Avrupa Birliği hibesiyle iki okul birden heba edildi

Avrupa Birliği hibesiyle iki okul birden heba edildi
Avrupa Birliği hibesiyle iki okul birden heba edildi

1.5 milyon avroya Arnavutköy?de yaptırılan okulda son durum: Gündüzleri ilköğretim öğrencileri burada okuyor, akşamları Spor Lisesi yatakhaneye geliyor.

Gel de çık işin içinden: 'Risk altındaki' çocuklar için yaptırılan okula, 'yersiz' Spor Lisesi geldi. İtiraz gelince lise 'gündüzleri' yandaki okula sürüldü, oradan da 'risk altında öğrenci' toplandı
Haber: UMAY AKTAŞ SALMAN / Arşivi

İSTANBUL- Ailesi olmayan, sokakta çalışan ve eğitim imkânından yoksun yüzlerce çocuğun olduğu İstanbul’da Avrupa Birliği hibesiyle ‘risk altındaki çocuklar’ için yapılan Yatılı Bölge İlköğretim Okulu (YİBO) iki yıldır öğrenci bulamıyor. 53 öğrencinin başvurduğu ve öğrenci azlığı nedeniyle açılmayan Arnavutköy’deki YİBO’ya, geçici olarak, aslında Şile’de açılması planlanan Spor Lisesi öğrencileri yatılı olarak yerleştirildi. Bu karara tepkiler olunca Milli Eğitim Müdürlüğü ‘risk altındalar’ diyerek YİBO’nun yanındaki ilköğretim öğrencilerinin bir kısmını alelacele bu okula gönderdi. YİBO’ya yerleştirilen Spor Liseliler ise gündüz okumak için komşu ilköğretim okuluna gidiyor, akşamları YİBO yatakhanesine dönüyor. Sonuç; ne YİBO amacına uygun olarak kullanılabiliyor ne de Spor Lisesi sporcu yetiştirebiliyor. Anadolu yakasında kampüs vaadiyle kayıt yaptıran liselilerin kimi okul çok uzak diye ayrılıp genel liselere geçti, kimi ise spor yaptığı kulüpleri bırakmak zorunda kaldı.
AB Temel Eğitime Destek Projesi kapsamında 1.5 milyon avroluk hibeyle Arnavutköy’de inşa edilen 240 öğrenci kapasiteli Şehit Çavuş Selçuk Gürdal Yatılı Bölge İlköğretim Okulu açılamadığı gibi iki okulu da mağdur etti. YİBO’nun sınıflarını Şehit Onbaşı Murat Şenöz İlköğretim Okulu’nun 180 öğrencisi dolduruyor. YİBO’nun yurtlarını ve yemekhanesini ise spor lisesinin öğrencileri kullanıyor. Ne öğrenciler ne de öğretmenler bu karışıklığın sebebini biliyor.
İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Ata Özer, ilköğretim öğrencilerinin arasına yerleştirdikleri Spor Lisesi öğrencileriyle ilgili şaşırtıcı bir açıklama yapıyor:
“Hangi okulda hangi çocuğun okuyacağına  kişiler karar vermeyecek. ‘Burası risk altındaki çocuklarındı, spor lisesini getirdiler’ diye itiraz edildi. Şimdi ben de Spor Lisesi’ni aldım. Dediklerini yaptık, şimdi ne istiyorlar? YİBO’da ders yapan çocukların tümü yan okulun öğrencisi olsa da risk altındalar. Spor Lisesi öğrencilerine devlet ayrıca okul yapacak.”
Okulun yapılmasını sağlayan AB’nin Türkiye Delegasyonu Eğitim Sorumlusu Mustafa Balcı, tüm bu karışıklığa karşın YİBO’nun amacına uygun kullanıldığı iddiasında:
“Şu anda orada fakir öğrenciler var. O bölge çok fakir bir bölge, fakir öğrencilerle başlayalım dedik. Daha önce başvuru yapan 53 çocuğa da yatılı kalmaları için davet gönderildi. Okul tamamen sabah, öğlen, akşam yemekleri verilen fakir, şiddet görmüş, risk altında olduğu tanımlanan çocuklar için eğitim verecek. Spor Lisesi öğrencileri de en geç haziranda ayrılacak.  MEB’le anlaşma böyle.”
Balcı’nın “Fakir öğrenciler seçildi” sözlerini ise ilköğretim okulunun velileri ve adını vermeyen bir eğitimci yalanlıyor. Eğitimci, “Bir haftalığına böyle bir değişiklik yapılacağı söylenmişti. Üç haftayı geçti. Seçilen öğrencilerin hiçbir özelliği yok. Fakir ya da kimsesiz çocuklar seçilmedi” diye konuşuyor. 

