'Atilla Uğur herkesin içinde anında infaz etti'

'Atilla Uğur herkesin içinde anında infaz etti'
'Atilla Uğur herkesin içinde anında infaz etti'

Ergenekon operasyonunda gözaltına alınan Hasan Atilla Uğur?un görevde olduğu dönem Ergenekon?un tetikçisi olduğu öne sürülen Osman Gürbüz ile samimi olduğu öne sürülüyor. FOTOĞRAF: ELVAN EZBER

Ergenekon iddianamesinde emekli Albay Atilla Uğur hakkında gizli tanık Aydost'un iddiaları yer alıyor. Aydost, Uğur'un PKK'lı itirafçılardan ekip kurduğunu ve bir kişiyi herkesin içinde öldürdüğünü anlatıyor

İSTANBUL - Ergenekon soruşturmasının ikinci iddianamesinde yer alan önemli isimlerden biri de muvazzaf olduğu dönemde Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı Teknik İstihbarat Daire Başkanı olarak görev yapan Hasan Atilla Uğur. Örgütün yöneticilerinden biri olarak geçen ve darbe girişimlerinde görev aldığı belirtilen Uğur’la ilgili gizli tanık ‘Aydost’ ilginç ifadeler veriyor. Uğur’un korucu ve PKK itirafçılarından oluşan bir ekip kurduğunu, PKK’lı olduğu söylenen bir kişiyi herkesin içinde başından vurarak öldürdüğünü, Susurluk döneminde de adı geçen Osman Gürbüz’ün Uğur’un yanından ayrılmadığını anlatıyor.
1 Temmuz 2008’deki operasyonda emekli Orgeneraller Şener Eruygur, Hurşit Tolon’la birlikte gözaltına alınan Atilla Uğur, iddianemede örgütün yöneticilerinden biri olarak sayılıyor. 

İki kez müebbet isteniyor
Uğur’un ‘silahlı terör örgütü yönetmek’, ‘hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek’, ‘Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek’ gibi çok sayıda suçtan iki kez ağırlaştırılmış müebbet ve 39 ila 63 yıl arasında hapis cezasına çarptırılması isteniyor.
İddianameye göre, diğer asker şüphelilerde olduğu gibi Uğur’da da AKP’li bakanlar, milletvekilleri, bürokratlar ve çok sayıda kişiye ait fişlemeler bulundu.  Uğur’la ilgili bölümde dikkat çeken ifadelerden biri ‘Aydost’ isimli gizli tanığa ait. Gizli tanık ifadesinde, Uğur’un korucu, itirafçıları kolluk kuvvetleriyle görüştürmek istemediğini, görüşenlere de işkence yaptığını anlattı. Bir dönem Uğur’la birlikte çalışan Aydost, korucu başı Abdurrahman K.’nın, şüpheli Hasan Atilla Uğur’ un bir numaralı adamı olduğunu, bölgede PKK’nın korkulu rüyası haline geldiğini belirtti.
Susurluk döneminde de adı geçen Osman Gürbüz’ün sürekli Uğur’un yanında bulunduğunu, Gürbüz’ün MİT görevlisi olduğunu düşündüklerini ve Uğur’un Osman Gürbüz’e silah hediye ettiğini belirtiyor.

Adamları tecavüz etti
Uğur’un Mardin’de de görev yaptığı sırada o bölgede en iyi adamları ve tetikçilerinin itirafçı ve korucular olduğunu söyleyen Aydost, 18 kişilik bu grubun genç bir kıza tecavüz ettiğini, gözaltına alındıklarındaysa Uğur’un emniyete gelerek bu kişileri aldığını anlattı.
Uğur hakkında çok sayıda iddiada bulunan Aydost’un anlatığı bir başka olay ise şöyle:?Bir kadın ‘üç teröristin kendi evine gelerek, zorla ilişkiye girdiğini’ söyleyince Atilla Uğur, kadına bir şişe içinde uyuştucu veriyor ve yemeklerine koymasını istiyor. Aydost’un anlatımına göre, kadın kendisine söyleneni yapıyor ve kadının evinden çıkan teröristleri takip eden şüpheli Uğur bunlardan birini kendi silahıyla vuruyor, diğerlerindense bir daha haber alınamıyor.
Gizli tanık Aydost, kendisinin Kızıltepe’de olduğu 1991 - 1996 yılları arası bu dönemde Uğur’un da Kızıltepe İlçe Jandarma Komutanı olduğunu anlatıyor. 

Zenginlere komplo
Aydost’a göre gözaltına alınan bir örgüt mensubuna Uğur bazı zengin ailelerin çocuklarının isimlerini verip, bu isimleri ifadesinde söylemesini istiyor. Daha sonra da ailelerle irtibat kurulup yüksek miktarda paralar isteniyordu. Aydost’a göre Atilla Uğur, bölgedeki silah kaçakçılığına da göz yumuyordu.
İddianemede Uğur’un darbe planları içinde yer alan askerlerden biri olduğu da belirtiliyor. Bir telefon konuşmasında Uğur, X diye kodlanan başka bir kişiye Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra hükümetin ‘erken seçim’ kararı aldığını belirterek, “... haberin olsun erken seçim  net olarak kararı  alınacak yani bugün bunu gazeteci mazeteci hiç kimse bilmiyo içerden aldığım haber bu ee bizimde  elimizi biraz abi çabuk tutmamız lazım ülke adına ne yapacaksak biraz ivedi düşünmemiz lazım yani senle, oturup istişaremizi yapmamız lazım abi” diyor. Başka bir görüşmedeyse Uğur, A. A. isimli bir kişiye “Her şey 2009’a göre biz ayarladık ondan sonra,,, 2009’da görelim mevlam neyler neylerse güzel eyler” diyor.
İddianamede Uğur’un darbeyle bağlantısı, “2004 - 2006 yılları arasında yürütme organını devirmeye teşebbüs eylemlerinin içinde olduğu,bu eylemlerin başarısız olması halinde yerlerine geçirilecek idhar ekibinin dahi hazırlandığı, yapılan çalışmalar çok ciddi ve esaslı olup  kesin olarak yürütme organını ortadan kaldırmaya kararlı olarak örgütlendikleri anlaşılmaktadır” ifadeleri kullanılıyor.

İhalelere giriyordu
Uğur’un şoförü Barbaros Hayrettin Altıntaş’la ilgili bölümdeyse Uğur’un emekli olduktan sonra ne tür işlere karıştığı anlatılıyor. İddianemeye göre 2007 yılında bir ihbar üzerine aranmaya başlayınca tüm işlerini Altıntaş yürütüyor. İddianamede şöyle deniyor: “Uğur’un görüşme içeriklerine göre ‘Zırh’ güvenlik şirketini kurup yönettikleri anlaşılmakta, Uğur’un dosyada mevcut telefon görüşmelerinden her alanda askeri ve kamu ihalelerini takip ederek ihaleleri bir şekilde almaya gayret ettikleri anlaşılmaktadır... İhaleleri takip ettikleri, kendi ilgi alanı olmamasına rağmen ihaleyi almak için yüksek rütbeli askeri şahıs vasıtasıyla yetkili mahalli idare amirleriyle kendisinin görüştüğü, karşılığında telefon görüşmelerine yansıyan lüks otellerde sabaha kadar kalacak hayat kadınları ayarlandığı anlaşılmaktadır.” (Radikal)?