Asrın davalarının faturasını devlet ödeyecek!

Asrın davalarının faturasını devlet ödeyecek!
Asrın davalarının faturasını devlet ödeyecek!
Ergenekon, Balyoz, Poyrazköy, Şike, Kozmik Oda, Askeri Casusluk, Oda TV ve KCK... Ard arda verilen beraat kararları ve yüksek mahkemelerce bozulan mahkûmiyetlerin ardından mağdurlar, "Haksız tutuklama, uzun tutukluluk adil yargılanma" gibi gerekçelerle tazminat davaları açmaya devam ediyor. Bir döneme damga vuran davalarla ilgili süreçler devam ederken, yapılan kanuni değişiklikle, tazminat davaları da hâkim ve savcılar yerine devlete açılacak; devlet ağır faturalar ödenecek.

RADİKAL - Türkiye gündemine 2007’den bu yana damgasını vuran dava ve soruşturmalarla cemaat odaklı soruşturmalar, emniyet ve yargıda yapılan atamalardan sonra ibre tersine dönerken fatura önce yaşamlarının önemli bir bölümünü cezaevinde geçiren sanıklara sonra da devlete çıktı.

Milliyet gazetesinden Gökçer Tahincioğlu'nun haberine göre, Balyoz, Poyrazköy, Askeri Casusluk gibi davalarda beraat kararı verilmesinin ardından, Fenerbahçe’nin odağında olduğu şike dosyasında da savcılık beraat talebinde bulundu. 5 yıla yayılan ve Genelkurmay’ın kalbinin arandığı Kozmik Oda soruşturması takipsizlikle sonuçlanırken dün Yargıtay’da görülmeye başlanan ve bütün davaların “ana dosyası” kabul edilen Ergenekon davasında da sanıklar hakkındaki cezaların bozulması isteniyor. Haksız tutuklama, uzun tutukluluk, haksız yargılama, haksız gözaltı gibi nedenlerle açılacak ve bir bölümü açılan davaların yanında, ağır tazminat davaları açılması da bekleniyor. Bütün davalarla ilgili süreçler devam ederken yapılan kanuni değişiklikle, tazminat davalarının hakim ve savcılar yerine devlete açılması gerektiği düzenlenmişti. Bu davalarda özellikle yapılan tartışmalı usul işlemleri nedeniyle fatura ağır olabilecek.

ERGENEKON DAVASI: Ümraniye’de 2007’de bir gecekonduda bulunan mühimmatlarla başlayan süreç, gözaltı dalgaları, Danıştay’a yönelik silahlı saldırın bu dosyayla birleştirilmesi ile büyüdü ve zamanla eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un örgüt şüphesiyle tutuklanmasına kadar uzadı. Gözaltı dalgaları gündemi yıllarca meşgul etti, yargılamalar, uzun tutukluluk tartışmaları cumhuriyet tarihine geçti. 2007’de başlayan süreçte tüm dosyaların “ana dosyası” kabul edilen davada 22 dosyanın birleştirilmesiyle 274 sanık yargılandı ve ceza aldı. Temyiz duruşmalarına dün Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nde başlandı. Ergenekon sanıklarının dava sürecinde açtıkları çok sayıda tazminat davası sürüyor. Bu davalarda usulsüz dinlenme, haksız tutukluluk, sağlık nedenlerine rağmen tahliye etmeme, uzun tutukluluk gibi suçlamalar bulunuyor. Vefat eden İlhan Selçuk gibi isimlerle ilgili istihbari dinlemelerin yasaya rağmen kanıt sayılması gibi uygulamalar da tazminat nedeni olarak gösteriliyor. Yargılananların beraat etmesi ve yakınları ölenlerin de tazminat davaları açması bekleniyor.

BALYOZ DOSYASI: Soruşturma aşamasında ortaya çıkan günlüklerle gündeme damgasını vurdu. Özellikle darbenin planlandığı iddia edilen plan seminerine emir gereği katılan bütün TSKpersonelinin sanık yapılması büyük tartışma yarattı. Aralarında Çetin Doğan, Özden Örnek, İbrahim Fırtına, Bilgin Balanlı, Engin Alan, Şükrü Sarıışık, Ergin Saygun ve Dursun Çiçek’in de bulunduğu sanıklar toplam 3 bin 904 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, birçok dijital usulsüzlük iddiasıyla gündeme gelen davada verilen kararları onarken, itirazları tartışmadan darbenin neredeyse icra aşamasına geldiği görüşünü savundu. Bu yorumun Ergenekon ve diğer davalara emsal olacağı belirtildi. Bu yüzden “pilot karar” olarak nitelenen karar, Anayasa Mahkemesi tarafından adil yargılamaya aykırı bulundu. Yeniden yargılamada Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi, 236 sanığın beraatine karar verdi. Delillerde oynama yapıldığı sonucuna varan mahkeme, sorumlular hakkında suç duyurusunda bulundu. 73 asker, görevlerine döndü ancak 40’ı aşkın asker terfi alamadı ve emekli oldu. Yaşanan usulsüz delil tartışmaları doğrultusunda çok sayıda tazminat davası açıldı.