Aynı okuldaki kardeşler ayrıldı
Şehit Onbaşı Murat Şenöz İlköğretim okulu velilerinden Emine Kantar, kızlarının birinin kendi okulunda, diğerinin YİBO’da olduğunu anlatıyor: “Haberimiz yoktu, çocuğu o okula göndermişler. Bize bir açıklama yapılmıyor. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne şikâyette bulunduk. Fakirleri seçtiklerini sanmıyorum. Bizim üç katlı binamız var.” 
İki çocuğundan biri YİBO’ya gönderilen bir diğer veli Ramazan Yolcu da “Sebebini bilmiyorum. Geçici dediler. Yan okuldaki çocuğum tek kaldı, üzülüp ağlıyor” diyor. 

Madem okul yoktu, Spor Lisesi’ni niye kurdular?
YİBO’nun amacına uygun kullanılamaması nedeniyle mağdur olan taraflarından biri de Spor Lisesi öğrencileri. 2006-2007 eğitim öğretim yılında Maltepe’deki Atilla Uras Lisesi’nin zemin katındaki iki sınıfta eğitime başlayan Spor Lisesi’ne vaat edilen Şile’deki kampüs yapılmadığı gibi öğrenciler Asya yakasının ucundan, Avrupa yakasının ücra noktalarından Arnavutköy’deki YİBO’ya gönderildi.
Okulun YİBO’ya geçici taşınması dava konusu bile oldu. Velilerden biri İdare Mahkemesi’ne, ‘okullarının usülsüz olarak YİBO’ya taşındığını‘ belirterek yürütmeyi durdurma istedi. Kızı 10. sınıfta olan Emine Akbeniz okul kurulduğundan beri ‘göçebe kuşlar gibi oradan oraya sürüklenmekten’ şikâyetçi:
“Müdür, Spor Lisesi’nin YİBO’da olamayacağını, AB’nin istemediğini bildirdi. Mahkemeye vereceğim. Zaten öğretmenler de Arnavutköy’de kalmak istemiyor. Nasıl sporcu yetişecek bu okuldan?”
Anadolu yakasından bir veli de Spor Lisesi 9. sınıftaki oğlunun, artık bağlı olduğu kulübe gidemediği söylüyor:
“Şimdi de ilkokul çocuklarının arasına koydular. Okula Anadolu yakasında olacak diye yazdırmıştık. Bu okul size ait bir okul değil demiş müfettişler. Bize ait değilse niye gittik oraya? Birinci yarı yıl sonunda çocuklarını okuldan alacak veliler de var. Çocuk oraya gittim sporu unuttum diyor.  Tekvando kulübüne gidemiyor artık. Birinci sınıf bittikten sonra almayı düşünüyorum. İstanbul’da spor lisesine yer yok. Madem okulun binası yoktu da niye açtınız? Buraya taşındıklarında da 20-25 gün çocukların dersi boş geçti.”

Genel liseye zorunlu geçiş
Arzu Yeşim ise çocuğunu okuldan almak zorunda kalan velilerden: “Yedi yıllık spor geçmişi var, lisanslı sporcu, ritmik jimlastik yapıyor. Hepsine çizgi çektik. Antrenmalardan uzaklaştı. Hayallerim suya düştü diyor. Spor Lisesi’nde hiç görmediği matematik ve geometri derslerini alıyor şimdi. Açığı kapasın diye sadece 1 milyar 500 bin özel ders parası verdim.  20’nin üzerinde kişi ayrıldı okuldan.”
Oğlunu okuldan alan bir veli de “11. sınıfı genel lisede okuyor şimdi. Üstelik aldığı derslerin saat sayısı farklı olduğu için şimdi bir de sorumluluk sınavlarına giriyor” diyor.