Avukatlardan "uzun tutukluluk" eylemi

"22 Temmuz" soruşturmasında iddianamenin henüz yazılmadığını ileri süren tutuklu polislerin avukatları, müvekkillerinin mağdur edildiklerini dile getirerek adliye önünde basın açıklaması yaptı.

RADİKAL - "22 Temmuz" soruşturması kapsamında tutuklanan, aralarında eski istihbarat şube müdürleri Ali Fuat Yılmazer ve Erol Demirhan'ın da bulunduğu 20 polisin avukatları, 'iddianamenin hazırlanmaması ve uzun tutukluluk süresine' dikkat çekmek amacıyla Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada, 22 Temmuz 2014'ten bu yana henüz iddianamenin yazılmaması nedeniyle tutuklanan polislerin mağdur edildikleri belirtilerek, müvekkillerinin derhal serbest bırakılması, iddianamenin yazılarak biran önce davanın açılması talep edildi.

"SAVCI, 'İDDİANAME YAZILMAYA BAŞLANDI' DEDİ"

Tutuklu polislerin avukatlarından Fatih Şahinler'in yaptığı açıklamada, "Beklentimizi ifade ettiğimiz Savcı Okan Özsoy'un iki gün önce bir avukat arkadaşımızın 'iddianameye ne zaman başlayacaksınız?' sorusuna, "yazılmaya başlandı' cevabı, iddianamenin sanki savcılık değil de başkaları tarafından hazırlandığına ilişkin şüpheler doğurmuştur" denildi.

"MÜVEKKİLLERİMİZ 8 AYDIR TUTUKLU"

Anayasa Mahkemesi'nin, "30 günde bir inceleme yapılmamasının savunma hakkının ihlali olduğu" kararını hatırlatan Avukat Fatih Şahinler, Tutuklu müvekkillerle ilgili ayda bir yapılması gereken tutukluluk incelemesinin, her ay 2-3 gün geciktirilerek yapıldığını dile getirdi. Avukat Şahinler, "22 Temmuzda başlayan ve bir kısım müvekkillerimizin tutuklu olduğu soruşturmada; tutuklama tarihinden itibaren yaklaşık 8 ay geçmesine rağmen, müvekkillerimiz yaklaşık 8 aydır tutuklu olmasına rağmen, iddianamenin hazırlanmaması, hem Anayasa Mahkemesi kararlarına hem de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarına aykırı bir tutum olup, tutuklamanın amacının kanunun öngördüğü tedbir mahiyetinden çıkıp, müvekkillerimizin bu yolla cezalandırıldığını göstermektedir" dedi.

"EVRENSEL İNSAN HAKLARI ADINA UTANÇ VERİCİ"

Bu durumu, Evrensel İnsan Hakları adına utanç verici bir olay olarak niteleyen Şahinler, "Bu operasyonlarla yargı sistemimizin; Her geçen gün Anayasa'dan, kanunlardan, usulden, teamüllerden hızla uzaklaşıldığını üzülerek görüyoruz. Ne acıdır ki; dün yeni Anayasa vaadinde bulunanların, bugün namusu ve şerefi üzerine bağlılık yemini ettiği Anayasa'yı tanımadığını millet meclisi kürsüsünden haykırır hale gelmiştir" diye konuştu. Şahinler son olarak, "Ancak unutulmamalıdır ki, ülkede hukuk yeniden işlemeye başladığı gün bu hukuksuzlukların sorumluları yargı önünde, bugün yargılama yaptıkları seçim takvimine göre değil, Türk Ceza Kanunu'na göre hesap vereceklerdir" ifadesinde bulundu.
DHA-Ümit TÜRK