlara "Nöbet arkadaşı tüfeğiyle dürterek uyandırırken kazayla öldü" diye geçti. Ancak özel bilirkişiye göre 'cinayet' olabilir.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

Kahramanmaraş’ta askerliğini yaparken, birlikte nöbet tuttuğu askerin ‘tüfeğiyle dürterek uyandırdığı sırada namluya dokunması’ sonucu öldüğü iddia edilen er Eren Özel’le ilgili hazırlanan özel bilirkişi raporu, cinayeti işaret etti. İstanbul Üniversitesi’nden Prof. Dr. Nadir Arıcan, hazırladığı raporda, Adli Tıp raporunun aksine Özel’in uzak atış mesafesinden vurulmuş olabileceğini, iddia edildiği gibi tüfeğe uzanır gibi değil, uyur pozisyonda öldüğünü, kulağının altında da darbe izi olduğunu kayda geçirdi.

Yattığı yerde vuruldu
Babası siyasi davadan ötürü tutuklu bulunan er Eren Özel, 8 Eylül 2011’de Kahramanmaraş 5. Zırhlı Tugayı’nda askerliğini yaparken, üst devresi er Ahmet Aktaş’la nöbete gitmişti. İlkin Aktaş uyumuş, sonra Özel aynı bölümde kıvrılmıştı. Özel, yattığı yerde sol gözünden vurulmuş vaziyette ölmüştü. Önce erin intihar ettiği söylenirken, aynı gün ifadesi alınan Aktaş, “Eren yatarken üzerimi düzeltmek için silahın namlusu Eren’i gösterecek şekilde dipçikten tutarak Eren’e uzattım ve silahı yere bıraktım. Dışarı çıkıp kıyafetimi düzelttim. Döndüğümde, silah bıraktığım şekildeyken Eren yatıyordu. Tüfeğin dipçiğinden tutarak alırken, ‘Haydi kalk’ dedim. Eren nöbetçi subay geliyor zannetti ve panikle tüfeğin el kundağından tutarak kalkmaya çalışırken silah ateş aldı” dedi.

Aile, bayrağı iade etti
Aktaş’ın yasak olmasına rağmen nöbetçi kulübesinde neden şarjör taktığı, tüfeğin emniyetinin neden açık olduğu anlaşılamadı. Bu arada Adli Tıp Kurumu raporunda, Özel’i öldüren kurşunun uzak atış mesafesinden atıldığı kaydedilmişti. Hal böyle olunca er Ahmet Aktaş’a ‘bilinçli taksirle adam öldürme’ iddiasıyla dava açılmıştı. Bu veriler gün yüzüne çıkınca Malatyalı Alevi-Kürt kökenli Özel ailesi, evlatlarının öldürüldüğünü savunarak, tabuta sarılan Türk bayrağını cenazeden sonra 2. Ordu Komutanlığı’na iade etmişti.
Yargılama devam ederken, Özel ailesinin avukatı Fazıl Ahmet Tamer, özel rapor hazırlanması için İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Nadir Arıcan’a başvurdu. Prof. Arıcan, 6 Şubat 2013’te sunduğu raporda, er Özel’in kasten öldürülmüş olabileceğini ifade etti.
Raporda, jandarmanın tetkiklerine değinilerek, silahın kendiliğinden değil tetiğe baskı uygulanması (parmak vb.) sonucu ateş aldığı yazıldı. Adli Tıp raporunda, mermi giriş çevresinde atış artıkları görülmediğinden hareketle uzak atış mesafesinden atış yapıldığı yönünde karara varıldığı anımsatıldı. Bu kararın hatalı olabileceği ifade edilen raporda, ‘giysi inceleme sonuçları ve olay yeri bulguları göz önüne alınmaksızın’ bu sonuca ulaşıldığı belirtildi.

‘Bu delillerle ilgilenilmedi’
Özel’in ellerinde, yüzünde, kurşunla delinen şapkasının siperinde, hücum yeleğinin ön bölümünde ve gömleğinin kollarında atış artığına rastlanıldığına dikkat çekilerek, atış mesafesine karar verilirken, bu delillerle ilgilenilmediği öne sürüldü.
Prof. Arıcan, atışın uzak değil, bitişik atış mesafesinden yapıldığını kaydetti. Arıcan ayrıca, Adli Tıp Raporu’nda dikkat çekilmeyen, Özel’in sol kulağı arkasındaki sıyrık için de “Ölüm öncesi ya da sonrasında sıyrık oluşturacak nitelikteki cisimlerle künt travma sonucu olduğunu düşündürmektedir” dedi. Özel’in dizlerini kendine çekip sol elini bacakları arasına sıkıştırmış haldeki görüntüsü karşısında da Arıcan, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Genel hatlarıyla uyku pozisyonunda olduğunu düşündürmektedir. Bulgular Ahmet Aktaş’ın, namludan tutup kalkmak üzereyken silahın ateş alması öyküsünü desteklemiyor. Atış artıkları dağılımı, atışın yakından yapıldığını destekliyor.”
Arıcan’ın raporunda Adli Tıp’ın belirttiğinin aksine, atışın bitişik atış mesafesinden yapıldığı, silahın kendiliğinden ya da dipçiğin duvara çarpması sonucu ateş almasının beklenen bir durum olmadığı, Özel’in yatış pozisyonu ile sanık anlatımlarının örtüşmediği kaydedildi.