Avukatlardan Çağlayan Adliyesi önünde eylem

Avukatlardan Çağlayan Adliyesi önünde eylem
Avukatlardan Çağlayan Adliyesi önünde eylem
Çağlayan'da dün polisin avukatlara sert müdahalede bulunması ve gözaltı işlemi yapmasının ardından bugün İstanbul Baro Başkanı ve binlerce avukat Adliye önünde eylem gerçekleştiriyor
Haber: FATİH YAĞMUR / Arşivi

Çağlayan Adliyesi'nde dün 50 avukatın yaka paça gözaltına alınmasını protesto etmek isteyen yüzlerce avukat bugün Çağlayan Adliyesi'nde bir araya geldi. 'Her yer Taksim, her yer direniş', 'Faşizme karşı omuz omuza' sloganları atan avukatların eylemi sürerken, çevik kuvvet ekipleri adliyenin başka bir köşesinde bekledi. Avukatların eylemi sürüyor.

Bu arada Ankara başta olmak üzere çeşitli illerin barolarından da avukatların gözaltına alınmasına tepki geldi. Gaziantep, Konya, Marmaris'te avukatlar eylem yaptı. Ankara Barosu’ndan üç bine yakın avukat 12.00’de adliye önünde buluştu ve avukatlara yaka paça gözaltını protesto etti.Ankara Barosu Başkan Vekili Sema Aksoy, baro adına yapılan sert yazılı açıklamayı okudu. Açıklamada, “Saldırıyı hepimize yapılmış sayıyoruz. Ayağa kalkıyoruz. Bu hep böyleydi. Bundan sonra da böyle olacak. Kimsenin bundan şüphesi olmasın. Bilsinler ki biz boyun eğmeyeceğiz, bugüne kadar susmadık susmayacağız. Toplumsal barış tehdit altında” denildi.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu yaşananları kınadı. Avukatların gözaltına alınış görüntülerinin yüreğini parçaladığını belirten Feyzioğlu, olayın sonuna kadar takipçisi olacaklarını söyledi. Feyzioğlu şu açıklamayı yaptı:

YERLERDE SÜRÜKLENENE ADALET

“Dün, 11 Haziran 2013 tarihinde, İstanbul ’da Çağlayan Adliyesi’nde 50’ye yakın meslektaşımız çevik kuvvet ve özel güvenlik görevlileri tarafından yerlerde sürüklenerek, üstleri başları parçalanarak, darp edilerek, elleri kelepçelenerek dışarı çıkarılmış, otobüslere doldurulup Emniyet Müdürlüğü’ne götürülmüştür. Meslektaşlarımız, Gezi Parkı olaylarında polisin uyguladığı şiddeti protesto ettikleri ve bu şiddetin sorumluları hakkında savcıları göreve çağırdıkları sırada kendileri şiddet mağduru olmuşlardır.Yargının kurucu unsuru olan avukatlar yerde sürüklenirken müdahale etmeye çalışan pek çok meslektaşımız da şiddetten nasibini almış ve onlar hakkında da yakalama işlemi uygulanmıştır.

YAKALAMA EMRİ HUKUKSUZ

Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre; yakalama işlemi ancak tutuklamanın şartları var ise uygulanabilir. Somut olayda, kaçma veya delilleri karartma ihtimali bulunmayan, kimlikleri rahatlıkla tespit edilebilecek, üstelik hukuk devletini ve insan haklarını korumaktan başka gayesi olmayan meslektaşlarımızın yakalanmasına dair emrin hukuka aykırı olduğu kuşkusuzdur. Esasen, Çağlayan Adliyesi’nde yerlerde sürüklenen avukatlar değil, adalettir ve avukatların temsil ettiği yurttaşlardır.

