@ismailsaymaz

Aydan Ezgi Şalcı: Gezi'de ve Kobani'de düşenlerin yoldaşı...

Aydan Ezgi Şalcı: Gezi'de ve Kobani'de düşenlerin yoldaşı...
Aydan Ezgi Şalcı: Gezi'de ve Kobani'de düşenlerin yoldaşı...
Uğursuzluk, Ezgi ve arkadaşlarının yakasını bırakmadı hiç... İlkin Adalı Kitabevi  "bölücülerin mekanı" olduğu gerekçesiyle döner bıçaklı bir saldırıya uğradı. Kitabevinin sahibi ve konukları dövüldü. Ardından, Ezgi'nin arkadaşları, Kobani'de can veren bir genci andıkları için gözaltına alındı. En sonunda... 
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - Telefonun ucundaki o zarif ses "Samsun HDP il örgütünden arıyorum. Sizinle bir panel düzenlemek istiyoruz. Kabul eder misiniz?" diye sorduğunda, hiç duraksamadan "Evet" dedim. Çünkü bu telefondan birkaç gün önce, Samsun 19 Mayıs Üniversitesi yönetimi, benim çağrılı olacağım bir etkinliğe izin vermemişti. Bunu haber alan HDP'liler "O halde biz çağıralım" demişlerdi. 

Panelin tarihi olarak Gezi Parkı eyleminde dövülerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz'ın doğum gününü, yani 18 Mart 2015'i belirledik. İlk önce, Makine Mühendisleri Odası'nda Ali İsmail Korkmaz'la ilgili bir söyleşi, ardından da Adalılar Kitabevi'nde imza günü olacaktı.

'Gökkuşağının karası'na kıydılar

Odaya adım attığım anda bana elini uzatan ilk kişi Aydan Ezgi Şalcı'ydı. Sımsıcak bir merhaba ile beni karşıladıktan sonra bir süre sohbet ettik. Daha 19'undaydı Ezgi. OMÜ'de İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde birinci sınıfı okuyordu. "Devrimci" bir gazeteci olmak istiyordu. Ezilenlerin Sosyalist Partisi üyesiydi. Dünyayı değiştirebileceklerine ve "insanın insana üstten bile bakmadığı" bir hayat kuracaklarına sonsuz bir inancı vardı. Bütün bunları mesafesiz bir içtenlikle ve insanı sarmalayan sahici bir gülümseme ile anlatıyordu.  

Panel için salona geçtiğimizde açış konuşmasını Ezgi yaptı. Konuşmanın sonunda "Gezi'de ve Kobani'de şehit düşenler" için bir dakika saygı duruşunda bulunmaya davet etti. Salondaki çoğu kişi gibi sol yumruğunu kaldırdı, başını öne eğdi. Ben o gün, Ezgi'nin de Kobani'ye gitmek üzere çıktığı yolculukta "düşeceğini" nereden bilebilirdim? Bilsem...

Koray'ın bordo-mavi yumruğu nereyi gösteriyor?

Panel boyunca en çok soru Ezgi'den gelmişti. Kobani'deki mücadelenin ve çözüm sürecinin geleceğini merak ediyordu. 19 yaşının bütün cesareti ve sevecenliği, Ezgi'nin yüzüne yansımıştı.

Panelden sonra Adalılar Kitabevi'ndeki imza gününe geçtik. Kitabını imzalattıktan sonra yanı başıma oturdu. Uzun uzun sohbet edip birlikte fotoğraf çektirdik. Sonradan fark ettim ki bu fotoğraflardan birini Twitter'da paylaşmıştı. Fotoğrafta, sanki objektife değil, bütün dünyaya gülümsüyordu. İmza günüden sonra beni havalimanına götürmek üzere bindiğimiz araçla Ezgi de vardı. Tekrar görüşebilmek umuduyla vedalaşıp ayrıldık. 

Hatice Ezgi Sadet: Devrim şarkısı çalan bir laterna

Ne var ki uğursuzluk, Ezgi ve arkadaşlarının yakasını bırakmadı hiç... İlkin Adalı Kitabevi, "bölücülerin mekanı" olduğu gerekçesiyle döner bıçaklı bir saldırıya uğradı. Kitabevinin sahibi ve konukları dövüldü. Ardından, Ezgi'nin arkadaşları, Kobani'de can veren bir genci andıkları için gözaltına alındı. En sonunda... 

Gezi'de gözünden vuruldu, Suruç'ta bacağından...

Dün akşam telefonumu açtığımda "Bu yanındaki kıza iyi bak abi seni bize getiren bu kız artık sonsuzluğa ulaştı. Samsun umudunu kaybetti" yazılı Twitter mesajını görünce yüreğimde tarifsiz bir sızı hissettim. Mesaj, OMÜ'de okumakta olan başörtülü genç bir kadın okurumdan geliyordu. Mesaja, Samsun'daki imza günümde çekilmiş bir fotoğraf eklenmişti. Fotoğrafta, Suruç'taki barbar saldırıda can veren Aydan Ezgi Şalcı yan başımda oturmaktaydı. 

Alper Sapan: Kurtların yediği güvercin

Bana bu Twitter mesajını gönderen genç kadın, Ezgi ile fotoğrafımızın çekildiği o an tanışmıştı. Ezgi bütün sıcaklığıyla elini uzatıp "Bundan sonra görüşelim" demesi üzerine iki genç kadın arkadaş olmuşlardı. Demek, çoktan dost olmuşlardı. Ne çare ki geriye, yalnızca bir fotoğraf kaldı.

Şimdi biz, Ezgi'nin de çağrısına uyarak, "Kobani'de şehit düşenlere saygı" için bir daha ayağa kalkıyoruz. İçimizden biri, 'Güneşe gömüldüler!" diye haykırırken; Ezgi ve Suruç'ta barbarlığa kurban giden 30 yoldaşı yüreklerimize basarak aramızdan ayrılıyor. Vardıkları yerde onları, "Gezi'de ve Kobani'de düşenler" karşılayacaktır, kim bilir belki... 

Alper Sapan'ın kız arkadaşı: 'Sevmiş olduğum adamın parçalarını görür müyüm...'