Aslıtürk için iade süreci başladı

Emniyet Genel Müdürlüğü, ABD İnterpolü ile irtibata geçerek, Miami'de gözaltında tutulan Aslıtürk'ün Türkiye'ye iade edilmek üzere geçici olarak tutuklanmasını istedi.

Emniyet Genel Müdürlüğü, ABD İnterpolü ile irtibata geçerek, Miami'de gözaltında tutulan Orhan Aslıtürk'ün Türkiye'ye iade edilmek üzere geçici olarak tutuklanmasını istedi.
Emniyet Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, Aslıtürk'ün, 'cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak ve banka aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçundan İstanbul 6 No'lu DGM Yedek Hakimliği, 4208 sayılı Kara Para Aklamanın Önlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçundan Şişli 1. Sulh Ceza Mahkemesi, teşekkül halinde hayali ihracat yoluyla kaçakçılık suçundan Şişli 2. Sulh Ceza Mahkemesi, cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak ve kamu kurumlarını dolandırmak, sahte evrak tanzim etmek suçlarından, Bursa 4. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından çıkartılan gıyabi tevkif müzekkerelerine istinaden Türkiye'ye iadesi amacıyla uluslararası düzeyde arandığı' hatırlatıldı.
Açıklamada, Aslıtürk'ün Miami Uluslararası Havalimanı üzerinden ziyaretçi olarak ABD'ye kabulü için müracaatta bulunduğu belirtildi. Bunun üzerine, Türk interpolünün ABD interpolü ile irtibata geçtiği kaydedilen açıklamada, şöyle denildi:
"Adı geçenin ülkemize iade amacıyla halen aranmakta olduğu belirtilerek, ülkemiz ile ABD arasında yürürlükte bulunan 'Suçluların İadesi, Cezai İşlerde Adli Yardımlaşma Sözleşmesi' çerçevesinde ülkemize iade amacıyla geçici olarak tutuklanması talep edilmiştir."

HAVAALANINDA TUTULUYOR

ABD polisi tarafından, dün akşam saatlerinde, Miami Havaalanı'nda yakalanan Orhan Aslıtürk'ün halen havaalanında bekletildiği bildirildi. ABD'ye gitmek için 24 Ekim 2001 tarihinde başvuruda bulunan ve bu nedenle dün akşam Miami Havaalanı'na giden Aslıtürk, burada ABD polisince yakalandı. Aslıtürk'ün, Türk polisince ABD yetkililerine iletilen arama kararı dolayısıyla, 'difüzyon araması' denilen kırmızı bültenden önceki arama safhası kapsamında gözaltına alındığı kaydedildi.

SUÇ DOSYASI KABARIK

ABD'de yakalanan işadamı Orhan Aslıtürk'ü, Türkiye'ye iade edilmesi halinde gıyabi tutuklama kararlarıyla arandığı dört dava dışında, çeşitli adliyelerde açılan davalar da bekliyor.
Aslıtürk adı ilk olarak, dönemin Şişli Belediye Başkanlı Gülay Çokay ile 26 Eylül 1997'de evlenince kamuoyu tarafından duyuldu. Bu evliliğin ardından işi ve ilişkileri irdelenmeye başlayan Aslıtürk, hakkında yolsuzluk iddiaları çıkan eşiyle birlikte 13 Kasım 1997'de, Atatürk Havalimanı'ndan Fransa'nın Nice kentine gitti. Kısa süre sonra Türkiye'ye dönen çift, Gülay Aslıtürk hakkındaki iddiaların adli makamlara yansıması üzerine, 1998 yılında tekrar yurtdışına çıktı.
Bu çıkıştan sonra Gülay Aslıtürk, bir daha ülkeye dönmezken, 1 Aralık 1999 tarihinde Londra'da, Türkiye'de arandığı suçlardan dolayı yakalandı. Orhan Aslıtürk, 6 Eylül 1998'de, Bursa'dan İstanbul'a gelince yasadışı yollardan yurtdışına para kaçıracağı iddiasıyla gözaltına
alındı. Bu olaya ilişkin sevk edildiği Beykoz Cumhuriyet Savcılığı'nca serbest bırakılan Orhan Aslıtürk, bir daha Türkiye'de görünmedi.
Türkiye'ye iadesi talebiyle Londra'da yargılaması süren Gülay Aslıtürk, avukatı Yağız Ali Dağlı aracılığıyla 5 Eylül 2001 tarihinde Şişli Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvurarak, eşi Orhan Aslıtürk'ten 'şiddetli geçimsizlik nedeniyle müşterek hayatın devamına imkan kalmadığından boşanmaya karar verilmesi'ni istemişti. Mahkeme de 4 Ekim 2001 tarihinde çiftin boşanmasını kararlaştırdı.