'TAKİPÇİSİYİZ'

Türkiye Barolar Birliği olarak, Gezi Parkı gösterilerinde polis tarafından uygulanan şiddetin sorumluları hakkında, bu şiddeti teşvik edenler, azmettirenler ve göz yumanlar da dahil olmak üzere, hak ettikleri gerekli adli ve idari soruşturmaların açılmasının takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyurmuştuk.Bugün geldiğimiz noktada bir kez daha savunmayı savunmak zorunda bırakılmış bulunuyoruz.Avukatlara yönelik baskı ve şiddetin sorumluları hakkında da gereğini yapacağımızı herkesin bilmesini istiyoruz.”

ANKARA BAROSU: TOPLUMSAL BARIŞ TEHDİT ALTINDA

Ankara’daki eylemde Ankara Barosu Başkan Vekili Sema Aksoy’un baro adına okuduğu açıklama ise şöyle: “Bugün mesleğimiz ve değerlerimiz hiç olmadığı kadar ağır bir saldırı altındadır .Dünyanın en büyük adalet sarayını yaptılar ama içine adaleti koyamadılar. Aynı fakültelerden mezun olduğumuz ve söylediklerinden dolayı ne yazık ki aynı sıralardan geçmiş olmaktan üzüntü duyduğumuz bazı yetkililerin emir ve talimatlarıyla dün, İstanbul Barosu avukatları, çalışma mekanları, evleri, yuvaları olan adliyede gözaltına alınmıştır. Hem de sürüklenerek. Yaka paça. Zorla.

'KORKMA HAKKINA SAHİP DEĞİLİZ'

Biz avukatlar korkma hakkına/şansına sahip değiliz. Bizim korkumuz insanların karanlığa gömülmesine neden olacaktır. Bu yüzdendir ki, özgürlük ve demokrasi için, var gücümüzle her tür saldırıya karşı dimdik durma görevimiz vardır. Bunun farkındayız. Bunu biliyoruz. Bunu tüm hücrelerimize kadar hissediyoruz. Onun için, hangi siyasi görüşten olursak olalım, bir meslektaşımıza yapılan saldırıyı hepimize yapılmış sayıyoruz. Ayağa kalkıyoruz. Bu hep böyleydi. Bundan sonra da böyle olacak. Kimsenin bundan şüphesi olmasın.

'DİKTATÖRLERİN AVUKATA DEĞİL ŞAKLABANA İHTİYACI OLDUĞUNU BİLDİK'

Biz avukatlar; “Hukuka, ahlaka, mesleğin onuruna ve kurallarına uygun davranacağımıza namusumuz ve vicdanımız üzerine ant içtik” Her zaman ve öncelikle insan haklarını ve hukuk devletini korumak istedik. Biz avukatlar, mesleğimizi sadece demokratik bir hukuk devletinde icra edebileceğimizi bildiğimiz için özgürlük ve demokrasiyi çok sevdik. Diktatörlerin avukatlara değil şaklabanlara ihtiyacı olduğunu bildik. Bu yüzden, hukuk devletine yapılan her saldırının avukatlara, avukatlara yapılan her saldırının hukuk devleti ve demokrasiye yapıldığını söyledik.Biz avukatlar adalet istiyoruz dedik. Biz avukatlar şiddet mağdurlarının yaralarını sardık.Şiddet gösteren her kimse cezalandırılsın, kanunsuz emirleri verenler bulunsun istedik. İşte Ankara Adliyesinden, Çağlayan adliyesinden ve pek çok Adliye’den yükselen ses budur.

'GADDARLARI MİLLETE ŞİKAYET EDİYORUZ'

İnsan haklarını,hukukun üstünlüğünü korumaya yemin etmiş olan avukatların sesi.Biz hep insan hakları dedik, hukukun üstünlüğü dedik, üstünlerin hukukuna karşı çıktık.Bunun karşılığında ne yaptılar? Adalet isteyen avukatları üstlerindeki cüppelere yerlerde sürüklediler, kelepçelediler, gözaltına aldılar.Onlara göre düşüncesini açıklayan, konuşan, eleştiren herkes terörist. Bilsinler ki biz boyun eğmeyeceğiz, bugüne kadar susmadık susmayacağız.Yine bilsinler ki üzerlerine coplu polisleri saldıkları ,ellerini kelepçeledikleri,cüppelerini yırttıkları avukatlar onlara da lazım olacak. Herkes bilsin ki biz gaddarları millete şikayet ediyoruz.Çünkü ayaklar altına aldıkları hukuk, milletin hukuku, yerde sürükledikleri avukat milletin avukatıdır.İşte buradan Başkent barosundan sesleniyoruz. Cüppelerimizi sırtımızdan çıkaramayacaksınız.

