Aydınlardan Milli Eğitim'e soru:

Aydınlardan Milli Eğitim'e soru:
Aydınlardan Milli Eğitim'e soru:
Ermenileri hedef alan 'Sarı Gelin' belgeselinin okullarda gösteriminin durdurulması, tepkileri yatıştırmaya yetmedi. Aydınlar: Takipçisi olacağız


YONCA CİNGÖZ

İSTANBUL - ‘Sarı Gelin’ bir belgesel değildir. Belgesel sinema ahlakının kıyısına yanaşamayacak bir propaganda filmidir. Sadece tek yanlı ve saldırgan değil, kışkırtıcıdır, alenen ırkçıdır. Milli Eğitim’in amacı yeni Ogün Samastlar, Yasin Hayal’ler yetiştirmek olabilir mi? ‘Sarı Gelin’ ayıbını yaratanların teşhir edilmesi ve cezalandırılması ivedi talebimizdir.”
Ermenileri açıktan hedef alan ‘Sarı Gelin’ adlı ırkçı belgeselle ilgili bu sözler, Ermeni yurttaşlar, veliler, insan hakları aktivistleri ve tarihçilerin ortak tepkisi. ‘Sarı Gelin adlı belgeselin ilköğretim okullarına dağıtılmasının ortaya çıkmasından sonra 500’e yakın Ermeni yurttaş, gösterimlerin son bulması ve DVD’lerin toplatılması için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a açık mektup yayımlamıştı. Dün de Ermeni Vakıf Okulları temsilcileri, Barış Girişimi, Helsinki Yurttaşlar Derneği, Sosyal Demokrasi Vakfı, Tarih Vakfı ve Uluslararası Hrant Dink Vakfı; Taksim Hill Otel’de düzenledikleri basın toplantısında, olayın peşini bırakmayacaklarını açıkladı. Toplantıda, grup adına hazırlanan açıklamayı Tatyos Bebek okudu. ‘Çocuklarımızdan Katil Yaratan Karanlık’ başlıklı ortak metinde şöyle denildi:
“MEB ‘belgesel’ adı altında imal ettirilen, TV’de yayımlandığı yetmiyormuş gibi küçücük çocukların ruhunu ve ahlakını bozmak üzere okullarda gösterilen seviyesiz propaganda filmi ‘Sarı Gelin’in, sekiz ay önce toplatıldığını söylüyor. Bu açıklama hem eksik, hem yanlış. Okullara servis edilen DVD’ler halen gösteriliyor. An itibarıyla belgesel gösterimden kalkacak olsa dahi, bugüne kadar bu saldırgan ve ırkçı filmin yol açtığı tahribatı kim giderecek? Bakanlık bu konuda iç soruşturma başlatıp, DVD’lerin il ve ilçe müdürlüklerince okullarda gösterilmesini ve sonuç raporu talep etmesini kamuoyuna açıklayacak mı?”

‘Belgesel değil’
Belgeselin gösterimi ve rapor verilmesini isteyen yetkililerin kim olduğu, işledikleri suçtan ceza görüp görmeyecekleri sorulan açıklamada, ‘Sarı Gelin’ bir belgesel değildir. Belgesel sinema ahlakının kıyısına yanaşamayacak bir propaganda filmidir. Sadece tek yanlı ve saldırgan değil, kışkırtıcıdır, alenen ırkçıdır. Milli Eğitim’in amacı yeni Ogün Samastlar, Yasin Hayal’ler yetiştirmek olabilir mi? ‘Sarı Gelin’ ayıbını yaratanların teşhir edilmesi ve cezalandırılması ivedi talebimizdir” denildi.
Barış Girişimi adına konuşan gazeteci Aydın Engin, DVD’lerin toplanıp toplanmadıklarının takipçisi olacaklarını belirterek, “Bunlar teşhir edilip kamuoyunun, kameraların önünde imha edilmelidir. İmha edilmeyecek ve toplatılmayacaksa da bunun gerekçesini açıklamalarını talep ediyoruz” dedi. Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) İstanbul Milletvekili Ufuk Uras da bakan Hüseyin Çelik’in yazılı talimatla bu yanlışı gidermesini isteyerek, soru önergesi vereceğini açıkladı. Uras, “Irkçı milliyetçi saldırganlığın genç dimağları tahrip etmesine izin vermeyeceğiz” diye konuştu.

Film toplatılmamış
Esayan Ermeni Okulu kurucusu Nazar Binatlı, filmin kendi okullarına geçen temmuz ayında geldiğini, MEB’in iddiasının aksine ellerine toplatma yazısı ulaşmadığını söyledi. Binatlı şöyle dedi:
“Film okulumuza nokta atışı gibi geldi. Tarih öğretmenlerinden, bu konunun tarih derslerinde işlendiğini, tarih kitaplarının benzer konularla dolu olduğunu öğrendik.”
Katılımcılar arasında, DVD’ler kızına izlettirildiği için önceki gün suç duyurusunda bulunan veli Dr. Serdar Kaya, bazı Ermeni vatandaşlar ve veliler vardı. Kaya, suç duyurusu yapınca “Ermeni misiniz?” ve “Gidecek misiniz?” diye sorular yöneltildiğini, “Soros çocuğu” diye hakarete uğradığını belirterek, “Ben beyaz Türküm ve buralıyım. Artık mikro kafalar, onlardan saydıkları Türkleri bile tehdit eder hale geldi. Eşimden de tepki gördüm; çocuğumuz dışlanacak mı, müdür nasıl davranacak diye endişelendi. O da haklı” dedi.
Çocuğu Ermeni okulunda okuyan ev hanımı Marie Akbaş da sadece kendi çocuğu değil tüm çocuklar için endişe ettiğini, filmi izlettirmemek için müdürlerin inisiyatif kullanması gerektiğini söyledi. Akbaş, Ermeni, Rum, Türk diye insanlara önyargıyla yaklaşılmaması gerektiğini anımsattı.