Atatürk'e mesaj

Atatürk, 66. ölüm yıldönümünde anıldı. Anıtkabir'deki törenden sonra yapılan anma toplantısında Cumhurbaşkanı Sezer, "Laiklik ve tekil devlet temeldir" dedi.
Başbakan Erdoğan, "Milli egemenlik ve laiklik değişime açık kavramlar" diye konuştu. Başta öğrenciler olmak üzere Anıtkabir'e ilgi yine çok yoğundu.

ANKARA - Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Atatürk'ü anma toplantısında farklı açılardan cumhuriyetin temel değerlerine değindi. Sezer, 'son günlerde Türk ulusunun, varlık nedeni sayılan temel değerlerine sahip çıkma kararlılığının farklı yönlere çekildiğini' ifade etti, "Geçerliliğini koruyan tek belge olan Lozan Antlaşması'yla çözülen kimi konuların, sorun gibi gündeme taşınması, topluma yararı bulunmayan girişimlerdir" dedi.
Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk'ün ölümünün 66. yılı nedeniyle 'Dış Kaynaklarda Atatürk ve Atatürk'e Bakış' konulu sempozyum düzenledi. Öncesinde polisin salonda bomba araması yaptığı sempozyuma Cumhurbaşkanı Sezer, TBMM Başkanı Bülent Arınç, Başbakan Tayyip Erdoğan, Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin, Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, kuvvet komutanları, bazı bakanlar ve MGK Genel Sekreteri Yiğit Alpogan katıldı.
Önce Sezer konuştu
Açılış konuşmasında, Atatürk'ün savaşımı ve devrimlerinin, dünyada hayranlık uyandırdığını belirten Sezer özetle şunları söyledi:
Tutuculuğu kırdı: Atatürk, çağdaş bir toplum yaratmak amacıyla, toplumsal yaşamda bireylerin eşitliği, kardeşliği ve özgürlüğü düşüncesine dayanan büyük bir dönüşüm süreci başlatmıştır. Atatürk, Türk toplumunun geri kalmasına yol açan, çağdaşlaşmaya ve gelişmeye engel oluşturan katı ve tutucu kurum ve kuralları ortadan kaldırmış, laik, demokratik bir toplum ve devlet düzeni kurmuştur.
Laiklik devrimlerin özü: Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk'ün önderliğinde yürüttüğü çağdaşlaşma çabalarının temeline laiklik ilkesini yerleştirmiştir. Laiklik, Atatürk devrimlerinin özü, ulusal birliğin temeli, toplumsal barışın en önemli güvencesidir. Türk ulusunun Cumhuriyetimize ve ulusal değerlerimize her koşulda sahip çıkacağından kuşku duymuyoruz.
Üzücü gelişmeler: Son günlerde Türk ulusunun, varlık nedeni sayılan temel değerlerine sahip çıkma kararlılığının farklı yönlere çekilmesi ve bu konuda gerçekle bağdaşmayan değerlendirmeler yapılması üzüntü vericidir. Geçerliliğini koruyan tek belge olan Lozan Antlaşması'yla çözülmüş kimi konuların, sorunmuş gibi gündeme taşınması, devletimize ve toplumumuza yararı bulunmayan girişimlerdir. Unutulmamalıdır ki Türkiye Cumhuriyeti, gurur duyduğumuz başarılarını, toplumu oluşturan tüm öğelerin katılımıyla gerçekleştirmiştir. Yine unutulmamalıdır ki, tekil devlet yapımız ülke ve ulus bütünlüğünü sağlayan vazgeçilmez değerimizdir. Tarihimiz birlik ve beraberliğimizi, bölünmez bütünlüğümüzü bozmaya yönelik hareketlerin başarıya ulaşamayacağını gösteren örneklerle doludur.
Erdoğan: Atatürk ideoloji vazetmedi
Başbakan Tayyip Erdoğan, konuşmasında, Atatürk'ü anlamaya çalışırken üzerinde durulması gereken esas unsurların, Cumhuriyet'e yön veren kurucu ilkeler olduğuna dikkat çekerek özetle şunları söyledi:
Atatürk ideoloji vazetmemiş: Atatürk bir doktrin ya da ideoloji vazetmemiş, herhangi bir ideoloji-ye dayanma gereği hissetmemiştir.
Onun dünya görüşünün temeli akılcılıktır. Millete hedef olarak gösterdiği muasır medeniyete ulaşma yolunda akılcılık, rasyonellik ve gerçekçilik hayati öneme sahip unsurlardır.
Millet temel öğe: Cumhuriyet, milli egemenlik, milli devlet ve laiklik, Türkiye Cumhuriyeti'ni var eden asli niteliklerdir. Milli egemenlik, modern demokrasi ve demokratik cumhuriyetin olmazsa olmaz şartıdır. Zira meşruiyetin temeline milleti koymayan, milleti meşruiyetin yegâne ölçüsü olarak görmeyen bir rejime demokrasi demek mümkün değildir.
Birleştirici nitelikler: Demokrasinin ve toplumsal barışın teminatlarından biri olan laiklik, iki boyutlu bir kavramdır. Laikliğin birinci boyutu, devletin din kuralları dışında yapılandırılmasıdır.
İkinci boyutu ise devletin bütün dini inançlar karşısında tarafsız, eşit mesafede bulunması ve bireylerin din ve vicdan alanındaki özgürlüklerini teminat altına almasıdır. Bu manada laiklik, Cumhuriyetimizin temel ve birleştirici bir niteliğidir. Atatürk'ün hayata geçirdiği bu kavram ve ilkeler gelişime açık bir biçimde yorumlanmalı.
Değişime açık kavramlar: Milli egemenlik, milli devlet, laiklik gibi kavramların demokratik gelişmeye paralel şekilde yeni anlamlar kazandıkları, hayatın bütünü gibi değişime açık oldukları unutulmamalı. Bu kavramlar milletimiz için ayırıcı değil, birleştirici niteliğe sahiptir ve birleştirici niteliğin korunması için herkes özen göstermelidir.