'ADLİYELERDE ADALET DEĞİL, TERÖR ÖRGÜTÜ ARAYAN İRADEYİ KINIYORUZ!'

Yargıçlar Sendikası Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, yaşananları “sivil sıkıyönetim hali” diye nitelendirdi ve kınarken, “Adliyelerde adalet değil terör örgütü arayan idareyi kınıyoru” dedi. Eminağaoğlu, şu açıklamayı yaptı:

“Taksim gezi parkıyla başlayan süreçte halkın demokratik tepkilerini bile hazmedemeyen siyasi iktidar, demokratik hukuk devletinin içini boşalttığı, ülkede hukuk bırakmadığı için, artık adliyelerde adalet değil, terör örgütü bile arar hale gelmiş, yeni bir adım olarak avukat meslektaşlarımızı dahi gözaltına aldırmaya varan uygulamalara yönelmiştir.

'SİVİL SIKIYÖNETİM HALİNİ KINIYORUZ'

Bu sivil sıkıyönetim halini şiddetle kınıyor, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısını ve Adalet Bakanı’nı, yargı üzerinde yaratılan siyasi baskıya derhal son vermeleri için göreve davet ediyor, yaratılan bu baskı ortamıyla halkımızın demokratik tepkilerini ortaya koymaktan alıkonulması da amaçlanmasına rağmen, halkımıza demokratik hukuk devleti ilke ve kuralları çerçevesinde, tepkilerini ortaya koymaktan geri durmamaları çağrımızı bir kez daha yineliyorum”

ÇAĞLAYAN ADLİYESİNDE AVUKATLARA BÖYLE MÜDÜHALE EDİLMİŞTİ

BALIKESİR BAROSU’NDAN DESTEK

Balıkesir Barosu'na kayıtlı avukatlar, bugün Adliye Sarayı'nın önünde toplanarak dün Çağlayan Adliyesi'nde meydana gelen olayları protesto etti. Avukatların İstanbul Taksim Gezi Parkı'ndaki olaylara ilişkin tepkileri ortaya koymak isterken özel güvenlik güçleri ve çevik kuvvet tarafından yerlerde sürüklendiğini, kelepçelendiğini, yaka paça otobüslere götürüldüğünü anımsatan Yaşar Meyvacı, şunları söyledi:

"Biz avukatlar haksızlığa uğrayanın, mağdurun yanında yer alan bir mesleğin mensuplarıyız. Bizim olmadığımız, sustuğumuz ve susturulduğumuz yerde adaletten söz edilemez. Hukukun ve hukukçuların sessiz kaldığı yerde şiddetin egemen olacağı asla unutulmamalıdır. Adliyeler bizim çalışma sahamızdır. Çalışma sahamızda sırtında cübbesi olan avukatların şiddet ve zor kullanılarak derdest edilmesi meslek onurumuzla oynamaktır. Sorumluluğumuzun bilincindeyiz. İnsanın olduğu her yerde, her durumda insan haklarına sahip çıkmak kararlılığımızdan asla vazgeçmeyeceğiz. Meslektaşlarımızın dün Çağlayan Adliyesi'nde gördükleri şiddeti ve aşağılamayı tüm gücümüzle kınıyor, meslektaşlarımızı asla yalnız bırakmama, onlara sahip çıkma kararlılığımızı duyuruyoruz."
Yaklaşık 200 avukatın katıldığı protesto eylemi alkışlarla sona erdi.