@ismailsaymaz

Avukata işkence ağır cezaya gitti

Avukata işkence ağır cezaya gitti
Avukata işkence ağır cezaya gitti
İzmir'de, 2007 yılında gözaltına alınan iki genci savunmak üzere geldiği karakolda dövülüp kelepçelenen, muayene için götürüldüğü hastanede doktor tarafından "Abartıyorsun" denerek, "darp yoktur" raporu verilen Avukat M.R.'nin hukuk savaşı altıncı yılın sonunda karşılık buldu.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

Avukat M.R. ile dört polis ve bir doktorun beraber yargılandığı davada asliye ceza mahkemesi hâkimi, bu suçun işkenceye girebileceğini, doktora atfedilen ‘evrakta sahtecilik’ suçunun da ağır cezalık suç olduğunu belirterek, görevsizlik kararı verdi ve evrakı ağır ceza mahkemesine yolladı.

İzmir’de 9 Eylül 2007’de iki gencin izinsiz pankart açtıkları savıyla gözaltına alınıp Fuar’daki Asayiş Şubesi’ne götürülmesi üzerine Avukat M.R. de karakola gitti. İddiaya göre 4. Sınıf Emniyet Müdürü Ayhan Gökdeniz, “Görüştürmeyiz” diyerek, M.R.’yi itti. Ardından bir polis, avukatı göleğinden tutup yere düşürüldü. M.R. bir grup polis tarafından yerde tekmelerle dövülüp kelepçelendi. Kelepçelendikten sonra bir buçuk saat o halde bekletildi. Bu haldeyken ensesine vuruldu, bacaklarının arasına tekme atıldı, sık sık küfredildi.



Doktor: Abartıyorsun!


İzmir Barosu’nda görevli avukatlar Bahattin Özdemir ve Mehmet Bayraktar yardım için geldi. Komiser Gökdeniz, avukatları içeri almak ve M.R. ile görüştürmek istemedi. Avukatların ısrarı üzerine Gökdeniz, Özdemir’e dönerek, “Seni de gözaltına alırım” dedi. Ardından Gökdeniz, 20 kadar polis çağırdı. Polisler iki avukatı çembere aldı. Yer yer küfür ve hakaret edildi. Buna rağmen avukatlar M.R. ile görüşmekten vazgeçmedi. Polis, görüşmeye izin verse de M.D.’nin kelepçesini çözmedi, Özdemir’i itti.

Daha sonra M.R., önce Basmane Polis Merkezi’ne, ardından da Alsancak Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Muayene sırasında Doktor Cumhur Yılmaz, “Abartıyorsun, karşılıklı tartışmışsınız” dedi. M.R., doktorun etik ilkelerini hatırlatınca muayene kesildi ve doktor, polisleri çağırıp “Götürün bunu” dedi. Ardından “Herhangi bir darp ve cebir izine rastlanmadı” şeklinde rapor düzenledi. M.R., ertesi gün saat 01.30 sularında serbest bırakıldı. İlk iş olarak Adli Tıp Kurumu’na başvuran M.R.’de, “sağ kol iç yüzde açık kırmızı mor renkte ekimoz, göğüs sağ yanı dış yüzde morluk, sıyrık, sağ el bileğinde morluk ile sol dirsek ön yüzde açık kırmızı mor renkte ekimoz” saptandı. M.R. de bu raporla şikayetçi oldu.

Polislerin iddiasına göre M.R., yetkisi olmadığı halde karakola gelmiş ve “İki kişi almışsınız, niye aldınız, çekilin, onlarla görüşeceğim” demişti. Komiser Gökdeniz’in yanıt vermesi sonrasında “Siz kim oluyorsunuz, terbiyesizler” diyerek saldırmıştı.



Altı yıl sonunda ağır cezaya

Yargılama süreci de en az gözaltı günü gibi çileli geçti. M.R. avukat olmasına rağmen Adalet Bakanlığı’ndan izin alınmaksızın ‘görevi yaptırmamak için direnme ve memura hakaret’ suçundan; Komiser Ayhan Gökdeniz ile polis memurları Mehmet Çelik, Adem Çon ve Mevlüt Emre Dağaslan’a ‘kasten yaralama ve hakaret’ten ve Doktor Cumhur Yılmaz için de ‘evrakta sahtecilik’ iddiasıyla 2008 yılında ayrı ayrı dava açıldı.

İki dava altı yılın sonunda İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nde birleştirildi. Hakim Mehmet Sayar, geçen 6 Mart’ta aldığı kararla, M.R.’ye yönelik davranışın ‘işkence’ kapsamına girebileceğini kaydederken, Doktor Cumhur Yılmaz’ın işlediği iddia edilen ‘evrakta sahtecilik’ suçunun da ağır ceza kapsamında kaldığını belirterek, her iki suç açısından görevsiz olduğunu savundu ve dosyayı ağır ceza mahkemesine gönderdi.