Ayamama Deresi 14 yılda hiç değişmemiş!

İSTANBUL - Yıl 1995. Başbakan Tansu Çiller, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı da Recep Tayyip Erdoğan’dı. Yağmur yağdığı için Ayamama Deresi taşmış, Basın Ekspres Yolu su altında kalmış, yolda göller oluşmuştu. O dönem orada bulunan Sabah gazetesi su altında kalmıştı. O günlerde Ayamama’nın ıslahı konuşuluyordu.
Ve 14 yıl sonra dün. Basın Ekspres Yolu, Ayamama Deresi taştığı için kocaman azgın bir nehri andırıyor, araçlar sular içinde sürükleniyordu. Dere yolu üzerinde birçok yer sular altındaydı... İnsanlar çatılardan, balkonlardan kurtarılmaya çalışıyordu. Dere kenarındaki TIR garajı sel  altındaydı. Bir türlü ıslah edilemeyen Ayamama yine yapacağını yapmıştı. 14 yılda bir şey değişmemişti,  soru da aynıydı: “Bu dere ne zaman ıslah edilecek?”

‘Yapılaşma izni veriyorlar’
Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şube Başkanı Eyüp Muhçu derenin yaşattığı facianın sorumlusu olarak tüm meslek odalarının karşıt görüşlerini, mahkeme kararlarını görmezden gelerek, Ayamama Deresi etrafındaki yapılaşmaya izin veren İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni gösteriyor. Ayamama Deresi’nin ıslahı için yıllardır, mahkemelerde açtıkları davalarla,  hazırladıkları raporlarla mücadele eden Muhçu, Ayamama Deresi çevresinin ‘kentsel’ tarihini Radikal’e anlattı: 

‘Mahkemelik olduk’
UYARDIK AMA: 1990’lı yıllarda burada ‘belediyenin izniyle’ bir yapılaşma başladı. 1 / 5000 ölçekli bir imar planı hazırlayan belediyeye başta biz, birçok meslek odası mensubu da karşı çıkmıştı. Bu planın şehircilik ilkelerine uygun olmadığı, Ayamama Deresi’nin dere olma vasfının ortadan kalkacağı, çevredeki yeşillerin tahrip olacağı ve bu bölgeye otoyolların yapılması halinde sel de dahil birçok doğal felaketin ortaya çıkacağı gerekçeleriyle konuyu yargıya taşıdık ve dava açtık. Dava süresi boyunca onca uzman görüş bildirdi.
Uzmanlar, ıslah çalışmalarının doğru yönde yapılmadığını söylüyordu. Belediye bu görüşleri görmezden geldi. Belediye ve yatırımcı firmalar, İdare Mahkemesi’nden çıkan ‘yürütmeyi durdurma kararı’nın da üstesinden gelip kararın geçerliliğini kaldırmak için ellerinden geleni yaptı.
HER SEFERİNDE AYNI ŞEYİ SÖYLEDİLER: Bölgede yapılaşma devam ettikçe, Ayamama Deresi de taşmaya başladı. İBB ve İSKİ bu taşma sorunlarını engelleyeceklerini her selden sonra dile getirseler de, bugün gelinen nokta çalışmaların kesinlikle sonuç vermediğini gösteriyor. 1999 büyük Marmara depreminden sonra üniversitelerin de yardımıyla hazırlanan büyük afet yönetim raporları dikkate alınmadı. O raporlarda ıslah  ve yok edilmesi şart olan derelere yer verilmişti. Şimdi belediye umarım kalkıp da ‘sonuçlarını göremedik, önceden kestiremedik’ demez. Bu tablo, hükümetlerin rant çılgınlığının en somut sonucudur. Bu ülkede daha büyük yağışlar da oldu. Örneğin 1978’de ciddi bir yağış miktarı söz konusu... Ancak o dönemki otoyol azlığı, yeşil alanların çok olması sel felaketini engelledi.
Buradan anlayabiliriz ki, bir otoyol yağmurda dereye dönüşür, ama herhangi bir yeşil alan yağmuru içine alır. Uzun yıllardır süregelen Ayamama Deresi’nin etrafındaki sorunlar için belediyelerin ufak tefek önlemleri oldu. Ancak ciddi bir altyapı çalışması veya ıslah etmeye yönelik herhangi bir çalışma geçen senelerde görülmedi