Ateş düştüğü yeri fena yaktı

Erdem Erkaçtı'nın babası Turgut Erkaçtı (sağda), taziyeleri gözyaşları içinde kabul etti; Erdem'in ikizi Erden de askerde.İlhan Sağlam'ın ailesiyse (üstte) yıkılmıştı.

Tunceli'de şehit düşen yedi er memleketlerine yollandı. Şırnaklı Burhan Yalçın'ın babası, "Vatan sağ olsun", Balıkesirli Mustafa Aslan'ın babası, "Tek oğlumu vatan için kaybettim" dedi. Kayserili Eyüp Yabangülü'nün ailesi, düğün yerine cenaze şokunda. Eraslan Güngör'ün naaşı Amasya'ya, Emrah Kayadelen'in naaşı ise İstanbul'a yollandı.

İlhan uyanıp çatışmaya girdi
İZMİR - Şehit er İlhan Sağlam İzmirliydi. Bir elektrikçi dükkânında çalışıyor, askerlik dönüşü kendi dükkânını açma hayali kuruyordu. Dört buçuk ay sonra terhis olacaktı. Güneydoğu'ya gitmeyi gönüllü olarak istemişti. Beş kardeşin en küçüğüydü.
Saldırıdan önceki geceyi jeneratörün başında geçirmiş, olay sırasında uyuyordu. Silah sesleri üzerine fırladı, ağır makineli tüfeğiyle çatışmaya girdi.
Anne Nispet ile dört yıldır diyalize bağlı olarak yaşayan baba İsrafil Sağlam'a ölüm haberini vermek kolay olmadı. Daha birkaç gün önce, çok sevdiği Kemalpaşa kirazından istemiş, kargoyla 20 kilo kiraz öndermişlerdi. Ağabeyleri, Kemalpaşa ilçesindeki evlerinde, saatlerce haberi ailesinden gizledi:
"Komutanlar evin önüne gelince artık daha fazla saklayamadık. İlhan bir gün önce telefon açtı. 'Üzülmeyin burası günlük güneşlik, rahatım yerinde' diye bize moral vermeye çalışıyordu. Olaydan sonra karakolu aradık, arkadaşı, 'Kollarımda öldü ağabey' diye ağladı. Bu acıya nasıl dayanırız bilmiyoruz..."
Anne ise bir gece önce rüyasında köpeklerin kuzulara saldırdığını görmüş: "Kuzuları kurtarmak için köpeklere taş attım, ancak daha çok saldırdılar, kurtaramadım. Devlet büyükleri kendi oğullarını da doğuya göndersinler. Doğuya göndermek kolay değil."
(dha)



İstanbullu Emrah Anadolu Ateşi'nde dans ediyordu
İSTANBUL - Murat Karadelen, oğlunun şehit düştüğü haberini yetkililerden önce internetten öğrenmiş, "Hemen telefon açtım, ama cevap vermedi. Akşam komutanlar gelip söyleyince, oğlumun şehit olduğunu öğrendim, vatan sağ olsun" diyor.
Baba, İstanbul Kartal'da, yasa bürünen evinin girişine Türk bayrağı asmış. Başsağlığı ziyaretlerini oğlu Emrah'ın askerde çekilmiş fotoğraflarının önünde kabul ediyor. Baba Murat Karadelen, oğlunun Anadolu Ateşi grubunda dansçılık yaptığını, ayrıca bilgisayar teknisyeni olduğunu anlatırken, oğluyla en son iki gün önce telefonda konuştuğunu söylüyor. Baba isyanını, "Benim ciğerim yanıyor ama vatan sağ olsun. İnşallah başkalarının ocakları da yanmaz. Yetkililer, terörün kökünü kurutamıyorsa, biz kendimiz kurutalım" diye dile getiriyor.
Emrah Karadelen'den (ortadaki) geriye, folklor anıları kaldı.
(Radikal)


Daha eşine yazdığı mektup gelecek...
AMASYA - Şehit Jandarma Er Eraslan Güngör evliydi. Saldırıdan bir gece önce eşiyle konuşmuş, ona bir mektup gönderdiğini söylemişti.
Ancak mektubundan önce ölüm haberi geldi. Aile haberi televizyondan öğrendi.
Eraslan Güngör'ün evi, Amasya Merkez Keçili Köyü'nde. Şehit erin annesi Yadigar ve sara hastası baba Rıza Güngör, iki buçuk ay sonra terhisini bekledikleri oğullarının ölüm haberiyle yıkılmış. Babası bir gün önce telefonla konuşmuş: "Bana 'Baba, 74 günüm kaldı. Az daha dayan. İşleri ben yapıp seni dinlendireceğim' dedi." Anne Yadigar Güngör'ün ağzından "Vatan
sağolsun" sözleri dökülürken, yedi aylık eşi Yeter Güngör, şimdi şehit eşinin yazdığı son mektupu bekliyor. Eraslan Güngör şehit olmadan bir gece önce telefonla görüştüğü 19 yaşındaki eşine bir mektup gönderdiğini söylemiş, ancak mektubu henüz ulaşmamış. Güngör'ün cenaze töreni bugün.
Eraslan Güngör, yedi aylık evliydi.
(aa)