ÇEK DAVALARI

Aslıtürk hakkında, Can Yatçılık Ticaret ve Turizm A.Ş.'nin sahibi olarak bir bankadan aldığı çeki, 1 yıl süreyle keşide etme hakkı olmadığı halde bu işlemi yaptığı gerekçesiyle İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 1 ile 3 yıl arasında hapis cezası istemiyle dava açıldı.
Kısa süre sonra da aynı konuda İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nde başka bir dava daha açılarak, 1 ile 3 yıl arasında hapis cezası istendi.

SÜMERBANK'TAN GIYABİ TUTUKLU

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen Sümerbank ile ilgili soruşturmayı yürüten İstanbul DGM Başsavcılığı, 22 Aralık 2000'de ifadesi alınamayan Aslıtürk ve ortağı olduğu belirtilen Muhammet Ciğer'in de aralarında bulunduğu 40 kişi hakkında gıyabi tutuklama kararı çıkardı.
Bu kişilerden Ciğer, 15 Ocak 2001'de yakalanarak, hakkında adli işlem başlatılırken, naylon faturalarla bankanın içinin boşaltılmasına katılmakla suçlanan Aslıtürk'ün dosyasını ayıran savcılık, bankanın eski sahibi Hayyam Garipoğlu'nun da aralarında bulunduğu 38 sanık hakkında dava açtı.
Mali boyutu 600 milyon dolar olan 'son kredi operasyonu' kapsamında Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde, eski milletvekili ve işadamı Cavit Çağlar'ın da aralarında bulunduğu 29 sanıkla birlikte 'sahte evrak tanzim etmek' ve 'dolandırıcılık'tan yargılanan Aslıtürk, olayın 'cürüm işlemek amacıyla çete oluşturmak' boyutuyla ilgili İstanbul 6 No'lu DGM'de de aynı sanıklarla birlikte
gıyabında yargılandı.
Mahkeme heyeti, 22 Ekim'de görülen ilk duruşmada, işlenen suçun 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun kapsamına girdiği gerekçesiyle 'görevsizlik kararı' vererek, dosyayı Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdi.

KAÇAKÇILIK

Aslıtürk, yabancı uyruklu kişilerin Laleli piyasasından aldıkları malları sahte belgelerle ihraç edilmiş gibi göstererek
kaçakçılık yaptıkları iddiasıyla iş ortağı Muhammet Ciğer'in de aralarında bulunduğu 33 sanıkla birlikte gıyabi tutuklu olarak 15 yıla kadar ağır hapis cezası istemiyle İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde de yargılanıyor.
Aslıtürk'ün, Sümerbank'ın eski sahibi Hayyam Garipoğlu'nun da aralarında olduğu 5 sanıkla birlikte İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde, 'dolandırıcılık' suçundan yargılandığı dava, 4616 sayılı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun kapsamında 16 Ekim 2001 tarihinde ertelendi.

1.2 KATRİLYON LİRALIK VURGUN RAPORU

Bu arada, Maliye Bakanlığı hesap uzmanlarının, Barbaros Holding ve Aslıtürk'e yönelik 2 yılda yaptıkları incelemeler sonucunda hazırladıkları raporda, Aslıtürk'ün, 'naylon faturayla hayali ihracattan, banka boşaltmaya yardıma kadar' pek çok olaya karıştığı iddia edilmişti.
Raporda, Aslıtürk'ün şirketlerince basılan naylon faturaların kullanıldığı ihracat tutarının 1.7 milyar dolar, naylon faturaların yurtiçi sirkülasyonunun ise bunun 2-3 katı olduğu kaydedilmiş, Aslıtürk ile işbirliğine giren firmaların, ihracat kredisini kendilerinin alıp, KDV iadesini Aslıtürk'e bıraktığı bildirilmişti.
Laleli piyasasında bavul ticareti yoluyla dışarı çıkan malların, Aslıtürk aracılığıyla ihraç edilmiş gibi gösterildiği ifade edilen raporda, basılan naylon faturaların bir bölümünün Murat Demirel'e ait şirketlerce kullanıldığı ve Aslıtürk'ün ayrıca, Egebank'ın içinin boşaltılmasına da naylon şirketlere kredi yoluyla yardımcı olduğu
iddia edilmişti.

EMNİYET KAYDI

Emniyet kayıtlarında da Aslıtürk'ün, 'cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak ve banka aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık' suçundan İstanbul 6 No'lu DGM Yedek Hakimliği, '4208 sayılı Kara Paranın Aklamanın Önlenmesine Dair Kanun'a muhalefet' suçundan Şişli 1. Sulh Ceza Mahkemesi, 'teşekkül halinde hayali ihracat yoluyla kaçakçılık' suçundan Şişli 2. Sulh Ceza Mahkemesi ile 'cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak ve kamu kurumlarını dolandırmak, sahte evrak tanzim etmek' suçlarından dolayı da Bursa 4. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından çıkartılan gıyabi tevkif kararları uyarınca Türkiye'ye iadesi amacıyla uluslararası düzeyde arandığı yer alıyor.