Ayı 'Datvi' kendine bir veli buldu

Derede birlikte balık avlıyor, yorulunca ormanda uyuyor, beraber ağaca tırmanıyor ve buldukları bitkileri yiyorlar. Üç aylık öksüz ayı Datvi'yle, 'veli'si, fotoğraf sanatçısı-gezgin Cemal Gülas, böyle yaşıyor.

RİZE - Derede birlikte balık avlıyor, yorulunca ormanda uyuyor, beraber ağaca tırmanıyor ve buldukları bitkileri yiyorlar. Üç aylık öksüz ayı Datvi'yle, 'veli'si, fotoğraf sanatçısı-gezgin Cemal Gülas, böyle yaşıyor.
Yavru ayı, Rize'nin Çamlıhemşin ilçesi Boğaziçi Köyü'nde sarp bir tepede, kulübede yaşayan Gülas çağırınca koşa koşa geliyor. Sütünü içiyor. Sonra yeniden sık ormana girip gözden kayboluyor.
Kaçkar Dağları'nda köylülerin bulduğu boz ayı 'Datvi'nin ana kucağından nasıl ayrıldığı bilinmiyor. Tahminler, annesinin avcılarca vurulduğu yönünde.
Kısırlaştırılacaktı
Köylülerin İl Çevre ve Orman Müdürlüğü'ne teslim ettiği 'Datvi', tam Bursa'daki ayı rehabilitasyon merkezine götürülerek kısırlaştırılması düşünülürken, kendine göz kulak olacak bir 'veli' buldu: Cemal Gülas.
"Bir yavru ayı bulunduğunu, Bursa'da Karacabey'e gönderileceğini duydum. Ama oradaki yetişkin erkek ayılar, bir aylık yavruyu öldürebilrdi. Öncelikle hayatını kurtarmak istedim. İkinci olarak, ıslah alanında erkek ayılar hadım ediliyor, gen havuzundan kayboluyorlar. Oysa bu ayı bu bölgeye ait. Vali beye (Kasım Esen) durumu anlattık. O da tevazu gösterip ayıyı bu bölgeye bıraktı. Hemen arkamızda insanın giremediği 'cangıl' bir orman var. Biz de mümkün olduğu kadar hiçbir insanla yüzleştirmiyoruz. İnsanlar bu ayıların yaşam sahasına girmiş. Burada ayı mı suçlu bizler mi?"
Ayna ve ayı
Gülas'ı annesi gibi benimseyen, ormanda tin tin peşinden giden yavru ayı, kimi zaman komik tepkiler de veriyor:
"Evimi buraya taşırken bir de ayna gelmişti. Ayı, aynada kendini gördü ve korktu, kaçmaya başladı. Şimdi onu kendi görüntüsüne alıştırmaya çalışıyoruz."
Gülas'ın kulübesiyle orman arasında mekik dokuyan Datvi hızla büyüyor:
"İki ay oldu. Aldığımızda yaklaşık 35 santimdi. Şu an bir metreye yaklaşıyor. 35 santimlikken her an yanındaydık, ilgi istiyordu. Hatta ben gidip yanında uyuyordum. Artık kendisi ormanda kendine bir yatma yeri ayarlamış, orada uyuyor. Bizim burada çalışan bir arkadaşın montunu almış, onu kullanıyor uyurken. Ormandaki diğer ayılar başa çıkamayacaklar gibi görünüyor. Bu biraz açıkgöz olacak. Gürcü bir çocuk baktı bir-iki gün. 'Datvi' Gürcüce ayı demekmiş. Biz de 'Datvi' demeye başladık. Üzülmesin diye direkt ayı demedik!" (dha, Radikal)