Dükkân hayali yarım kaldı
BALIKESİR - Şehit Jandarma Er Mustafa Aslan'ın Balıkesir'in Gönen ilçesine bağlı Küpçıktı Köyü'ndeki evinde yas var. 50 haneli köyde Halime-İsmail Aslan çifti çiftçilikle geçiniyor.
Beş ay sonra terhis olmaya hazırlanan Mustafa, Balıkesir Üniversitesi Meslek Yüksekokulu'nda iki yıllık elektrik bölümünü bitirip hemen askere gitmek istedi. Çünkü bir an önce askerliğini tamamlayıp dükkân açmak istiyordu. Tarla dönüşü kara haberi alan baba, oğullarını son olarak nisanda gördüklerini anlattı:
"Çok mutlu olduğunu söylüyordu. 'Biz orada bir aileyiz, arkadaşlarım, komutanlarım çok iyi' diyordu. Dört gün önce telefonla da görüştük. Ama, dün askeri yetkililer, kalabalık bir şekilde gelerek, oğlumun şehit olduğunu söylediler. Tek oğlum vardı, o da şehit oldu. Onu vatan için kaybettim. Ben de o bölgede askerlik yaptım. Keşke onun yerine ben şehit olsaydım." Aslan'ın cenaze töreni bugün.
Mustafa Aslan, elektrik bölümü mezu-nuydu.
(dha)


Sarılık çıkmasa, ikiziyle olacaktı
İZMİR - Dört aylık asker Erdem Erkaçtı'nın ölümüyle İzmir'in Bayındır ilçesindeki evine ateş düştü. Erdem, 6 Şubat 1987'de ikiz kardeşinden beş dakika önce doğmuş, ikizi Erden'le birlikte geçen şubat ayında asker olmuştu.
Acemi birliğinde sarılık teşhisi konulan Erdem'in dağıtımı normal er olarak Diyarbakır'a, Erden'in ise komando olarak Tunceli'ye yapılmıştı. 25 gün önce birlikte geldikleri İzmir'de aileleriyle hasret gideren ikizler, daha sonra birliklerine teslim olmuştu.
Diyarbakır'a giden Erdem Erkaçtı, ikiz kardeşinden ayrılmamak için dilekçeyle başvurunca Tunceli'ye, şehit olduğu karakola verilmişti. Aynı birliğe verilen komando Erden ise daha sonra Çemişkezek ilçesine gönderilmişti. Erdem, ailesiyle en son 15 gün önce telefonda görüşüp, annesi Nuran Erkaçtı'nın Anneler Günü'nü gecikmeli olarak kutlamıştı. Anne, televizyondan duyduğu acı haberin ardından geceyi oğlunun montunu koklayarak geçirdi. Aldığı haberle hastanelik olan baba Turgut Erkaçtı ise, "Acımıza rağmen vatan sağ olsun" dedi.
Erdem Erkaçtı (solda), acemi birliğinde birlikte olduğu
ikizi Erden'le birlikte Tunceli'ye verilmişti. Ancak Erden komando olarak Çemişkezek'e gitti.

(dha)


Eyüp'ün ailesinde ikinci şehit acısı
KAYSERİ - Tunceli'de şehit düşen jandarma erlerden Eyüp Yabangülü, Kayseri'nin Sarıoğlan ilçesine bağlı Alamettin beldesinde yaşıyordu. Evinden şimdi feryatlar yükseliyor.
Oğlunun şehit olması nedeniyle konuşmakta güçlük çeken baba Zeki Yabangülü, "Acımız sonsuz" derken, anne Hatice Yabangülü sürekli ağlıyor: "Terhisine iki ay kalmıştı. Nişanlıydı, dönüşünde düğününü yapacak, Ayşe'yle evlendirecektik... Kısmet değilmiş. Vatan sağ olsun, geride üç evladım daha var."
Evde toplanan şehidin yakınları, terör örgütüne lanet yağdırıp, ağıtlar yakarken, aile, bu acıyla daha önce de tanışmıştı. Eyüp'ün amcasının oğlu
Levent Yabangülü de 1997 yılında şehit olmuştu.
Eyüp Yabangülü'nün cenazesi, bugün Kayseri'de düzenlenecek askeri törenden sonra doğum yeri olan Alamettin beldesinde toprağa verilecek.
Eyüp Yabangülü (solda), terhis için gün sayıyordu.
(aa)


Ailesinden son isteği sigara
ELAZIĞ - Şırnaklı er Burhan Yalçın'ın terhisine beş buçuk ay kalmıştı. Terhis için gün sayan babası Yusuf Yalçın, dün oğlunun cenazesini almak için Elazığ'daydı.
Gözyaşlarına hâkim olmaya çalışan baba, Elazığ Askeri Hastanesi'nde şehitler için düzenlenen törene katıldı. Vali Muammer Muşmal ve 8'inci Kolordu Komutanı Korgeneral İsmail Hakkı Pekin, Yusuf Yalçın'a başsağlığı dileğinde bulundu. Yusuf Yalçın, Korgeneral Pekin'in elini tuttu, "Vatan sağ olsun komutanım" dedi. Baba, terhisine beş ay kalan oğluyla en son iki hafta önce görüşmüş: "Bana durumunun çok iyi olduğunu söyledi ve sigara istedi. Ben de bir karton sigara gönderdim. Ama sigaralar gitmeden acı haber geldi."
Terhisine beş buçuk ay kalan Burhan Yalçın şehitler listesinde...
(dha)