Atatürk'lü milli sınır tarifi

Atatürk'lü milli sınır tarifi
Atatürk'lü milli sınır tarifi
'Âkil İnsanlar Heyeti'ndeki isimleri zorlu bir seçimle belirlediklerini söyleyen Başbakan Erdoğan, konuşmasında Meclis'in açılışında Atatürk'ün yaptığı 'milli sınır' tarifine vurgu yaptı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan dün akşam ‘Âkil İnsanlar Heyeti’ ile ilk buluşmasını gerçekleştirdi. Dolmabahçe’deki Başbakanlık Ofisi’nde saat 18.10’da başlayan ‘Çözüm Süreci Âkil İnsanlar Heyeti İstişare Toplantısı’ 22.30’a kadar sürdü. Toplantının açılışında konuşan Başbakan Erdoğan, sözlerine heyettekilere tek tek teşekkür ederek başladı. Başbakan Erdoğan, “Kamuoyunda bu heyete ‘Âkil İnsanlar Heyeti’ adı verildi. Burada bulunan heyet, Türkiye ’nin elbette ki tüm âkil insanlarından oluşan bir heyet değildir. Bu heyeti bir özet, bir örnek, temsili bir grup olarak görmek belki daha doğru olacaktır” diye konuştu. 

‘Sulandırmayın’ çağrısı 

Heyetle ilgili kamuoyundaki tartışmalara değinen Başbakan Erdoğan, “Burada listenin ve heyetin isminden ziyade, işin magazin boyutundan ziyade üstlenmekte olduğumuz misyonun çok daha önemli olduğunu, çok daha hassas bir zeminde yürütülüyor olduğunu özellikle hatırlatmak durumundayım” dedi. Medya dünyasına, yazarlar ve yorumculara çağrı yapmak istediğini belirten Erdoğan, “İşin magazin boyutuna, isim boyutuna, kim vardı kim yoktu boyutuna takılıp hedefin ve niyetin arka plana itilmesine, sulandırılmasına lütfen müsaade etmeyelim” açıklamasını yaptı.

‘Terörden çok tahrip ediyor’

Heyeti oluştururken gerçekten zorlu bir bir seçme süreci yaşadıklarını ifade eden Başbakan Erdoğan şöyle devam etti: “Çok ince, çok hassas bir tercih sürecinin ardından farklı kesimleri, farklı düşünce dünyalarını temsil etmek suretiyle 76 milyonun özeti sayılabilecek bir listeyi oluşturduk. Elbette burada bulunan insanların ortak noktası; kangren olmuş bir sorunun çözüme kavuşturulmasını istemeleridir. Bu heyetin içinde ya da dışında söyleyecek sözü, önerisi olan, varsa dikkatle dinleriz, dinliyoruz ve hiçbir komplekse kapılmadan dinlemeye devam edeceğiz.” Terör sorununu çözmek için sürdürdükleri mücadelede yalnız bırakıldıklarını söyleyen Erdoğan, teröre kazanacağı veya kaybedeceği oy penceresinden bakanlar olduğunu belirtti. Başbakan Erdoğan, “Silaha, teröre, bölücü anlayışlara sarılanlar ne kadar suçluysa, başta Diyarbakır Cezaevi olmak üzere insanlık dışı muameleyle, işkenceyle o örgütün adeta kurulmasına çanak tutanlar da o kadar suçludur. Sadece şu son birkaç ay içinde kimi siyasetçi, kimi akademisyen ve kimi yazarların sergilediği faşizm, inanın terör
örgütünün 29 yılda yaptığı tahribattan çok daha fazlasını yapmıştır” diye konuştu.

