Askeri casusluk iddianamesi tamamlandı

Askeri casusluk iddianamesi tamamlandı
Askeri casusluk iddianamesi tamamlandı
Savcılık tarafından yürütülen askeri casusluk operasyonu ile ilgili iddianame Terörle Mücadele Kanunu'nun 10'uncu maddesiyle görevli Cumhuriyet Savcısı Zafer Kılınç tarafından hazırlandı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ’Fuhuş yaptırılan kadınlar aracılığıyla yüksek rütbeli askeri personelin uygunsuz görüntülerini çektikleri ve bunlara şantaj yaparak bazı askeri bilgileri elde ettikleri’ iddia edilen suç örgütüne yönelik başlatılan soruşturmada, iddianame tamamlandı.

Savcılık tarafından yürütülen askeri casusluk operasyonu ile ilgili iddianame Terörle Mücadele Kanunu’nun 10’uncu maddesiyle görevli Cumhuriyet Savcısı Zafer Kılınç tarafından hazırlanarak İzmir 12’nci Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Aralarında muvazzaf askerler ile 1’i travesti 19 kadın ile birlikte 92’si tutuklu 343 sanığın bulunduğu iddianamenin yaklaşık 2 bin sayfadan oluştuğu belirtildi. Tamamlanan iddianame, Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) 10’uncu maddesiyle görevli 12’nci Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Ağır Ceza Mahkemesinin iddianameyi 15 gün içinde inceleyerek kabul etmesi ve ilk duruşma için tarih belirlemesi bekleniyor.

Dava konusu olayda 13 Haziran 2012 tarihinde özel yetkili Cumhuriyet Savcısı Zafer Kılınç’ın talimatıyla İzmir Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından operasyon başlatılmıştı. Operasyonda başta İzmir olmak üzere 16 ilde çeşitli adreslere arama yapılırken, gözaltı kararları çıkarılmış ve çok sayıda kişi değişik zamanlarda 6 dalga operasyonlarla gözaltına alınıp adliyeye sevk edilmişti. Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Koramiral Veysel Kösele de gözaltına alınarak tutuklanmış, avukatının itirazı üzerine dört gün sonra serbest bırakılmıştı. Cumhuriyet Savcısı Zafer Kılınç’ın, hazırlayıp mahkemeye gönderdiği iddianamede, zanlılardan üniversite öğrencisi N.K.’nın kiraladığı otomobille tanışmak istediği subayın aracını takip edip arkadan çarptığı, böylelikle tanışıp tuzağa düşürdüğünü de ileri sürdü. Kılınç, eskort kızları kullanarak askeri bilgileri ele geçirdiği iddia edilen askeri casusluk soruşturmasında tutuklanan işadamı Bilgin Özkaynak’ın bilgisayarındaki ’Pandora’ adlı dosyanın şifresinin de çözüldüğü, dosyadan önemli belgelerin çıktığı ve bazı ’Fişlemeler’ olduğunu belirtti. Şebekenin tuzağa düşürdüğü çoğunluğu muvazzaf askerlerden oluşan 2 bin 500’e yakın kişinin mağdur bulunduğu, bininin de fuhuş görüntüleri olduğu öğrenildi. Suç örgütünün lideri olduğu iddia edilen işadamı Bilgin Özkaynak’a bağlı üçü kadın, 9 kişinin şebekenin üst yapısını oluşturduğu ileri sürüldü. Bu 3 kadının çetenin fuhuş ayağını organize ettiği belirtildi.

N.K., F.A., ve S.K.’nın gizli görüntülerini çektikleri askerlere şantaj yapıp, askeri bilgileri elde ettikleri de tespit edildi. Bilgin Özkaynak’a bağlı çalışan emekli bir istihbarat subayının şebekenin askerlerle bağlantı sağladığı iddia edildi.

Özkaynak’ın Yunanistan başta olmak üzere birçok ülkeye 2 ay süren seyahatler yaptığı belirtildi. Cumhuriyet Savcısı Zafer Kılınç, şifresi çözülen ’Pandora’ isimli dosyada ayrıca, F-16 uçaklarının görev alanları, teknik taktik prosedürleri, görevde kullanılacak kodlar ve parolalar gibi Türk Silahlı Kuvvetleri’nin önemli gizli belgeler ile ’T37 tipi uçak nasıl düşürülür?’ sorusuna yanıt, generallerin listesi ve uçakların giriş-çıkış noktaları gibi unsurların da dosyada yer aldığı belirtti.

Askeri gizli belgelerin yurtdışına sızdırılacağına dair bazı ipuçlarına da ulaşıldığı kaydedilen yazışmalarda, "Rusya başta olmak üzere Karadeniz’e kıyısı olan ülkelere servis edilebilir" ifadelerinin yer aldığı bildirildi. İddianamede, bir konuşmada belgelerin İsrail üzerinden PKK ’ya verilebileceğinin belirtildiği ifade edildi. Dosya mahkeme tarafından kabul edilmesi durumunda duruşma günü tespit edileceği bildirildi.

Genelkurmay Başkanlığı İzmir merkezli ’Askeri casusluk’ soruşturmasına temel olan belgeleri incelerken, askeri soruşturma başlatmamıştı. Genelkurmay’ın konuyla ilişkin açıklamasında tutuklanan askerlerin casusluktan değil, gizli bilgi ve belge bulundurmaktan tutuklandıkları hatırlatılmıştı.  (Bahri KARATAŞ / dha)