POYRAZKÖY DAVASI: Kafes Eylem Planı, 1. ve 2. Amirallere Suikast, Gölcük belgeleri, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ve Çağdaş eğitim Vakfı (ÇEV) yöneticileri hakkındaki iddialara ilişkin dosyaların birleştiği 84 sanıklı davaa beraatle sonuçlandı. 83 sanık beraat ederken, Somali’de Mogadişu’da silahlı saldırıda ölen SAT Komandosu Başçavuş Saadettin Doğan hakkındaki dava düşürüldü. Dava, ikinci kez gözaltına alınacağı sırada intihar eden Yarbay Ali Tatar’la gündeme geldi. Karar duruşmasında Tatar’ın ablası Hürriyet Ünver, “Ali’nin katilleri hesap versin” dedi.

ASKERİ CASUSLUK: 2010’da İstanbul ’da başlayan bu dava da beraatle sonuçlandı. Önce 56 sanık daha sonra da davanın ana sanıkları olarak gösterilen beş ismin beraatine karar verildi.

ODA TV DAVASI: Gazeteciler Ahmet Şık, Nedim Şener, Soner Yalçın, Prof. Dr. Yalçın Küçük ve eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı’nın aralarında bulunduğu 13 sanıklı dava sürüyor. Davada, sahte olduğu iddia edilen kanıtlarla ilgili bilirkişi raporu bekleniyor.

KOZMİK ODA DAVASI:  Ankara ’da, eski Başbakan yardımcısı Bülent Arınç’a suikast iddiasıyla başlatılan soruşturma, Genelkurmay Seferberlik Tetkik Kurulu’nda günler süren aramalarla gündeme geldi. 5 yıl süren soruşturma sonunda takipsizlik kararı verilirken, Arınç’a suikast planladığı iddia edilen şüphelilerin Genelkurmay emriyle bir başka soruşturmayı yürüttüğü sonucuna ulaşıldı. Bazı Seferberlik Bölge Başkanlığı personelinin devlet aleyhine haksız gözaltı işleminden dolayı açtıkları maddi ve manevi tazminat davaları ise sürüyor.

KCK DAVALARI: Diyarbakır başta olmak üzere 2012’den itibaren Türkiye genelinde KCK davaları açılmaya başlandı. Benzer usulsüz delil iddialarının gündeme geldiği davaların bir bölümü beraatle sonuçlandı, bir bölümü uzun tutukluluk tahliyeleriyle devam ediyor.

ŞİKE DAVASI: Yargıtay şike davasında mahkumiyet kararı verirken, Türkiye genelindeki dava ve soruşturmaları etkileyebilecek tartışmalı yorumlar yaptı. Yargıtay, sanıklar hakkında dinleme kayıtları dışında delil bulunmadığı, Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre dinleme tedbirine son yöntem olarak başvurulabileceği ve tek başına kayıtların delil olamayacağı itirazlarına, “Basit suç şüphesi bile dinleme için yeterlidir. Kuvvetli şüpheden kasıt, basit suç şüphesidir” yanıtı verdi. CMK’daki tedbirler için “bu tür kaygıların söz konusu tedbirleri uygulanamaz duruma getirecek şekilde yorumlanması da düşünülemez” denildi. Soruşturma aşamasındaki birçok maç dava konusu olmadı. 3 Temmuz 2011’de başlayan süreçte, çok sayıda sanık ile birlikte 1 yıl cezaevinde kalan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, ‘şike yapmak ve örgüt kurmak’ suçundan 6 yıl 3 ay ceza aldı. 
Yeniden yargılanma talebi kabul edilen Yıldırım ile altı sanığın dosyaları ile Yargıtay’ın haklarındaki kararı bozduğu 31 sanığın dosyaları İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görüldü. Esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcılık, katalog suçlardan suçlama olmaksızın tüm sanıkların dinlenmesini, kuvvetli şüphe olmadan dinleme yapılmasını, yürürlükte olmayan kanun hükümlerinin uygulanmasını usulsüz sayarak beraat talebinde bulundu. Mahkeme de beraat kararı verirse hem sanıklar, hem Fenerbahçe, Beşiktaş gibi kulüpler için tazminat yolu açılacak. 

Yargılanırken öldüler

Bütün dava ve soruşturmalar devam ederken, çok sayıda hak ihlali iddiası gündeme geldi. Soruşturma ve dava süreçlerinde yaşamını yitirenler de sürekli tartışıldı. Dava süreçlerinde yaşamını yitiren bazı isimler şöyle: “Enver Arpalı, Serkan Acar, Kuddusi Okkır, Ali Tatar, Abdülkerim Kırca, Türkan Saylan, Berk Erden, İlhan Selçuk, Uçkun Geray, Mehmet Haşimoğlu, Halil Yıldız, Ali Tarık Akça, Erhan Göksel, Engin Aydın, Kaşif Kozinoğlu, Murat Özenalp, Mehmet Koral, Ünal İnanç, Hüseyin Görüm.”