Ayrımcılık ezberini bozan engelli

Ayrımcılık ezberini bozan engelli
Ayrımcılık ezberini bozan engelli
ÖSYM kılavuzundaki ayrımcı tutuma rağmen Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü'ne giren görme engelli Hacı Akbaş, bölüm 2'nciliğiyle mezun oldu.
Haber: UMAY AKTAŞ SALMAN - umay.aktas@radikal.com.tr / Arşivi

“Görme engelli adayların, engelleri yüzünden başarılı olamayacakları yükseköğretim programlarını tercih etmemeleri gerekir. Bu adayların, başarılı olabilmeleri için, büyük ölçüde dile dayanan veya işitme gerektiren sosyal, iktisadi ve beşeri bilimler alanlarındaki yükseköğretim programlarını tercih etmeleri beklenir.”

ÖSYM tercih kılavuzunda ‘Engelli adayların tercihlerini yaparken gözönünde tutacağı hususular’ başlığı altında yıllardır böyle yazıyor. Boğaziçi Üniversitesi Fizik mezunu görme engelli Hacı Akbaş’ın hikâyesi ise bu utandıran ayrımcılık ezberini bozuyor. Bu yıl Boğaziçi Üniversitesi Rektörlük Özel Ödülü’nü alan Akbaş, Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Teknolojileri Bölümü’nü kazandıktan sonra notunu yükselterek fizik bölümüne transfer oldu. Akbaş, bölüm ikincisi olarak mezun oldu, fizik yüksek lisansını kazandı. Doktorasını Amerika’da yapmayı planlıyor. Akbaş’ın başarısı, anlayabilene çok önemli bir mesaj: Engelli bireylerin neyi yapıp, neyi yapamayacağı önyargısı yerine eğitim ortamlarını ve materyallerini onlara göre düzenleyerek eğitim haklarını erişilebilir kılmak gerekiyor.

Hacı Akbaş 24 yaşında. Doğuştan görme engelli. İlköğretim ve ortaöğretimi Sultanbeyli’de görme sorunu olmayan akranlarıyla birlikte okudu . Meslek Lisesinin bilgisayar bölümünü bitirdikten sonra Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim teknolojileri Bölümü’nü kazandı. İngilizce hazırlığı geçtikten sonra bin buçuk yıl bu bölümde okuduktan sonra ortalamasını tututurup fizik bölümüne geçti. İki buçuk yıl da fizikte okuyarak geçtiğimiz günlerde bölüm ikincisi olarak mezun oldu. Akbaş, başarısıyla ÖSYS kılavuzuda belirtildiği gibi kendinden ‘bekleneni’ yapmadı. Milli Eğitim Bakanlığı ya da ÖSYM’nin kişinin ne yapıp ne yapacağını bilemeyeceğini vurgulayan Akbaş, şöyle konuşuyor:


'FEN İLE UĞRAŞMAK GÖRME ENGELLİ OLMAKTAN ZOR!'
“Üniversite sınavında muaf olma hakkım varken matematik, geometri sorularını yaptım. Bir şekil yapmak için görmeye gerek yok , hissetmek yeterli. Bir insan yeterince çalışırsa geometriyi de hayal edebiliyor. Küçüklükten beri sayısala ilgim vardı. Matematik ya fizik okumak istiyordum. Üniversite sınavında görme engelli öğrenciler şekilli sorulardan muaftır. Ama ben yaptım. Fiziğin düşünmeye, matematisel formüllere dayanan konuları var. İnsan gözünü kapatınca rahatlıkla düşünebileceği şeyler .Bazı laboratuvar ve deney dersleri yerine matematk ağırlıklı fizik dersleri aldım. Fizik sadece deney ve görsel değil, teori. Şuan ben teori çalışıyorum. Şekilsel, boyutsal, geometrik olarak da düşünmeyi öğrenmek gerekiyor bu alanlarda okumak istiorsunuz. Ben de bunu yaptım ve başardım. Görme engelliler sadece bunları seçsin. Bizi uğraştırmasınlar gibi bir yönelendirme doğru değil. Engellileri sürekli yardıma muhtaç gibi düşünüyorlar. İhtiyacım yokken bile koluma girip karşıya geçirmeye çalışanlar oluyor. Bu zihniyetiaşmak için bir çözüm de bulamadık. Yüksek lisnastan sonra da ABD’de Chicago’da doktora düşünüyorum. Araştırmalar, yayınlar yapmak, öğrenci yetiştirmek istiyorum. Ancak işimiz zor, görme engelliği geçtim, Türkiye ’de fen bilimleri deyince o da ne, pastacılık daha önemli diyorlar. “


'BOĞAZİÇİ İYİ BİR ÖRNEK'
Hacı’nın eğitime sorunsuz erişişebilmesinde üniversitesinin engelli komisyonunun onunla konuşarak hayata geçirdiği düzenlemeler pek çok üniversiteye örnek olacak nitelikte ve zihniyette. Boğaziçi’nde 21 engelli öğrenci okuyor. Üniveritenin engelliler komusyonu başkanı Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç, Dr. Hande Sart, “Hacıhem üniversitemiz hem de Türkiye için iyi bir örnek oluşturdu. Görme engelli bir öğrenci fizikte okuyabilir” diye konuştu.


