Atalay 'Gelin birlikte çözelim' dedi, kırmızı çizgileri sordu

Atalay 'Gelin birlikte çözelim' dedi, kırmızı çizgileri sordu
Atalay 'Gelin birlikte çözelim' dedi, kırmızı çizgileri sordu

İçişleri Bakanı Atalay, DP Genel Başkanı Cindoruk ve TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu (solda) ile bir araya geldi. FOTOĞRAF: YAVUZ ÖZDEN FOTOĞRAF: BÜLENT UZUN / AA

Kürt açılımı ziyaretlerini sürdüren Atalay'a DSP, 'Bu konuda ABD'nin gölgesi olmasın' dedi. DP, açılımın etnik bir kimlikle anılmasından rahatsızlığını aktardı

ANKARA - İçişleri Bakanı Beşir Atalay, hükümetin Kürt sorununun çözümüne yönelik demokratik açılım çalışması çerçevesinde DSP, DP ve BBP’nin yanı sıra TOBB yönetimi ile de görüştü. Konunun siyasi polemiklere feda edilemeyecek kadar önemli olduğunu kaydeden Atalay, “Gelin el ele verelim, bu sorunu çözelim” dedi.
Atalay, ‘Kardeşlik ve Huzur Projesi’ olarak da nitelendirdiği demokratik açılıma ilişkin olarak başlattığı ziyaretler çerçevesinde önceki gün DSP, dün de TOBB, DP ve BBP yöneticileri ile bir araya geldi. Hükümetin Kürt sorununun çözümüne yönelik düşüncelerini aktaran Atalay, siyasi partilerin ve TOBB’un düşüncelerini dinledi, kırmızı çizgileri hakkında bilgi sahibi oldu.
Ziyaretlerini AKP Genel Başkan Yardımcısı Abdulkadir Aksu ve AKP Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ’la gerçekleştiren Atalay, temasları sonrasında yaptığı açıklamalarda detaya girmekten kaçındı:
“Bu konuda üzerinde en fazla durduğumuz hususun geniş bir mutabakat altında, gerek Meclis çatısı altında, gerek sivil toplum kuruluşlarıyla, medyamızla, aydınlarımız ve düşünürlerimizle, toplumun tüm kesimleri ile birlikte bu konuyu değerlendirmek, birlikte çözüm yolları aramak olduğunu kendilerine aktardım. Bu konunun üslup ve yöntemine önem verdiğimizi daha önce de söylemiştim. Herkesin görüşünü ve mutabakatını alarak ülkemizin bu sorununu birlikte çözelim istiyoruz. Ve her kesimden anlayışla destek, katkı bekliyoruz. Mümkün olduğunca tüm boyutlarını çalışıyoruz. TOBB’un çözüme yönelik teklif ve önerilerini bekliyoruz. Bu, siyasi polemiklere feda edilecek bir konu değil. Gelin el ele verelim, bu sorunu çözelim, acıları dindirelim, Türkiyeyi büyütelim. Türkiye’yi demokratikleştirelim.”

Kim ne düşünüyor?
Atalay’ın  görüştüğü siyasi partilerin genel başkanları ve üst düzey yöneticileri ile TOBB Başkanı ve Başkanlık Divanı üyelerinin görüşleri ve yaptıkları açıklamalarda öne çıkan unsurlar ise özetle şunlar:
DSP Genel Başkanı Masum Türker: Güneydoğu ve Doğu Anadolu bağlamında ekonomik özgürlüğü sağlayacak devlet eliyle yatırım yapılması bir işaret olacaktır. Bu konuda ekonomik anlamda yapılanlar yetersiz. Demokratikleşmeyle ilgili açılım ile terör olgusu birbirinden ayırt edilmeli. Böylesi bir yaklaşımın terörden ayrı ele alınması gerekir. Eğer Başbakan, DTP Genel Başkanı ile görüşüyor, diğer parti liderleriyle görüşmüyorsa ve bu işi bakan düzeyinde tutuyorsa, bu doğru değil. Bu açılımı sekteye uğratır. Başbakan’ın Meclis’teki parti liderleriyle ve belki belli bir oy oranına ulaşmış Parlamento dışı parti liderleriyle bu konudaki görüşmeleri yapmasında fayda var. Hükümetin özellikle bu sorunun çözümünde, demokratikleşme açılımında ABD’nin varlığını hissettiren bazı uygulamalardan da uzak kalması gerekir. Bu mesele kendi içimizde çözülmeli.
 TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu: TOBB’un vizyonu, bireysel hak ve özgürlüklerin 72 milyonun tamamı için AB standartlarına yükseltilmesidir. Türkiye iyi işleyen, yöneten, denetlenebilir, hesap verebilir ve şeffaf birinci sınıf bir demokrasiye sahip olmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının ifade hürriyeti, din ve vicdan hürriyeti ile teşebbüs hürriyeti tam olarak sağlanmalı ve garanti altına alınmalıdır. İnsanlarımızı ekmek, hürriyet ve emniyet arasında tercih yapmak zorunda bırakmamalıdır. 
DP Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk: Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün vatandaşlarına anayasal çerçeve içinde sunulan medeni, siyasal, sosyal, kültürel ve ekonomik hakların muhatabı, bireyler olmalıdır. Milletimizin tüm fertlerini kucaklayan, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının tamamını kapsayan, sivil, tam demokratik, çağdaş standartlarda taze bir anayasa çerçevesinde teminat altına alınmış demokrasi açılımına sonuna kadar destek olacağız.
Ancak milletimizi kategorize eden, sorunları etnik veya dinsel kimlikle örtüştüren yaklaşımlara da soğuk bakıyoruz. Açılımın bir etnik kimliğin adıyla birlikte anılıyor olmasından rahatsızız. Açılımın yeni bir anayasayla tüm vatandaşları kapsaması gerektiğini düşünüyoruz. (Radikal)