‘Asıl belirleyici heyet olacak’

Âkil İnsanlar Heyeti’nin çok farklı kesimleri temsil ettiğini, farklı düşüncelerden oluştuğunu belirten Başbakan Erdoğan, “Bu salonda bulunan insanlar sadece âkil değil aynı zamanda cesurdur, yüreklidir, idealisttir, barış severdir. Böyle bir tablonun oluşması, en başta Türkiye’yi yüreklendirmiş, milletimizi umutlandırmıştır” açıklamasını yaptı. Neler yapılacağı, nasıl bir yol izleneceği, hangi takvim çerçevesinde ilerleneceği konusunda bazı düşünceleri olduğunu ancak yolun ve yöntemin çizilmesi konusunda heyet ve heyetin istişarelerinin asıl belirleyici olacağını belirten Erdoğan, izlenecek yolun, bu ve sonraki toplantılarda çok daha net bir zemine kavuşacağını söyledi.

Atatürk ’ün tarifi

Konuşmasında Erzurum Kongresi sonrasında yayınlanan beyannameye ve Atatürk’ün Meclis’teki ilk hitabına vurgu yapan Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti: “Gazi Mustafa Kemal, 24 Nisan 1920’de ilk Meclis’teki ilk hitabını yapıyor. Vatanımız olacak sınırları tarif ettikten sonra diyor ki Gazi Mustafa Kemal, ‘Efendiler, bu sınır sadece askeri gerekçelerle çizilmiş bir sınır değildir, milli sınırdır. Fakat bu sınır içinde İslam unsuruna sahip yalnız bir milletin olduğu düşünülmesin. Bu sınır içinde Türk, Çerkez ve diğer İslam unsurları vardır. Bu sınır, karışık bir halde yaşayan, bütün amacını tam anlamıyla birleştirmiş olan kardeş unsurların milli sınırıdır’. Gazi Mustafa Kemal, bu sözleri söyleyince Genel Kurul’dan ‘hepsi İslamdır, kardeştir’ sesleri yükseliyor. Bunun hemen ardından, Müslüman olmayan unsurlara Müslümanlarla aynı hakların verileceğini, bunun da son derece tabi olduğunu ifade ediyor. 29 Ekim 1923’te Türkiye Cumhuriyeti bu ruh, bu öz, bu kardeşlik üzerine inşa ediliyor. Ne var ki sonraları, bu ahde vefa gösterilmiyor. Bu öz ve ruh çiğneniyor. Kardeşlik hukuku ihlal ediliyor.”
Erdoğan’ın konuşmasının ardından toplantı basına kapalı olarak saat 22.30’a kadar devam etti. 


Toplantıya Star gazetesi yazarı Fadime Özkan dışında heyette
yer alan tüm isimler katıldı.


Bölgelere ziyaret grupların kendi inisiyatifinde olacak

Dolmabahçe’deki Başbakanlık Ofisi’nde yaklaşık 4.5 saat süren toplantının sonunda heyet üyelerine Türk müziklerinden oluşan CD paketiyle kadınlara fular, erkeklere ise kravat hediye edildi. Toplantıya Star gazetesi yazarı Fadime Özkan dışında tüm istişare heyeti üyelerinin katıldığı öğrenildi. Heyette yer alan 22 ismin söz aldığı basına kapalı toplantının ardından şu açıklamalar yapıldı:
Celalettin Can: “Var olan komisyonun içeriği nedir? Komisyonun aklı nereye gidecektir? Bunları sorduk.”
Muhsin Kızılkaya: “Her bölgenin grubu kendi arasında toplantılar yapacak ve rapor oluşturulacak. Yüzde 50 üzerinde bir destek var. Bunu 60’a çıkarmanın yollarını arayacak heyet.
Can Paker: “Sahaya çıkmadan sürecin ne olacağını bilemezsiniz. Olayın daha çok başındayız.
İzzettin Doğan: “Çalışma Komisyonu’nun süresinin uzatılması teklif edildi. Süre bir aydı. Başbakan Erdoğan da bu süreyi iki aya çıkardı. Bölgelere ziyaret ise grupların kendi inisiyatiflerine bırakıldı.
Doğu Ergil: “Sanatçılar, gazeteler süreçte nasıl davranmalı, hangi dili kullanmalı konuları tartışıldı.”