'YARDIM ETMİYORUZ, HAKKINI KULLANIYOR'
Sart, ÖSYS Kılavuz’daki ifadelerin ayrımcılık olduğunu , çıkartılması geritiğini, arak sadece üniversite ile irtibat kurulması notunun yazılmasının yeterli olduğunu vurgulayarak şöyle konuşuyor: “Engelilik bir spektrum. Her görme engelli Hacı gibi olacak diye bir şey yok. Öğrencilere engelli olarak değil, birey olarak yaklaşmak lazım. Boğaziçi Üniversitesi’nde biz öğrencilere yardım etmiyoruz eğitim hizmeti veriyoruz. Eğitim hakkı bu. ‘Yardım edelim, yazık’tan hak temelli düşünmeye geçildiğinde ilk adım atılıyor. Muafiyete karşıyım. Görme engelli şunda, bedensel engelli şunda okur diye bir şey yok. Bireyin istediği bölümde okuma hakkı var. O okuma hakkına kavuşabilmesi için ortamın hazırlanması lazım. Psikolojide de istatistik var. Sosyal bilimlere de baktığınızda da her alanda engelleyebilecek bir şey çıkar. Biz hep nasıl düzenleyebiliriz diye bakıyoruz. Hacı ile çalışırken birebir çalıştık. Hangi alanlarda çalışacağını, nasıl bir asistana ihtiyacı olacağını hep birlikte karar verdik. ‘Ben olmadan benim hakkımda asla karar alma’ kuralı vardır Boğaziçi’nde. “



ÜNİVERSİTELERDE ENGELLİ ÖĞRENCİ ORANI BİNDE 3 
Üç yıldır da YÖK’teki Engelli Öğrenci Komusyonu’nda da olan Sart, 2005’ten bu yana pek çok şeyin değiştini ama sorgulanacak çok şeyin olduğunu anlatıyor: “Üniversitelere toplantılara gidiyoruz. Engelsiz üniversite çalıştayları yapıyoruz. Yedincisini yaptık, değişimler gözle görülür hale geldi. Ancak hala ‘Engellileri bir üniversitede toplayalım’diyenler var. Her üniversitede engelliler birimi var. Yönetmeliği revize ettik. Artık engelliler birimi rektör yardımcıının sorumluluğunda olacak, bu birimlerde alanın uzmanı olacak. Bunlar iyi gelişmeler. Üniversiteler neler yaptıklarını raporluyor ama engelli öğrenciler de verilen hizmetten memnun mu? Onlar da rapor hazırlamalı diyoruz. Türkiye’de açıköğretimde dahil üniversitelerdeki engelli öğrenci nüfusu binde üç. Bu oldukça düşük. Niye giremiyorlar, giren öğrencinin yüzde kaçı mezun oluyor, mezun olanları kaçı alınnda açalışabiliyor bütün bu sayılara ihtayıcıız var. Bunları sorgulamak lazım.”



ÖSYM 'TERCİH ETMEYİN' DİYOR AMA
Kılavuzda bedensel engellilerden de engellerini dikkate almaları istenirken,”Örneğin ellerini kullanamayan adayların, ellerin kullanılmasını gerektiren bölümler tercih etmeleri öğrenimleri sırasında aşılması imkânsız güçlüklerle karşılaşmalarını neden olabilir” deniyor. İmkânsızı ÖSYM belirlese de, 8 yıl önce denizde geçirdiği kaza sonucu hayatına tekerlekli sandalye ile devam eden 21 yaşındaki Dünya Engelliler Güzeli Nergis Demiraslan bileklerine taktığı özel bir cihazla resim yapıyor. Sığ suda geçirdiği kazanın arıdndan boynu kırılan ve omurilikteki sinirleri zedelenen Demiraslan, parmaklar kullanılmadan da resim yapılabildiğini gösteriyor:

“Resim yapmaya Ankara GATA’da başladım. İlk başladığım zamanlarda çok iyi yapamıyordum. Çünkü kazadan sonra parmaklarımı kullanamadım ve bunun için özel bir cihaz yapıldı. Onunla resim yapmaya başladım, ama bir şeyi yılmadan yapınca olduğunu görüyorsunuz."